Bizimle İletişime Geç

Politika

Erdoğan’dan ‘sözde Adalet yürüyüşü’ diyen Danıştay Başkanı’na hem destek hem ‘müdahale’ çağrısı

AKP Genel Başkanı Erdoğan, CHP ile Danıştay Başkanı Zerrin Güngör arasındaki gerginliğe Danıştay’a “müdahale et” çağrısıyla dahil oldu

AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, Rusya’dan S-400 alımına, Suriye’ye, Esad ile görüştüğü iddialarına ve CHP ile Danıştay Başkanı arasında süren gerginliğe ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Danıştay Başkanı’na hem destek hem ‘müdahale edersin artık’ çağrısı

Erdoğan, CHP ve Danıştay Başkanı Zerrin Güngör arasında yaşanan “sözde Adalet Yürüyüşü” gerginliğine ilişkin de “Danıştay Başkanımızın, Yargıtay Başkanımızın, ana muhalefetin söylemlerini yargıya, hukuka adeta müdahale gibi gördüklerini; bundan rahatsız olduklarını düşünüyorum. Muhtemelen bu sebepten dolayı, o yakışıksız söylemler karşısında, bunlara bir hukuk dersi verme noktasına gelmiş olmalılar..” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Rusya ile S-400 füze alımı anlaşmasının yapıldığını, kapora bile verildiğini söylerken, hakkında medyada çıkan “Esadla görüştü” haberlerini yalanladı ve öyle bir niyeti olmadığını söyledi. Hürriyet gazetesi köşe yazarı Vahap Munyar konuyla ilgili köşesinde şu satırlara yer verdi.

Hürriyet’ten Vahap Munyar’ın haberi aynen şöyle:

Astana süreci, İdlib ve Afrin konusunda Rusya ve İran ile mutabakat konusunda ne durumdayız şu an? İkinci bir harekât söz konusu mu? Bu konuda bir değişiklik var mı?

14 Eylül’de yapılacak Astana Zirvesi önem arz ediyor. Şu anda İdlib’te Rusya ile daha önce mutabık kaldığımız gibi süreci işletiyoruz ve bu şekilde süreç şu an çalışıyor. Rusya ile bu konuda aramızda herhangi bir ihtilaf söz konusu değil. İran ile de yaptığımız görüşmede ihtilafa konu olabilecek herhangi bir başlık gündeme gelmedi. Öyle zannediyorum ki Astana zirvesi sonrasında da aramızdaki sağlıklı görüşmeler bu şekilde devam edecektir. Gelişmeler olumlu istikamette devam ediyor.

İlgili:  Meclis'te 15 Temmuz özel oturumu: Cumhurbaşkanı Erdoğan alkışlanmadı

Vatandaşım göçmenler için elinden geleni yapar

Suriyeli göçmenlerin güvenlik sorunlarına yol açtığı gibi eleştiriler gündeme geliyor. Göçmen Bakanlığı kurulması söz konusu mu?

İsminin büyük olması, bir meseleyi çözmez. İçişleri bünyesinde göç işleri ile alakalı bir genel müdürlüğümüz var zaten. Hangi vilayetimizde ne kadar mülteci var, inceliyorlar. Aralarında mühendisi, avukatı, doktoru, ebesi, sanatkarı, birçok vasıflarda insan var. Vatandaşlık çalışmalarını da bu çerçevede yürütüyoruz. Bu konuda halkıma, vatandaşlarıma ricam, meseleye daima duyarlı yaklaşmalarıdır. Bu insanlar bombalardan kaçtılar. Ben, vatandaşımın bu hassasiyetlerden taviz vereceğine inanmıyorum. Elinden geldiği kadarını yapacaktır.

Zerrin hanıma ders verecek hali yok

Ana muhalefet partisi ile yargı arasında bir polemik var. Danıştay Başkanı, CHP’ye yönelik “Yargıyı bu şekilde yıpratmak bütün Türkiye’ye zarar verir” dedi ve ‘sözde adalet yürüyüşü’ deyimini kullandı. CHP de ona, ‘sözde Danıştay Başkanı’ yakıştırması yaptı. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

CHP’nin yaptığı gerçekten ‘sözde adalet yürüyüşü’dür. Zira CHP’nin öncelikle adalet kavramını anlaması lazım. Bunu bir defa bilmiyorlar. Adalet mefhumunu biz partimizi kurarken öyle tahlil ettik, partimizin adını Adalet ve Kalkınma Partisi koyduk. Bunu yaparken 42 bin denekle çalıştık. İsim buradan çıktı. Şimdi ‘sözde adalet yürüyüşü’yle, Ankara’dan 29 günlük yürüyüşle, sen kalkıp da bir vatandaşın izni olmadan arsasına el koyarsan bunun adaletle izahı olur mu? Oraya gel, karavanını koy, ondan sonra oradan poz ver. Nerede adalet? Öbür taraftan Şişli’de temizlik işçileri kendileri için adalet arayışına çıktılar. İzmir’de belediye çalışanları da aynı şeyi yaptı. Adalet ancak icraatla olur…

İlgili:  Meclis, gazetecilere yasaklanıyor

Danıştay Başkanımızın, Yargıtay Başkanımızın, ana muhalefetin söylemlerini yargıya, hukuka adeta müdahale gibi gördüklerini; bundan rahatsız olduklarını düşünüyorum. Muhtemelen bu sebepten dolayı, o yakışıksız söylemler karşısında, bunlara bir hukuk dersi verme noktasına gelmiş olmalılar..
Herhalde Kılıçdaroğlu’nun kalkıp da Zerrin hanıma hukuk dersi verecek hali yok. Onların daha çok mürekkep yalaması lazım. Ama bunlar (Kılıçdaroğlu) tabii haddini bilmiyor. İşte yanında bir hukukçusu var. Öldürülen teröristlerin hakkını savunuyor. Ne hakkı ya? Bunlar terörist. Biri de Kılıçdaroğlu’na Artvin’de eylem hazırlığında olan terörist ya… Bak, onu vurdular. Yahu teşekkür etmen lazım senin. “Adalet adalet” diye seçim kazanılmaz. Adaleti yaşayarak ve dağıtarak seçim kazanılır. Eğer bizim milletimiz AK Parti’ye bu oyları verdiyse, eğitimde, sağlıkta, emniyette, ulaşımda, dış politikada, enerjide yaptıklarını gördü.

Beni idama mahkûm etmeye kalktılar

28 Şubat sürecinin yargı kararları var. 22 yıldır içerde olanlar var. Bunlar FETÖ’cü hâkim ve savcılarca mahkûm edildi. Ergenekon ve Balyoz’a yeniden yargılama verildi, 22 senedir içerde olanların yeniden yargılama talepleri gündeme alınmıyor. Bu konuda çalışma var mı?

İlgili:  SGK sınavında 'Erdoğan tek adam mı?' diye sorup AKP'lileri işe aldılar!

(Yakup Köse’nin kitabını göstererek-11 yıl cezaevinde yatmış) 14 yaşında bir çocuğun idama mahkûm olması düşünülecek bir şey değil. Benim de idama mahkûm edilmem istendi ama son anda yırttım. Bizi de apar topar götürüyorlardı. Niye şu yatırımı yaptık diye idamımızı istediler. O meşhur savcı vardı, Nuh Mete Yüksel. Baktık bizim idamımızı istedi, Allah’tan adil bir hâkime rastladık da, bir de nöbetçi mahkeme çıkardılar. Dedim tezgâhı kurdular herhalde. Gerçek adalet sahibi olan Allah. Orada kararı verdi ve işi yırttık.

Yayındayız

Sınıfsal Bakış

Sizin için Önerilenler

Yazarlar

Politika