Bizimle İletişime Geç

Politika

Erdoğan: ABD’nin, bizi kendini bilmez büyükelçiye feda etmesi kabul edilemez

AKP Genel Başkanı Erdoğan, “’nin, stratejik ortağını kendini bilmez büyükelçiye (’nin Ankara Büyükelçisi ) feda etmesi kabul edilemez” dedi.

81 ilin valisine hitap edn Erdoğan şunları söyledi, “Çok açık, net konuşuyorum, bu olayı ortaya çıkaran buradaki bir büyükelçidir. Amerika’nın, Türkiye gibi bir stratejik ortağını, bir kendini bilmez büyükelçiye feda etmesi kabul edilemez. Buna bizim ‘evet’ dememiz mümkün değil. ‘Onların aldığı karar neyse kelimesi kelimesine aynını onlara iade edeceksiniz’ dedim.” ifadelerini kullandı.

İşte Erdoğan’ın konuşmasının satırbaşları:

Türkiye, içeriden ve dışarıdan kuşatılmaya çalışılıyor. Ülkemiz, tıpkı pençeleri sökülmüş bir aslan gibi ehlileştirilmek, boyunduruk altına alınmak isteniyor. Eski o pısırık Türkiye’ye alışmış olanlar, iddialı, vizyoner ve güçlü bir ülkeyi, güçlü bir Türkiye’yi hazmedemiyorlar.

ABD ile krizi

Çok açık, net konuşuyorum, bu olayı ortaya çıkaran buradaki bir büyükelçidir. Amerika’nın, Türkiye gibi bir stratejik ortağını, bir kendini bilmez büyükelçiye feda etmesi kabul edilemez. Buna bizim ‘evet’ dememiz mümkün değil.”

‘Türkiye’nin inşasını durdurmak kirli bir plan uyguluyorlar’

Türkiye’nin mazlum ve mağdurlar için umut olması, haksızlıklar, hukuksuzlar karşısında sesini yükseltmesi belli çevrelerin tabii ki konforunu bozuyor. Türkiye kendine geldikçe, gücünün farkına vardıkça, baskılara eyvallah etmedikçe emin olun ki birileri ne yapacaklarını şaşırıyor. Çünkü güçlü Türkiye demek mazlumlara sahip çıkan Türkiye demektir. Bağımsız Türkiye demek, kendine biçilen rolü sorgusuz, sualsiz kabul etmeyen ülke demektir. Hepsinden önemlisi böyle bir Türkiye, diğer ülkelere emsal olan, onlara umut olan ülke demektir.

İlgili:  Haziran'dan '10 Ekim' açıklaması: Korkunun barikatını zihinlerde yıkacağız

Büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını durdurmak için çok yönlü, çok aktörlü kirli bir plan uyguluyorlar. Bu planın içinde ekonomik tetikçilik var, bu planın içinde millet iradesini tank ve topla esir alma var, bu planın içinde mezhep ve etnik temelli kışkırtmalar var. Bu planın içinde terör örgütlerine sahip çıkma, teröristleri baş tacı yapma var. Bu kanlı oyunun içinde figüran olarak, FETÖ, PKK, DEAŞ, DHKP-C gibi eli kanlı çeteler devar.

‘AB’ye dürüst deği’

Sözü verirler ondan sonra sözün de arkasında durmazlar. Çünkü, bunlar dürüst değildir. Bunların hayatları yalandır. Hiçbir zaman bunlardan biz dürüstlük görmedik. Öyle veya böyle, biz inandığımız yolda kararlı bir şekilde yürüyeceğiz. Çünkü, bu milletin şahsı manevisinde bu vardır. Türkiye’nin bağımsızlığına leke sürdürmeme kararlığı birilerini ciddi olarak rahatsız
ediyor.

‘Biz size muhtaç değiliz’

Biz bir kabile devleti değiliz. Biz Türkiye Cumhuriyeti devletiyiz bunu kabul edeceksiniz. Bunu kabul etmediğiniz takdirde kusura bakmayın, biz size muhtaç değiliz. Biz sizden paramızla silah istediğimiz zaman ‘kongre’ diyorsun ama terör örgütüne üç beş kuruş para dahi almadan gelip silahı ücretsiz olarak veriyorsun. Niye? ‘Türkiye’yi güneyden kuşatalım’ diye. Geri planını söylemiyorum, bunun arka planı da var, ayrı bir konu.

İlgili:  Kılıçdaroğlu'ndan 'ilginç' taktik: Mitingle olmaz, ev ev dolaşacağız

Türkiye asırlık bir hesaplaşmayla karşı karşıyadır. Gezi olaylarında duvarlara ne yazdılar hatırlayın. ‘Zulüm 1453’te başladı’ diye yazılması, İstanbul’un Anadolu Yakasında Kadıköy’de asla tesadüf değildir. 1453’ü zulüm olarak görenler, olsa olsa ancak Bizans’ın çocukları olur. Bu milletin evladı olmaz.

Güney sınırımız boyunca oluşturulmaya çalışılan terör koridorunun amacının DEAŞ’la mücadele olduğunu kim iddia edebilir? Var mı böyle bir şey? Yalan. Terör koridoru, sadece Türkiye’yi kuşatmaya yöneliktir. Kimse bizi aldatmasın.

Suriye’yi dünyanın en büyük silah pazarına çevirenler, eli kanlı katilleri en modern silahlarla donatanlar, tüm bunları herhalde demokrasi aşkına yapmıyorlar. Bunların demokrasi ile alakası yok, kesinlikle yok.

‘Zor günler aynı zamanda, eleme, elenme ve ayrışma günleridir’

Şayet biri, ülkemizin son bir kaç yıldır yaşadığı açık ve örtülü operasyonları önemsizleştirmeye çalışıyorsa, o kişi bilinçli bir manipülatördür. Ülkemize diz çöktürmek için alınan kararlardan kendi hükümetini sorumlu tutan kişi aklını, hırslarının emrine vermiş bir zavallıdır. Şayet bu tarz hezeyanlar bir ülkenin anamuhalefet partisinin genel başkanından çıkıyorsa artık bu zatı kusura bakmayın yerli ve milli göremeyeceğim gibi bu ülkenin hassasiyetlerine kulak veren birisi olarak da görmem mümkün değildir. Kuşkusuz zor günler aynı zamanda, eleme, elenme ve ayrışma günleridir.

İlgili:  Eski FBI Direktörü Comey ifade veriyor: Rusya, ABD seçimlerine müdahale etti

‘Artık SIG Sauer diye bir silah bizim polis teşkilatımız kullanmayacaktır’

Bundan sonra artık Sayın Bakana da burada söylüyorum, SIG Sauer diye bir silah bizim polis teşkilatımız kullanmayacaktır, kullanmamalı. Artık biz kendi ülkemizin silahlarını kullanmak suretiyle bu adımları atacağız. Biz artık bu tabancaları veya bunun daha uzun mesafelisini ülkemizde yapıyoruz ve bundan dolayı da kendi silahlarımızı kullanmak suretiyle polis teşkilatımızı daha diri, daha sağlam ayakta tutacağız. Çünkü onlardan almaya devam ettiğimiz sürece bize tembellik geliyor. Gerek yok.

‘Neye göre bu hesabı yaptılar?’

Şimdi hesaplar yapıyorlar şu vize olaylarıyla ilgili, ülkemizin kaybı 50 milyar filan diye. Neye göre bu hesabı yaptılar anlamak da mümkün değil. Bizim zaten Amerika’yla ticaret hacmimiz son dönemlerde 15-16 milyar dolara düştü. Onu da bir kenara koy, bu da onlardan savunma sanayisine yönelik aldıklarımız ağırlığını ifade eder. Bizim verdiklerimiz zaten
çok cüzi bir şey.

‘Koskoca ABD’yi büyükelçi yönetiyorsa…’

Eğer bir koskoca Amerika Birleşik Devletleri’ni Ankara’da büyükelçi yönetiyorsa yazıklar olsun. Çünkü bu takınılan tavır, aslında budur. ‘Sen benim stratejik müttefikime böyle davranamazsın, böyle hareket edemezsin’ demeleri lazımdı. Ama bunu diyemediler.

Yayındayız

Sınıfsal Bakış

Sizin için Önerilenler

Yazarlar

Politika