Bizimle İletişime Geç

Aktüel

Hakkari’de yayla ve meralara ‘güvenlik’ gerekçesiyle getirilen yasaklar hayvancılığı bitirdi

Hakkari’de yayla ve meralara getirilen “güvenlik” yasağı bağlı köylerdeki hayvancılığı bitirme noktasına getirdi

Hakkari’de “güvenlik” gerekçe gösterilerek yayla ve meralara konulan yasak, hayvancılığı bitirme aşamasına getirdi. Kentte 5 yıl öncesine kadar yüz binlerce küçük ve büyükbaş hayvan bulunurken, şimdi hayvanlarını otlatacak yayla ve mera bulamayan yurttaşlar hayvanlarını satmak zorunda kalıyor.

DİHABER’in haberine göre, Kırıkdağ köyünde büyükbaş hayvancılık yapan Nazım Yiğit, yasaklar sonucu birçok kişinin hayvanlarını sattığını ve şimdi geçim sıkıntısı yaşadığını söyledi. Her yaz Yüksekova’nın Büyük Çiftlik beldesinde bulunan Meydan yaylasına gittiklerini belirten Yiğit, yasak nedeniyle artık o yaylaya gidemediklerini dile getirdi.

Kendi köylerine bağlı Sixane ve Bala yaylalarının da yasaklı olduğunu paylaşan Yiğit, kentleri besleyen köylerde yaşamın bitme noktasına geldiğine dikkat çekti.

‘Her gün bir bölge yasaklanıyor’

Kırıkdağ bölgesinde yasaklanmayan tek yerin Oledrî alanı olduğunu söyleyen Yiğit, söz konusu alanın büyükbaş hayvancılığa elverişsiz olduğunu belirtti. Yiğit, “Onlarca güzel ve verimli yayla ve meramız olduğu halde, bu dik ve çorak yamaçlarda hayvancılık yapmaya çalışıyoruz. 16 yıldır bu işi yapıyorum. Eskiden bu bölgede yüzbinlerce hayvan beslenirdi. Ancak her gün başka bir bölge yasaklanınca, herkes elindeki hayvanı, besleyecek alan bulamadığı için satmak zorunda kaldı” dedi.

İlgili:  Düzce Valisi açık alanda içki içilmesini yasakladı

Eskiden Meydan, Dağlıca ve Doski bölgesinde onlarca besicinin olduğunu ifade eden Yiğit, şimdi bu sayının kendisiyle birlikte 5’e düştüğünü söyledi. 150’ye yakın büyükbaş hayvanla Oledrî alanına gelmek zorunda kaldığını ifade eden Yiğit, “Burada sadece yaban keçileri barınabilir. Ancak ben yasaklar yüzünden burada büyükbaş hayvanlarımı beslemeye çalışıyorum. Geçtiğimiz gün karşı kayalıklarda 2 hayvanım mahsur kaldı birisi kayadan düşüp bacağını kırdı. Diğerini de köyden gelen akrabalarımın yardımı ile iplerle indirdik” diye konuştu.

Bölgedeki hayvancılığın azalması üzerine et fiyatının yükseldiğine dikkat çeken Yiğit, “Devletin kayıtlarında milyonlarca küçük ve büyükbaş hayvan gözüküyor. Bu rakamlar gerçeği yansıtmıyor. Hayvancılık ülkede bitirildi. Bundan 5 yıl öncesine kadar da besicilik iyiydi. Ancak yürütülen ithal et politikası çiftçiyi öldürdü. 5-6 bin liraya mal ettiğimiz hayvanın değeri yarı yarıya düştü. Bunun yanında meralar yasaklanınca, samanın tonu 2 bin liraya dayandı. Bu nedenle besicilik çok pahalı olmaya başladı ve birçok besici elindekini sattı. İthal hayvancılık geçici bir çözümdür. Bir taraftan halka ucuz et vereceğim derken, diğer taraftan besiciliği bitirerek yeni bir mağdur kesim yaratılıyor” ifadesinde bulundu.

Yayındayız

Sınıfsal Bakış

Sizin için Önerilenler

Yazarlar

Aktüel