Bizimle İletişime Geç

Politika

HDP madde madde referandum ihlallerini açıkladı: Tezgah önceden planlanmış

HDP Sözcüsü Osman Baydemir, referandum öncesi ve günündeki ihlallere ilişkin raporu paylaştı. Eşitlik ve serbest propaganda ilkelerinin kaldırıldığını ifade eden Baydemir, baskılardan örnekler verip “Tezgah önceden planlandı” dedi

HDP, referandum süreci ve günündeki ihlallere ilişkin hazırladığı raporu kamuoyuyla paylaştı. HDP Genel Merkezi’ndeki basın toplantısında Parti Sözcüsü Osman Baydemir ayrıntıları aktardı.

Ülke genelindeki OHAL, Kürt illerindeki sıkıyönetim, dört bir yanda “hayır”cılara yönelik operasyonlar, tutuklu HDP’li vekiller, devlet olanaklarının “evet”e seferber edilmesi gibi sebeplerden nedeniyle eşitlik ve serbest propaganda ilkelerinin tümüyle ortadan kalktığını söyleyen Baydemir, baskılardan örnekler verdi:

  • Urfa, Muş ve Şırnak’ta “yetkililer” muhtarları çağırarak “Senin 1 Kasım’da 7 Haziran’da köyünden çıkan oy bu. Senin kızın öğretmen. İnşallah başına bir şey gelmez, inşallah işinden olmaz” diyerek tehdit etti.
  • Kimi yerlerde kaymakamlar toplantı yaptı muhtarlarla ve “Hayır demek devlet düşmanlığıdır” denildi, kimi yerlerde “Hayvanlarınız meraya çıkamayacak” tehdidinde bulunuldu.
  • Referandum günü Muş’un Çatbaşı köyünde muhtar her seçmenle birlikte kabine girdi.
  • Ağrı Eleşkirt’in Toprakkale köyünde açık oy kullandırıldı. Eleşkirt’te muhtar ve korucular kadınlar yerine oy kullandı.
  • Bitlis’in Ovakışla köyünde oy kullanmaya giden yurttaşlar GBT kontrolüne tabi tutuldular.
  • Siverek’in Çığrı köyünde silah zoruyla oy kullanıldı.

sendika.org’un aktardığına göre Baydemir Kürt illerindeki referandum sonuçlarından ise şu örnekleri sıraladı:

  • Tümü kırsalda olan ve 61 bin 711 seçmene sahip 420 sandıkta hiç “hayır” oyu çıkmadı. Bu sandıkların 366’sında HDP’li müşahitler bölgeye sokulmadı.
  • 237 bin seçmene sahip bin 118 sandıkta “evet” oranı yüzde 90’ın üzerinde çıktı. Bu sandıkların 791’inde de HDP’li müşahitler bölgeye sokulmadı.
  • Toplamda 300 bin seçmene denk düşen bin 538 sandıktan bin 157’sinde HDP müşahidi var olamadı.

‘Tezgah önceden planlandı, YSK taraf oldu’

Muş’un Dağdibi köyünde referandum sandıklarının kurulduğu okulda uzun namlulu silahla fotoğraf çektirip paylaşan kişiye sözü getiren Baydemir, Başbakan Binali Yıldırım’a “Eğer ‘hayır’ oyları yüzde 55 çıksaydı, siz bu şahsa nasıl bir muamele uygulardınız? Bu şahıs tutuklanmış olmayacak mıydı?” diye sordu.

YSK’nin mühürsüz oy pusulalarını geçersiz sayan kararına da tepki gösteren Baydemir, benzer durumun Bitlis’te 2014’te yaşandığını, o dönem seçimin yenilendiğini hatırlattı. Baydemir, şöyle devam etti:

“YSK Norşin’deki seçimi iptal etmiş ve 1 Haziran’da seçim yenilenmiş. Aynı seçim kurulu aynı insanlardan bazıları iki satırlık bir duyuruyla bu oyların geçerli sayılacağını ifade etmiş. Bu bir tezgahtır. Eğer hile, baskı zorla ve cebirle ‘Hayır’ yüzde 50’nin altına indirilememiş olsaydı mühürsüz oy pusulaları iptalin gerekçesi yapılacaktı. Bu tezgah önceden planlanmıştı. Bir hukuksuzluğu bir başka hukuksuzlukla bir yalanı başka bir yalanla örtmeye çalıştığınızda bunun sonu yoktur.”

Tayyip Erdoğan’ın “YSK’nin kararı kesin. Bu iş bitti” demesine değinen Baydemir, “YSK hakem değil taraf olmuştur. Suç duyurusunda bulunduk, itiraz ettik ikinci aşama AYM’ye ve AİHM’e gitmektir. Bundan etkin bir sonuç alınacak anlamı çıkmamalıdır. Kayıtlara geçmesi tarihe not düşülmesi açısından da bu mekanizmalara başvuracağız” dedi.

Madde madde ihlaller

Baydemir, partinin hazırladığı referandum süreci ve gününe ilişkin ihlal raporundan maddeleri şöyle sıraladı:

  • Anayasa değişikliği görüşmelerinin komisyon ve genel kurul aşamasında HDP eş başkanları dahil 13 milletvekili tutukluydu.
  • Temmuz 2015’ten bugüne pakete muhalefet edebilecek 11 bin kişi gözaltına alındı, beş bini tutuklandı. 38 il eş başkanı, 98 ilçe eş başkanı, 750 il ve ilçe yöneticisi, 85 belediye eş başkanı tutuklandı, 82 belediyeye kayyım atandı.
  • 17 TV, 63 gazete, boşu boşuna kapatılmadı. Muhalefetin sesini duyurduğu tüm kanallar yol temizliği amacıyla kapatıldı. 2 bin 614 sendika, vakıf da bu minvalde kapatıldı.
  • Kampanya döneminde cumhurbaşkanı, başbakan, valiler, bakanlar, kaymakamlar temel atma töreni adı altında, daha önce atılan temelleri yeniden attılar, açılan yerleri yeniden açtılar. Fırsat eşitliği tamamen ortadan kaldırıldı.
  • Sadece mart ayı boyunca 17 ulusal kanalda “evet” kampanyası yürütenler 830 saati aşkın canlı yayınlarda propaganda yapma imkanı buldular. HDP’ye 58 dakika ayrıldı. TRT 80 milyon yurttaşın, 55 milyon seçmenin vergisiyle ayakta duran bir kamu kuruluşu. Bütün yayın politikasına baktığımızda 6 bin 625 dakika “evet” kampanyasına ayrılmış, HDP’nin TRT’de kendisin ifade ettiği zaman dilimi ise sıfır dakikadır.
  • 16 Nisan gününe kadarki 85 günün bilançosu çok daha vahim; 2 bin 165 HDP’li gözaltına alındı. Günde ortalama 29 kişi gözaltına alındı, günde ortalama beş kişi tutuklandı. Süreçte 429 kişi tutuklandı, 155 kişi fiziki saldırıya maruz kaldı.
  • Meclis’te üçüncü büyük siyasi partinin posteri yasaklandı. Biz mitinglerimizde eş genel başkanlarımızın posterini asamadık. Urfa, Van, Hakkari gibi pek çok şehirde 10 Mart-8 Nisan arası tüm mitingler, basın açıklamaları yasaklandı. Yerel çalışanlarımızdan kim harekete geçse gözaltına alındı.
  • 140 sandık başkanımız “kötü ün”ü var gerekçesiyle kabul edilmedi. İlçe Seçim Kurulu, üyelerimize “Bakın başınız belaya girecek” denildi, tehdit edildiler; 2 bin 200 adayımız daha kuraya girmeden reddedildi.
  • 8 Mart, Newroz ve 15 Şubat; kampanyanın yoğun yürütüldüğü aylarda operasyon adı altında 1092 kişi gözaltına alındı, 203 kişi tutuklandı. Bu kişilerin tamamı kampanyayı yürütecek olan arkadaşlarımızdı.

Sınıfsal Bakış

Politika