Bizimle İletişime Geç

Yolculuk Blog

Bir yol denemesi – Özgür Irmak

Yola “düş”. Düşlerde yol var. Yollar ufka doğru düşler gibi. Ufuk denen ise bir sonsuzluk yol aldıkça yeni ufuklara yelken açan. Yolcu bu yanıyla düşlerinin peşinde koşandır. Umuda yelken açandır. Yürüdüğü yolun taşlarını elleriyle dizendir. Yolda olma halidir yolculuğu yaşatan. Yola anlam katan ısrardadır gücü. Yan yana yürüyen omuzların büyüttüğü ışıktadır. Alelade bir yol değil yürünen. Birlikte örülen ve güneşe doğru yürünen bir yol. Bilimin ışığında, aşkla yürünen bir yol. Bazen dağ eteklerini tırmanır, bazen bozkıra karışır ovada. Irmakları dolanır bazen, bazen denizlere karışır.

Zorlu etaplarda geride kalanın elinden tutmak gibi fazla yük alanın da belinden tutmak gerekir. Yolda yaşananlar yol hikayelerinde birikir. Yola düşen öğrenir, yolda kalan değil. Yolda düşen de öğretir. Her yolun bir karakteri vardır. Bir ruhu, bir kişiliği… Yolda olmak bu nedenle tanımaktır yolun geçtiği yerleri. Yol hikayelerinden dinlemek çağlardan çağlara süren bu serüveni. Yolda olmanın duygusu benzemez sıcacık yatağında olmanın duygusuna. Yolda olmak sürekli uyanık ve diri kılar insanı. Yol sürprizlerle dolu bir gece gibidir. Duruma uygun araçlar yaratma kabiliyeti verir yolcuya. Yola cevap verdikçe sürer yolculuk. Ya yolda yorulanların enkazlarını geride bırakarak sürer yolculuk ya da enkaza dönüşerek son bulur.

İlgili:  İstanbul'da bugün bazı yollar kapalı

Geride kalan yol, gidilecek olanın arpa boyudur hep. Yol hep bir başlangıçtır. Her an yeniden başlamaktır. Sürekli sınamaktır bildiklerini, gördüklerini. Sınanmaktır her saniye. Zaaflarını görmek onlarla yüzleşmektir. Yolun haritasının yüzündeki çizgilere gün gün yansımasıdır. Havaya, suya, toprağa, güneşe karışmaktır.

Evreni anlamaktır. Yıldızlara bakmak gecede, ışığından güç almak yolunu tayin etmek. Evreni yorumlamak. Gökyüzüyle dansa tutuşup ilk çağ filozoflarıyla sirtaki yapmak belki. Doğayı tanımaktır, dinozorlardan börtü böceğe, balinadan mikroorganizmaya, kaktüsten çiçeğe, zeytin ağacına kadar.

İnsanı tanımaktır. Yol aldıkça kendinde derinleşmedir yolculuk. İnsanlığı keşfe çıkmaktır. Duyguda inceltir yol yolcuyu. Her yolculuk bir yanıyla eleştiri-özeleştiridir. İçsel muhasebedir. Kendi içinde dolaysız bir aynadır kendinle konuşan. Kaldıracıdır yolculuklar insanın. İçinden çıkılmaz sanılanın ilacıdır. Yaraya merhemdir. Umuda özsudur. Sevginin yüreklere dolmasıdır. Varılacak olanın bugünden doğmasıdır insanın içine. Gözü ve yüreği yolda olanlar için bir tırmanıştır, aynı zamanda derine inen bir kazıdır. Cibran’ın deyimiyle “Dağın zirvesine ulaştığınızda başlar asıl tırmanış…” Tırmanmanın , derine inmenin sonu yoktur. Yolun, ufkun, özgürlüğün, sevginin ve insanın da sonu yoktur. Yolda olmak bir sonsuza ulaşma isteğidir. Bir maratondur ölümsüze doğru. Bayrak değişimidir güzele ve iyiliğe. Güzellikler diyarının kapılarını zorlamaktır. Yolda olmak sürekli bir arayış halidir iyiye ve güzele dair. Dünyayı kurtaracak güzelliğin yürüyüşüdür bu. Umudun yolculuğudur omuz omuza. Gülen yüzlü çocukların diyarını aramaktır. Gülmek gibidir yolda olmak. Tek başına değil hep birliktedir. Adımları ve ayakları çoğalttıkça anlamı büyüyen bir seldir bentler yıkan, çağlar deviren… Güzelliğin diyarında çağlayana dönüşen. Kısacası yolda olmak yola karışmaktır. Onunla tek ve bir olmaktır.

İlgili:  Gezi parantezi mi, sınıf savaşımı mı? - Özgür Irmak

Yolu zapt eden karanlık güçlere karşı başı dik olmaktır. Yolda olmak “ya bir yol bulacağız, ya bir yol açacağız” kararlılığıdır. Yolda olmak, yolların kardeşliğini bilmek, patikaları yollarla ve yolları meydanlarla birleştirme aşkıdır. Yolcuların, farklılığını engel değil bir zenginlik görmektir. Terimizin birbirine karıştığını görerek yürümektir el ele. Diller, dinler, ırklar değil alın teridir bizi kardeş kılan diyerek yürümektir. Karanlığın mimarı yarasalara karşı bu zorlu yolda yürürken kanayan yanlarımıza merhem olmaktır kardeşlik. Birbirinden öğrenme güzelliğidir. El ele verip büyümek, devleşmektir yarasalar karşısında. Tel örgülerin, demir parmaklıkların, postalların, pusuların yolları kestiği koşullarda yolda olmak insan olmanın gereğidir.

Yolda olmak bir çağrıdır. Umudu, sevginin, özgürlüğün ve eşitliğin bir çağrısı. Dünyayı kurtaracak güzelliğe bir çağrıdır, gözü yolda olana bir çağrıdır. Nasırlı ellere, alnı güneşte pişenlere, hayatın tomurcuğu yüreğinde açanlara bir çağrıdır.

Aşılacak bir gece var şafağa ermek için hep birlikte. Engebeli, sarp yamaçlardan geçecek yollar. Toprağı alınteriyle yoğuran tüm eller katacak bağnaz karanlığı önüne ve o nihai ışığın alevinde yok olacak bütün kötülükler.

İlgili:  Üniversiteye Özel Çevik Kuvvet

Ve unutma ki, büyük aşklar yolculuklarla başlar.

Ve unutma ki, biz bitti demedikçe bu yolculuk bitmeyecek.

Yayındayız

Sınıfsal Bakış

Sizin için Önerilenler

Yazarlar

Yolculuk Blog