Bizimle İletişime Geç

Kent-Ekoloji

Atatürk Orman Çiftliği’nin 50 hektarlık alanı, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne devredildi

Atatürk Orman Çiftliği hatıra ormanının 50 hektar büyüklüğündeki kısmı, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde devredildi

’da Atatürk Orman Çiftliği arazisinde hatıra ormanı haline getirilmiş yaklaşık büyüklüğünde alan, ’ne devredildi.

Karara tepki gösterek Şehir Plancıları Odası, konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

‘AOÇ arazisinin tabiri caizse kat karşılığı müteahhide verilmesine karar kılınmıştır’

iktidarı döneminde yerel ve merkezi idarelerin işbirliği ile AOÇ alanlarında kaçak bir Cumhurbaşkanlığı Sarayı, kamu kaynaklarının heba edildiği bir oyuncak yığını olarak Ankapark, halka nasıl hizmet ettiği belli olmayan ve AOÇ arazilerini parçalayan bir Ankara Bulvarı inşa edilmiştir” denilen açıklamada “Askeriye tasarrufunda olan, ormanlaştırılmış, 1. derece doğal sit statüsüne haiz bir AOÇ arazisinin tabiri caizse kat karşılığı müteahhide verilmesine karar kılınmıştır”

TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

Bir Bakanlar Kurulu kararı daha

15.08.2017 tarihinde yayımlanan 2017/10781 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bugün Zırhlı Birlikler Eğitim ve Tümen Komutanlığı tasarrufunda bulunan ağaçlandırılarak hatıra ormanı haline getirilmiş olan yaklaşık 50 hektar büyüklüğünde bir AOÇ arazisi Ankara Büyükşehir Belediyesine devredilmiştir.

İlgili:  'Sol siyaset, FETÖ ilişkileri' kitabı yazan Gökçek, 15 Temmuz davasına müdahillik talebinde bulunmamış!

Söz konusu kararda “…mülkiyeti hazineye ait olan ve ekli listede nitelikleri belirtilen taşınmazların Ankara Büyükşehir Belediyesi ile gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığında hasılat paylaşımı esasına göre inşaat sözleşmesi yapılmak suretiyle değerlendirilmesi…” ifadesiyle alanın inşa faaliyetlerine konu edilmesinin önü açılmıştır.

Ankara Büyükşehir Belediyesinin AOÇ arazilerini nasıl değerlendirdiği hepimizin malumudur. AKP iktidarı döneminde yerel ve merkezi idarelerin işbirliği ile AOÇ alanlarında kaçak bir Cumhurbaşkanlığı Sarayı, kamu kaynaklarının heba edildiği bir oyuncak yığını olarak Ankapark, halka nasıl hizmet ettiği belli olmayan ve AOÇ arazilerini parçalayan bir Ankara Bulvarı inşa edilmiştir. Unutulmamalıdır ki kaybettiklerimiz, beton yığını haline gelen Ankara içinde önemli bir açık yeşil alan, nitelikli tarım arazileri, üretim tesisleri ve onlarla birlikte büyümüş toplumcu bir cumhuriyet ütopyasıdır. Yerine gelen ise kaçak, hukuksuz inşa edilen, toplumu dışlayan, tek adama ve şürekasına ve onları yaratan, dolayısıyla beslemek zorunda oldukları sermayeye yer veren bir distopyadır. AKP’nin Cumhuriyetle bitmek tükenmek bilmeyen hesaplaşmasının ürünü olan bu distopya inşası ise her geçen gün gözlerimize inanamadığımız biçimlere bürünerek karşımıza çıkmaktadır.

İlgili:  Cinayet: Ankara'da 350 ton asbest bulunduran bina önlem alınmadan yıkıldı!

‘AOÇ arazisinin yapılaşmaya açılması kararıdır’

Altında Cumhurbaşkanının, Başbakanın, Başbakan Yardımcılarının ve tüm Bakanlar Kurulunun imzası bulunan karar, 1.derece doğal sit alanı olan bir AOÇ arazisinin yapılaşmaya açılması kararıdır. Yani AKP hükümeti bilimsel muhafaza açısından ulusal ve evrensel değeri olan, doğal ve kültürel özelliklere ve güzelliklere sahip olması ve ender bulunması nedeniyle kamu yararı açısından mutlaka korunması gerekli olan, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak alanlardan birini inşai faaliyete konu eden bir kararı hep birlikte pervasızca almışlardır. Bu kararı alırken de birçok örnekte olduğu gibi ne bilim, ne etik, ne de hukuk akıllarına gelmiştir.

Diğer taraftan söz konusu karar, Darbe Girişimi sonrasında kamuoyunu nezdinde tartışmaya açılan; “Askeri alanlara ne olacak?” sorusuna cevap niteliği taşımaktadır. Askeriye tasarrufunda olan, ormanlaştırılmış, 1. derece doğal sit statüsüne haiz bir AOÇ arazisinin tabiri caizse kat karşılığı müteahhide verilmesine karar kılınmıştır.

TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi olarak kurucu değerlerimize, onun mekansal yansımalarına, kentimizde kalan son nefes alınabilecek alanlara ve topyekun kentlerimize dönük gerçekleştirilen saldırılara karşı toplumsal mücadelenin yükseltilmesinin elzem olduğunun bilinciyle bütün yurttaşlarımızı bu mücadelede omuz omuza olmaya davet ediyoruz.

Yayındayız

Sınıfsal Bakış

Sizin için Önerilenler

Yazarlar

Kent-Ekoloji