Bizimle İletişime Geç

Aktüel

ÖZEL HABER | CHP’li Tur Yıldız Biçer zehirlenmeleri anlattı: Bakan ‘Belli değil’ diyor, kültür sonucu çıkmış!

Manisa’da yaklaşık 1 aydır 4 kez üst üste yaşanan asker zehirlenmelerine ilişkin CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer’le konuya ilişkin konuştuk. Biçer, ilk günden beri takip ettiği asker zehirlenmelerine ilişkin bilgileri paylaşırken, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık’ın “Belli değil” dediği ön otopsi ve kültür sonuçlarının belli olduğu ancak kamuoyuyla paylaşılmadığı ortaya çıktı

Manisa’da 1. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı Albay Arif Seyhun Kışlası’nda 23 Mayıs,15 Haziran ve son olarak 16 Haziran’da ve Kırkağaç’ta 27 Mayıs’ta çok sayıda asker zehirlenme sebebiyle hastanelere kaldırıldı. 23 Mayıs tarihinde yaşanan zehirlenme vakalarında Er Hüsnü Özel yaşamını yitirdi.

23 Mayıs’tan bu yana CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, Manisa’daki asker zehirlenmelerine ilişkin çeşitli bilgilendirmelerde bulundu. En son 17 Haziran’da yaşanan ve Biçer’in aktarımına göre yaklaşık 3 bin askerin zehirlendiği gecede ise hastane bahçesinde yaptığı Periscope yayınında bir asker komutanların kapalı konservelerde yemek yediğini, kendilerinin yediği yemeklerin kötü olduğunu ve bunu söyledikleri için kışlaya dönünce dayak yiyeceklerini söyledi. Manisa’daki asker zehirlenmeleri, kışlanın yemek tedarikçisi Rota Yemekçilik’e ilişkin son zehirlenmeye kadar herhangi bir fesih işlemiyle karşılaşmadı.

CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer’e Rota Yemekçilik’in kimler tarafından ve neden korunduğunu; Sağlık Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı’nın konuya ilişkin girişimlerini; askerlerin kışlada dayak iddialarına ilişkin gerçekleri ve başlatılması muhtemel dava sürecini sorduk.

CHP’li vekil Biçer’in yanıtları:

Manisa’da son 24 günde dördüncü zehirlenme vakası yaşanıyor ve binlerce askerden söz etmek mümkün. Milli Savunma Bakanlığı şirketle anlaşmayı feshedeceğini açıklasa da ilk zehirlenme vakasında bu yana şirketin işine devam etmesinde ısrar ediliyor. Şirketin, AKP’ye yakın Rota Yemekçilik olduğu ve AKP’li yıllarda büyük bir zenginleşme yaşadığı dillendiriliyor. Şirketin Manisa’daki tedarikçiliğine ilişkin bilgi sahibi misiniz?

23 Mayıs’tan bu yana Rota’nın neden olduğu besin zehirlenmesi vakaları üzerinde çalışıyorum. Birçok kişi Rota ismini ilk kez Manisa’daki askerlerin zehirlenmeleri ile benden duymuş olabilir. Ancak Manisa bu şirketin suç halkasının son zinciri. Daha önce de ismi üniversitelerden bakanlıklara kadar birçok besin zehirlenmesi olayında geçiyor.

Şirketin 12 yıllık ticari sicili de kriminal sicili de hayli dikkat çekici.

Manisa’da 23 mayıstaki ilk zehirlenme vakasının,ilk asker ölümünün gerçekleşmesinden bu yana kılını kıpırdatmayan devlet erkanı son vakanın ülkede yarattığı infiali gördü ve harekete geçti.

Burada kışlaya yemek veren firmanın denetim gözetim ve kontrol sorumlusu 19 kişi gözaltına ancak askerlerin feveranını biz sosyal medya üzerinden ülkeye yaydıktan sonra alındı; bildiğim kadarıyla bu sayı daha sonra 21’e çıktı. Sorun bu gözaltılarla elbette çözülmeyecek. Asıl sorumlular şirketin patronları ve Milli Savunma Bakanlığı.

Onların önce ailelere, askerlere sonra adalete hesap vermesi gerek.

Rota Yemekçilik 2012 yılında Dicle Üniversitesi’nde de Manisa’dakine benzer bir hadise yaşanarak hem hijyen koşullarına uyulmayan durumlar yaşanmış hem de yolsuzluğa karışılmış. Bu konuyla ilgili Sağlık Bakanlığı’na verilen bir soru önergesi var ancak şirkete ait tüm haberlere erişim engeli olduğu için söz konusu haberlere de var. Bu konuda daha ayrıntılı bilgi verme şansınız var mı?

2005 yılında kurulan şirket AKP ile ticari faaliyetini büyütürken suç sicilini de kabarttı. Hem suçlu hem “güçlü” oldu. Bir türlü dokunulmaması, AKP’nin güçlü isimleri tarafından korunup kullandığını gösteriyor zaten. Cumhuriyet Gazetesi’nden Çiğdem Toker de yazdı.

İlgili:  Adem Huduti ilk kez hakim karşısına çıkıyor

‘Rota Yemekçilik’in her isim değişikliği bir suçun üstünü örtmek için’

Geçmişi 2005’e dayanan şirket son ismi olan Rota’yı 4 yıl oluşturdu. Diyarbakır’da Veysi Avşar tarafından 100 bin TL sermaye ile kurulan Rota; bu 12 yıllık serüveninde Tatal, Avşaroğulları, Çamlıca, Ova, Mendika gibi isimli şirketlerle yoluna devam etmiş.

Her isim değişikliği bir sicil bozukluğunun üstünü örtmek için.

Burada da ilk zehirlenme vakasından sonra durumu haberleştiren VeGaste ve Manisa Manşet gibi gazeteler ile ulusal düzeyde BirGün gibi birçok haber mecrasının haberi erişime engellendi. He şey suçun üstünü örtmek içindi.

Zehirlenmelere ilişkin yeni gelişmeler, askerlerin sağlık durumunda dün geceden beri belirgin bir iyiye ya da kötüye gidiş var mı? Bölgedeki devlet yetkililerinin sizinle iletişimi var mı? Yaklaşım nasıl?

Bugüne kadar bölgede 6 bine yakın asker besin zehirlenmesinden bir yönüyle etkilendi. İlkgünden beri hastane koridorlarından acil servislere, ışla revirlerinden ilgili kurumlara koşturup duruyorum.
Çünkü bir hekim olarak biliyorum ki durum öyle üstü örtülecek,hafife alınacak, psikolojik gibi bilimsel olmayan ve deprem bölgesi burası yer altı sularının etkisi olabilir gibi gayri ciddi ve izandan yoksun açıklamalarıyla geçiştirilemez.

Validen komutanlara,hastane yöneticilerinden, Hıfz-ı sıhhaya kadar her kurum yöneticisine hukuki haklarımdan doğru bilgi edinmek için çırpındım. Ama çoğu üzerinedeki siyasi baskı yüzünden ya konuşmak istemedi ya da etrafından dolandı. Edindiğim tüm bilgileri kendi çabamla ortaya çıkardım.

‘Yoğunluk ve saklama telaşından birçok askerin ilk müdahalesi kayıt altına alınmadı’

Son vakada 3 binin üzerinde asker bu durumdan etkilendi. Bakan ve valinin açıkladığı 700 küsür rakamı sadece hastanelerde kaydı tutulan askerlerdi. Yüzlerce askerin hasta kaydı bile yapılmadı, yapılamadı. Yoğunluk ve saklama telaşından birçok askerin ilk müdahalesi kayıt altına alınmadan yapıldı.

Yani dolayısıyla hem akut bir durum hem de bir şeylerin üstünün örtülmesi telaşı bir araya geldi. Şu an bölge hastanelerinde 40-50 civarında asker var.

Askerlerin dün akşam hastanede Periscope yayınında söylediği kimi sözler sosyal medyada gündem oldu. Zehirlenen askerler birliklerine döndüklerinde dayak yiyeceklerini söylediler. Bu konuya ilişkin kesin bilgiler var mı? Varsa herhangi bir müdahalede bulunuldu mu?

Bakın çocukların söyledikleri şeyler doğrudan bir suç duyurusu teşkil edecek şeyler. Biliyorsunuz artık askeri yargı yok, sivil yargı üzerinden yürütülen soruşturma var.

Manisa Cumhuriyet Savcılığı o çocukların söylediklerini doğrudan ihbar kabul etmeli ve yeni bir soruşturma açmalı. Çocukları bu hale getirenler, tehdit edenler, onlara şiddet uygulayanlar hakkında. Ben çocukların yalan söylediklerini sanmıyorum.

Görüntüleri tüm ülke izledi, anlıktı ve doğaldı. Haliyle savcı şu an ne yapıyor pek merak ediyorum, bu işin üzerine gitmeyecekse neden o koltukta sormak lazım. Ben bununla ilgili yani çocukların yaşadıklarına dair bir soruşturma açıldığını duymadım şu ana kadar.

İlgili:  Diyarbakır Başsavcılığı'ndan Kemal Kurkut açıklaması: Katiller serbest bırakılmış!

Onu geçtim dün bana bize şikayetleri aktaran, “Şiddet gördük” diyen çocukların tehdit edildiği, görüntülerden tespit edilerek ceza verileceği bilgileri ulaştı. Burdan uyarıyorum bir tek çocuğa dokunulsun karşılarında beni ve ciddi bir kamuoyunu bulurlar.

Bir de şunu ilave edeyim. Bugün itibari ile konu ile ilgili olarak ben bir suç duyurusunda bulundum. Konunun hukuki boyutuna da müdahil olacağım.

Önümüzdeki süreçte şirkete dönük ya da Milli Savunma Bakanlığı’na dönük bir dava süreci olacak mı?

Az önce söyledim. Meclis’te Milli Savunma Bakanlığı ve ilgililere soru önergeleri ve araştırma önergeleri verdim.

23 Mayıs’taki vakadan sonra Meclis’e ilk araştırma önergesini veren de benim. Benden sonra Manisa vekilimiz Mazlum Nurlu’nun da araştırma önergesi AKP ve MHP marifeti ile reddedildi. Ama son vakadan sonra ortaya çıkan durum kendilerini götürecek bir infial yaratınca olaya bakalım dediler.
Hem 15 Haziran’da hem de son olayın yaşandığı günün sabahında yaptığım açıklamada “Akşama başımıza ne geleceğini bilmiyoruz, gelin sözleşmeyi feshedin, durumu hep birlikte araştıralım. Şirket elindeki stoğu kullanmaya devam ediyor, altında kalırsınız” diye uyardım. Akşamına 3 bin kişi zehirlendi.”

Bakanlık ‘Durun bir şey belli değil’ diyor, ön otopsi raporu ve kültür raporu her şeyi açıklıyor

23 Mayıs’tan bu yana aralıklarla devam eden asker zehirlenmelerine ilişkin 17 Haziran’da yaşanan zehirlenmenin ardından açıklamada bulunan Milli Savunma Bakanı Fikri Işık şunları kaydetmişti:

“Bin 47 askerimizin 209’u hastanelere sevk edildi. Hastanelere sevk edilen askerlerimizden Hüsnü Özel hayatını kaybetti. Hayatını kaybetme sebebi henüz otopsi raporu çıkmadığı için resmi olarak açıklanmamakta. Otopsi raporu bekleniyor. Bunun dışında Burhan Güvenen adlı askerimiz de yoğun bakımda. Dün gece itibarıyla aldığım bilgi, askerimizin hayati tehlikesi almadığı yönünde. Olayın hemen ardından gerek idari, gerekse adli tahkikata başlandı. İncelemeler sonucunda o gün verilen hindi etinde salmonella bakterisi tespit edildi. Bu teşhis ve tespitten sonra ilgili firmanın yemek ihalesinin feshedilmesi süreci başlatıldı.”

Bakan Işık, otopsi raporunun gelmediğini iddia etse de gazetemizin ulaştığı bilgilere göre otopsi raporu çıkmış durumda. CHP’li Biçer, Adli Tıp Kurumu’na yaptığı BİMER başvurusunda 23 Mayıs’taki zehirlenmenin ardından yaşamını yitiren Er Hüsnü Özel’in otospi raporunun kendisiyle paylaşılmasını istedi.

Ancak Adli Tıp Kurumu’nun gönderdiği cevapta, Adli Tıp Kurumu’nun ulaştığı adli tıp sonuçlarının paylaşılamayacağı ifade edildi. Bakan Işık, sonuçların belli olmadığını söylerken Adli Tıp Kurumu “Sonuçlar var, ancak sizinle paylaşamayız” dedi. Ancak ön otopsi raporu ve kültür sonuçları çıkmış durumdaydı.

Bakanlık ve Rota Yemekçilik birbirini koruyor

Rota Yemekçilik, konuya ilişkin bir açıklama yayımladı. Bakan Işık  ve Rota Yemekçilik’ten yapılan açıklamaların gösterdiği şey ise, askerlerin zehirlenmesinin göz göre göre yaşandığı ve şirket ile Bakanlık arasında yaşanan “sırt sıvazlaması”.

İlgili:  Milli Savunma Bakanı'ndan Manisa'da zehirlenen askerlerle ilgili açıklama

Rota Yemekçilik’in konuya ilişkin açıklaması ise şöyle:

“Öncelikle bu durumu yaşayan tüm askerlere ve ailelerine geçmiş olsun diliyoruz. Babalar gününde böyle hadisenin yaşanmış olması bizi derinden üzmüştür. Rota Yemekçilik 2005 yılından bu yana sektörde faaliyet gösteriyor. Şirketin yaklaşık iki bin 500 çalışanı bulunuyor. Birçok kuruma sunulan tüm yemekler, sağlık koşullarına uygun büyük bir titizlikle hazırlanıyor. Ortada henüz, herhangi bir tarafın sorumluluğunu ortaya koyan bilimsel bir rapor yok. Laboratuvar sonuçları gelmediği halde şirketin bu kadar baskıya ve ithama maruz kalması üzüntü verici.

Sayın Milli Savunma Bakanı Fikri Işık’ın açıklamasını önemli görüyoruz. Sayın Bakan Işık, yemediği halde etkilenenlerin olduğunu açıkladı. Yine Sayın Bakan açıklamasında ‘Sadece yemekten zehirlenenler vakası olarak değerlendirmiyoruz, tüm ihtimalleri hesaba katan bir çalışmayı yürütüyoruz’ diyor. Ortaya çıkacak laboratuvar sonuçları durumu tüm açıklığı ile ortaya koyacaktır. Ayrıca, geçen Mayıs ayında Kredi Yurtlar Kurumu ve Kırkağaç Kışlası’nda da zehirlenme vakaları yaşanmıştır. Ki bu kurumlara şirketimiz yemek vermiyor”

Bakan, ‘Sudan kaynaklanabilir’ dedi, MASKİ yalanladı

 

Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürü Yaşar Coşkun, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık’ın “kentin şebeke suyundan kaynaklanmış olabileceği” iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Coşkun, “Zehirlenme vakalarının yaşandığı kışlalarda askeriye kendi su şebekesini kullanıyor, şehir şebekesini kullanmıyor.” dedi.

Coşkun, şunları kaydetti:

“Suda bakteriye ilişkin herhangi bir belirti yok. Askeriye su ihtiyacını kendi sondajından karşılıyor. Zehirlenme vakalarının yaşandığı kışlalarda askeriye kendi su şebekesini kullanıyor, şehir şebekesini kullanmıyor. Askeriyenin kendisine ait sondajı ve kaynakları var, onu kullanıyorlar. Bizde sadece küçük karakollar var, o karakollar şehir şebekesi kullanıyor. O karakollarda da herhangi bir sıkıntı yok. Şehir şebeke suyunu kullananlarda şu ana kadar rastlanan herhangi bir vaka olmamıştır.”

‘Besin zehirlenmesi’ kodu verilmedi

23 Mayıs’tan bu yana zehirlenme şüphesiyle hastaneye giden askerlere açılan kayıtlarda “gıda zehirlenmesi” kodu kullanılmadı. Ayrıca askerlere verilen reçetelerde de gıda zehirlenmelerinde kullanılan kod kullanılmadı. Bu da, askerlerin her yurttaş gibi Sağlık Bakanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşması gereken geriye dönük hastalık hikayelerine ulaşımı imkansız hale getirdi.

Normal şartlar altında, hastaların TC. kimlik numaralarıyla Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerdeki hastalık hikayelerine ulaşılabilirken Manisa’da zehirlenen binlerce askerin hastalık hikayelerine söz konusu kodlar verilmediği için ulaşılamıyor.

Hastane sonuçlarına tam gizlilik

Hastanelerdeki tahlil ve muayene sonuçlarının hastaların birinci derece yakınlarına verilmesinde herhangi sakınca yokken ve hastane yetkilileri CHP’li Biçer’e ertesi gün verileceği söylenmesine rağmen askerlere ait test sonuçları ne ailelere ne de Biçer’e verildi. Hastane, sonuçların istenmesine karşılık olarak mahkeme kararı istedi. Çünkü soruşturma, tam gizlilik içinde yürütülüyordu.

Yayındayız

Sınıfsal Bakış

Sizin için Önerilenler

Yazarlar

Aktüel