Bizimle İletişime Geç

Aktüel

ETHA emekçileri: Çevirmen Meşale Tolu’ya özgürlük

ETHA emekçileri, ETHA çevirmeni Meşale Tolu’nun serbest bırakılması talebiyle Kadıköy Kilise Meydanı’nda basın açıklaması yaparak, “Meşale Tolu’ya özgürlük” dedi

ETHA emekçileri, çevirmenimiz Meşale Tolu’nun serbest bırakılması talebiyle Kadıköy Kilise Meydanı’nda basın açıklaması yaptı.

Eyleme Meşale Tolu’nun ailesi ile özgür basın çalışanları, ÖTSP, ESP ve HDK’lılar da katıldı. “Gazetecilik suç değildir. Meşale Tolu’ya özgürlük” pankartının açıldığı eylemde “Özgür basın susturulamaz”, “Meşale Tolu’ya özgürlük”, “Özgür basın yargılanamaz” sloganları atıldı.

159 gazeteci tutuklu

Eylemde ilk sözü ETHA Müdürü Derya Okatan aldı. Okatan, “Özgür basın OHAL sürecinde darbe dönemlerini kat kat aşan saldırılara maruz kaldı. Yüzlerce basın kuruluşu kapatıldı. Bugün itibariyle 159 gazeteci hapishanede, yüzden fazla gazeteci memleketini terk etmek zorunda kaldı. Her gün bir gözaltı ve tutuklama haberiyle karşı karşıya kalıyoruz” dedi. Bu saldırıların sonuncusunun ETHA çevirmeni Meşale Tolu’nun tutuklanması olduğunu kaydeden Okatan, “Bizler bu eylemin hazırlığını yaparken ETHA muhabiri Pınar Gayıp dün gece özel harekat polisleri tarafından evi basılarak gözaltına alındı. Meşale Tolu’ya, Pınar Gayıp’a ve tüm tutuklu gazetecilere özgürlük talep etmek için buradayız. Bir kez daha tekrarlıyoruz; Özgür basın susturulamaz” diye konuştu.

Kızım çıktığında işinin başına dönecek

Tutuklu gazeteci Meşale Tolu’nun mesajının okunduğu eylemde konuşan babası Ali Rıza Tolu, “Kızım 159 gazeteci gibi tutsak edildi. Kızım çıktığında tekrar işinin başına döneceğini söyledi. Ben de kızımın aldığı tüm kararların arkasındayım. Gazetecilik suç değildir. Gazetecilere özgürlük” dedi.

Göktaş: Haber alma hakkımıza sahip çıkmamız gerekiyor

Ardından Ölümsüzlerin ve Tutsakların Sesi Platformu (ÖTSP) adına konuşan Nihat Göktaş, “Tutuklu gazeteciler sıralamasında Türkiye dünyada ilk sırada. Bu basın ve ifade özgürlüğüne saldırıdır. Bu halkın haber hakkına saldırıdır. Bundan dolayı kendi haber alma hakkımıza sahip çıkmak için gazetecilere sahip çıkmamız gerekiyor” dedi.
Eylemde basın açıklamasını ETHA muhabiri Ali Sönmez Kayar okudu. AKP/Saray iktidarının muhalif gazetecilere yönelik operasyonunun bu kez hedefinin ETHA çevirmeni Meşale Tolu olduğunu vurgulayan Kayar, “1 Mayıs’tan bir gün önce, 2,5 yaşındaki çocuğu ile birlikte yaşadığı evine yapılan baskınla gözaltına alınan arkadaşımız Tolu, bu sırada polisin işkencesine maruz kaldı. Çocuğunu bir akrabasına bırakma olanağı tanınmazken, yere yatırıldı, ters kelepçe takıldı. Birlikte gözaltına alınan sosyalistler ile birlikte 5 Mayıs’ta adliyeye sevk edilen arkadaşımız ‘örgüt üyesi olduğu’ iddiasıyla tutuklandı” diye kaydetti.

Gazeteciler Saray’ın hedefinde

Gazetecilerin Saray’ın özel hedefinde olduğunun altını çizen Kayar, “Daha birkaç gün önce Cumhuriyet gazetesi web sitesi Genel Yayın Yönetmeni Oğuz Güven, bir haber başlığı nedeniyle tutuklandı. KHK’larla teslim alınamayan gazeteciler ve basın kuruluşlarının, polis, mahkeme ve cezaevi üçgeniyle sindirilmek istendiği ortada” dedi.
ETHA’nın da bu saldırılarla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Kayar, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Dersim’de haber takibi yapan editörlerimizden İsminaz Ergün ve Önder Öner hakkında soruşturma açılmış durumda. Editörümüz Arzu Demir yazdığı iki kitap nedeniyle 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Muhabirlerimiz, haber takibi sırasında sürekli polisin baskısına maruz kalıyor, gözaltına alınıyor. Son olarak, bu sabah saatlerinde muhabirimiz Pınar Gayıp evi basılarak gözaltına alındı.”

Daha önce ETHA binasının iki kez polis tarafından basıldığını, yazılı ve digital tüm arşivlerine el konulduğunu kaydeden Kayar, “Ajansımız hakkında bir dava bile açılmadı ancak arşivlerin büyük bir kısmı hala İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde. Damat Berat Albayrak’ın maillerinin haberleştirilmesi nedeniyle gazetecilere yönelik başlatılan ‘Redhack’ operasyonunda ajansımızın sorumlu müdürü Derya Okatan gözaltına alındı, tam 27 gün gözaltında tutuldu. Kamuoyunun tepkisi sonucu hapsedilmekten kurtuldu. Aynı dosyadan alınan gazeteciler DİHA editörü Ömer Çelik, Birgün çalışanı Mahir Kanaat, Diken editörü Tunca Öğreten, Die Welt muhabiri Deniz Yücel hala cezaevinde” dedi.

Kayar açıklamanın devamında şu ifadelere yer verdi: “Cezaevinde tutulan tüm meslektaşlarımızın bir an önce özgürlüklerine kavuşmalarını istiyoruz. Onların özgürlüklerine kavuşması için bir yandan halklarımızla birlikte diktatörlüğe hayır derken, diğer yandan da gerçekleri halklarımıza ulaştırmaya devam edeceğiz, halkların gerçeği öğrenme hakkı için mücadele edeceğiz. Hiçbir güç biz sosyalist gazetecilerin gerçekleri ezilenlere aktarmaktan vazgeçiremeyecektir. Çünkü bildiğimiz şu; diktatörler gider, saraylar saltanatlar çöker, geriye gerçek ve savunucuları kalır.”

ETHA emekçileri, açıklamanın ardından Kalkedon Meydanı’nda Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek amacıyla yapılan açlık grevi ve foruma katıldı. ETHA Sorumlu Müdürü Derya Okatan burada söz alarak, OHAL sürecinde basın üzerindeki baskılara dikkat çekti. KHK ile kapatılan kurumlar, gazetecilerin tutuklanması, erişim engellerini hatırlatan Okatan, şöyle devam etti: “Kamu emekçilerinin güzel bir sloganı var, ‘KHK’lar gidecek biz kalacağız’ diyorlar. Biz de ‘KHK’lar gidecek özgür basın kalacak’ diyoruz.”

Sınıfsal Bakış

Aktüel