Bizimle İletişime Geç

Politika

Çavuşoğlu: Rusya, YPG konusunda Türkiye’yi ABD’den daha iyi anlıyor

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rusya’nın YPG konusunda Türkiye’yi ABD’den daha iyi anladığını söyledi. Çavuşoğlu ayrıca, Türkiye’nin Almanya’ya Adil Öksüz konusunda verdiği notaya ilişkin de açıklama yaptı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Rusya Türkiye’nin YPG konusundaki duruşunu ABD’den daha iyi anlıyor” dedi.

Çavuşoğlu, İdlip’te kurulacak çatışmasızlık bölgesini görüşmek için Rusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov’un Ankara’yı ziyaret edeceğini açıkladı. Ankara dün de İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri’yi ağırlamıştı.

‘Irak’ta iç savaş çıkabilir’

TRT Haber’e konuşan Çavuşoğlu, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin 25 Eylül’de düzenlemeyi planladığı bağımsızlık referandumunu da eleştirdi. Dışişleri Bakanı, bu oylamanın Irak’taki durumu kötüleştireceği, iç savaşa bile yol açabileceği görüşünü aktardı.

Adil Öksüz’ün Almanya’da olduğu iddiası

15 Temmuz darbe girişiminin kilit isimlerinden olduğu belirtilen Adil Öksüz’ün Almanya’da olduğuna dair haberler çıktığını belirten Çavuşoğlu, “Biz de Dışişleri Bakanlığı olarak Almanya’ya resmi olarak bir nota verdik ve bu kişinin varsa Almanya’da tespit edilmesi ve bir an evvel tutuklanarak Türkiye’ye iade edilmesini istedik” dedi.

Çavuşoğlu şöyle konuştu:

“Adil Öksüz’ün Almanya’da olduğuna dair, hatta nerede yaşadığına dair bazı haberler çıkmaya başladı. Biz de Dışişleri Bakanlığı olarak Almanya’ya resmi olarak bir nota verdik ve bu kişinin varsa Almanya’da tespit edilmesi ve bir an evvel tutuklanarak Türkiye’ye iade edilmesini istedik. Bunu da resmi yolla yaptık. Berlin Büyükelçiliğimiz, Alman Dışişleri Bakanlığı’na bu notamızı ilettiler. Çünkü değişik kaynaklardan bu haber defalarca çıkınca, ne olduğunu resmi kaynaklardan bizim de öğrenmemiz gerekiyordu bu sebepten notayı verdik.”

İlgili:  Ortadoğu'yu kan gölüne çeviren ABD: Terörün en büyük destekçisi İran

‘Almanya’ya ‘biz size ne yaptık’ diye sorduk’

Almanya’yla yaşanan gerilime ilişkin bir soru üzerine Çavuşoğlu, “Yani bizim size ne yanlışımız oldu, ne yaptık diye. Hatta tarihten bu yana Almanya’ya karşı bir hata, bir yanlışımız oldu mu veya düşmanca politikamız oldu mu?” ifadelerini kullandı:

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu şunları söyledi:

“Almanya’yla yaşadığımız süreçte biz bazen özeleştiri yapmak anlamında bakıyoruz. Yani bizim hatamız nerede, eksiğimiz nerede, nereden kaynaklanıyor diye. Ha bunu Almanlara da soruyoruz. Yani bizim size ne yanlışımız oldu, ne yaptık diye. Hatta tarihten bu yana Almanya’ya karşı bir hata, bir yanlışımız oldu mu veya düşmanca politikamız oldu mu? Almanların söylediği net bir şey var, yani verdiği bir kelimelik bir cevap: Hayır.

‘Gabriel bana, ‘Bizim de eksiklerimiz oldu’ dedi’

Hatta, Malta Avrupa Birliği dönem başkanlığında GİMLİK dediğimiz “Gayri resmi Dışişleri Bakanları Toplantısı” gerçekleşti, beni de davet ettiler. Daha sonra Sigmar Gabriel ile baş başa bir görüşme yaptık. Kendisi bana, yani bizim de bazı eksiklerimiz oldu, yanlışlıklarımız oldu referandum döneminde falan, “Ne yapabiliriz” dedi, “Hangi adımları atarız”. Ben de tek taraflı adımlar sağlıklı olmaz, gel birlikte adım atalım dedim. Yani siz bir adım atarsanız biz iki adım atarız. Karşılıklı adım atarsak daha sağlıklı bir şekilde ilişkileri tekrar rayına koyabiliriz. Eski günlere dönebiliriz dedik. Fakat ondan sonraki süreçte de maalesef Almanya’dan böyle bir yaklaşımı göremedik.”

İlgili:  Rusya’dan NATO üyesi olmayan ülkelere 'terörle mücadele paktı' önerisi

‘Türkiye’de bağımsız bir yargı var’

Almanya’nın Türkiye’deki tutuklu gazetecileri ve başka vatandaşlardan bahsettiği belirten Çavuşoğlu, “E Almanya’da da tutuklu bizim vatandaşlarımız var” dedi. Türkiye’de bağımsız bir yargı olduğunu öne süren Çavuşoğlu sözlerinin devamında “Biz ancak sürecin biraz daha hızlanması konusunda ricada bulunabiliriz” şeklinde konuştu.

Çavuşoğlu’nun konuşması şöyle:

“Onların iddia ettiği, işte Türkiye’de tutuklu bazı gazeteciler veya başka vatandaşlardan bahsediyor. E Almanya’da da tutuklu bizim vatandaşlarımız var. Bunun sebebine bakmak lazım. Yargı süreci nasıl işliyor, nasıl tutuklandılar. Kendilerinin de bildiği bazı gerçekler var, bunları da söylüyoruz. E Türkiye’de de bağımsız bir yargı var. Bu da işliyor. Biz ancak sürecin biraz daha hızlanması konusunda ricada bulunabiliriz. Yani soruşturma sürecinin. Emniyet’te, yine yargıda, başsavcılıkta. Müdahale anlamında değil de ancak biraz daha hızlandırabilir misiniz diye rica edebiliriz. Ancak şöyle karar verin, böyle karar verin diye bizim müdahale etmemiz söz konusu değil. Doğru da değil. Yargının tarafsızlığı, bağımsızlığı bakımından doğru değil. Güçler ayrılığı ilkesi bakımından da doğru değil. Neticede Almanya’daki bize olan yaklaşım, sadece bu şahısların Türkiye’de tutuklanmasıyla ilgili değil.”

‘Seçime giderken başka bir ülkeyi malzeme yapmıyoruz’

Sözlerinin devamında “Yani Almanya’da genel anlamda Türkiye’ye karşı bir kampanya var. Bunun içinde Türkiye karşıtlığı var, ırkçılık var, İslamofobi var yani İslam düşmanlığı. Aynı şekilde göçmen karşıtlığı var vs. vs.” diyen Çavuşoğlu, AKPnin seçime giderken başka bir ülkeyi malzeme yapmadığını öne sürerek şunları söyledi:

İlgili:  Rıza Sarraf'ın davası ağustos ayına ertelendi

“Ama kaç yıldır devam eden kampanyalar da var, medyanın da pompaladığı, siyasetçilerin de pompaladığı. Şimdi biz niye Türkiye’de bir seçime giderken başka bir ülkeyi malzeme yapmıyoruz? Neden örneğin, İsrail’le ilişkilerimizin en kötü olduğu yıllarda, Mavi Marmara olayından sonra, seçim kampanyalarımızı biz veya diğer partiler İsrail üzerine kurmuyoruz? Çünkü bizde Yahudi düşmanlığı yok, yani anti-semitizm yok. İsrail’in hataları olduğu zaman İsrail’i eleştiriyoruz. Bize karşı bir yanlış yaptığı zaman ki uluslararası hukuku da o dönemde çiğnemiştir, insan haklarını da ihlal etmiştir ve tepkimizi de ortaya koyduk. Ama seçim zamanında veya Avusturya veya başka bir ülke veya başka bir millet ama Almanya ve diğer ülkeler seçim olduğu zaman neden Türkiye karşıtlığı iç siyasette malzeme olarak kullanılıyor? Demek ki ırkçılık var. İslam düşmanlığı artıyor. Kendi ülkelerinde ırkçılık tavan yapıyor, ırkçı partiler güç kazanıyor ve burada bir pasta var, o pastadan herkes pay alabilmek için bu yollara tevessül ediyor.”

Yayındayız

Sınıfsal Bakış

Sizin için Önerilenler

Yazarlar

Politika