Bizimle İletişime Geç

Manşet

‘Ev kira ama memleket bizim’ mi? – Soner Erdoğan

Muhtemelen boğaz tokluğuna çalışan bir emekçinin elinde tuttuğu dövizde yazılıydı bu sözler. Benzerlerine “demokrasi nöbeti” gösterilerde çokça rastlamak mümkün bugünlerde.

Büyük bir gururla taşıdığı dövizde yazılı sözleri o mu yazdı yoksa eline mi tutuşturuldu bilemeyiz ancak ortaya çıkan görüntünün kendisi milliyetçiliğin işlevini daha iyi anlamak için güzel bir olanak sunuyor.

İçinde bulunduğu ekonomik zorluğun, güttüğü yüce amaç yanında önemsiz olduğunu ifade ediyor dövizde yazılanlar. “Vatan mevzubahisse gerisi teferruattır” çünkü ona göre. Halisane duygularla yazılan/ söylenen sözler olduğunu düşünmememiz için bir neden yok. Milliyetçiliğe bu kadar yatırım yapılmasının nedeni de bu zaten. Onun çok güçlü bir duygu olarak yerleşmesi isteniyor topluma ki, yarattığı illüzyon ortamında egemenler “organize işleri”ni daha kolay yürütebilsin.

Milliyetçilik son tahlilde kendi çıkarını tüm toplumun çıkarıymış gibi sunma gayretinde olan sermayenin en iyi kamuflaj malzemesi olagelmiştir. Sarıp sarmalayan bir duygu olarak halkın kafasında yer et(tiril)miş bu düşüncenin gölgesi altında kendi çıkarını çok iyi gizleyebildiğini bilir çünkü. Gerçekte daha çok kar elde etme arzusunun ürünü olan girişimlerini ülkenin ihtiyacı gibi sunmada muhteşem bir ortam sağlar ona. Yine gerçekte çıkarları aynı olan insanları onun sayesinde böler, karşı karşıya getirir.

Toplumu oluşturan farklı sınıf ve çıkarlara sahip insanların kendilerini ayrıcalıksız bir bütün, kederde ve kıvançta aynı, ayrısı gayrısı olmayan bir bütün olarak görmeleri milliyetçiliğin körleştirici etkisine muhtaçtır. Aynı etnik kökenden gelmekten önemli bir şey yoktur. Böyle düşünüldüğünde sınıfsal farklılıklar ve taban tabana zıt çıkarlara sahip olma gerçeğine kör ve sağır kalınması sağlanır. Evet, milliyetçilik sınıfsal refleksleri dumura uğratır.

Egemen güçler ellerine geçen bu fırsatı tepe tepe kullanıyor, milliyetçiliği köpürttükçe köpürtüyorlar. Emekçiler için hayatı daha da çekilmez kılacak düzenlemeler, yasalar çıkarılacak o arada. Yapıyorlar da. Emeğine, özgürlüğüne sahip çıkanlar vatan sevmez, bölücü, yıkıcı olarak damgalanacak tepelenmek istenecekler.

O dövizi tutan veya o minvalde akıl yürüten insanlarımıza vatan sevgisinin gerçekte emek, özgürlük ve bağımsızlık sevgisi olduğunu, bugün bunları dillerinden düşürmeyenlerin ise emek, özgürlük ve bağımsızlık karşıtı olduklarını bıkmadan usanmadan anlatmanın yolunu bulmalıyız. Anti emperyalistlik böbürlenmelerinin nasıl bir yalan olduğunu da…

Ev kira ama memleket bizim” diyen insanlarımıza şu gerçeği öğretmeliyiz:

Evin kira, çünkü memleket senin değil aslında emekçi kardeş. Tıpkı kirada oturduğun evin senin olmaması gibi. Tamam üzerinde yaşıyorsun ancak onun üzerinde hiçbir hakka sahip değilsin. Bu memleket bir gün senin olacak elbette. Ne zaman biliyor musun: sözün, yetkinin, kararın ve iktidarın halkta olduğu gün…

Yorum Yap

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Manşet