Bizimle İletişime Geç

Dünya

‘Putin’den Trump’a: Ukrayna’yı silahlandırırsan ben de Taliban’ı silahlandırırım’

Rusya’nın önemli gazetelerinden Russia İnsider, “Putin’den Trump’a: Eğer Ukrayna’yı silahlandırırsan ben de Taliban’ı silahlandırırım” başlıklı bir makale yayınladı.

Gazetenin bu seviyedeki çıkışı tesadüfi değil, zira ABD’li neo-con yayın organı The Atlantic’in, Rusya’nın Taliban’ı silahlandırmakta olduğu yönündeki ciddi yazısının yanı sıra ABD’nin Afganistan’ı işgalinin ardından Taliban’ın eski düşmanı Rusya’nın kapısını çalındığı biliniyor.

Ancak iddiaların ötesinde, ilk defa Rusya’nın Afganistan sürecine bu şekilde müdahil olarak ABD’ye misillemede bulunabileceği ifade edilmiş oldu.

5 Eylül’de bir basın konferansında konuşan Vladimir Putin ise, Ukrayna’nın ABD tarafından silahlandırılması halinde olacakların sorulması üzerine “Kendini ilan eden cumhuriyetler (Donetsk ve Luhansk Halk Cumhuriyetleri) öteki taraftan ele geçirdikleriyle birlikte yeterince silaha sahipler. Ancak bu tür fikirleri olanların dikkat etmesi gereken şeylerden biri de şu ki, eğer çatışma bölgesine ABD silahları ulaştırılacak olursa kendini ilan etmiş cumhuriyetlerin buna nasıl karşılık vereceğini kim bilebilir? Belki onlar da kendi silahlarını problem yaratabilecek hassas çatışma alanlarına ulaştırabilirler.” şeklinde üstü kapalı olarak Russia İnsider’da yer alan makaleyi destekleyen provokatif bir yanıt vermişti.

İlgili:  ABD: Kırım, Ukrayna’ya dönene kadar Rusya'ya yaptırımlar devam edecek

Ukrayna’da ABD’nin artan varlığı

Ukrayna’da ABD’ci ‘Maidan’ darbesi sonrası iktidara yerleşen neo-liberal hükumet ve neo-nazi gruplar, Ukrayna’nın doğusunda Donetsk ve Luhansk Halk Cumhuriyetleri’nin ilanıyla sonuçlanan süreçte ‘Malorossiya’ adı verilen bölgede ayrılıkçı milislere karşı büyük kayıplar vermiş ve tam bir hakimiyet kuramamıştı.

Minsk Anlaşması ile sağlanan geçici ateşkesin kalıcı olamadığı Donbass’ta, Donetsk Halk Cumhuriyeti ordu komutanlarından Eduard Bazurin, ABD’nin, Ukrayna ordusuna destek vermek, silahlandırmak ve Rusya’ya karşı savaşta Ukrayna cephesini kızıştırmak için paralı askerlerle birlikte sahaya indiğini açıklamıştı.

Ukrayna ayrıca an itibariyle NATO’ya üye olma aşamasında ve yakın zamanda anayasasında buna uygun değişikliklerde bulundu.

ABD’nin Afganistan’ı işgali

ABD ve müttefiklerinin SSCB’yi yıpratmak için cihatçı örgütleri desteklediği ve büyüttüğü Afganistan, bugün tüm dünyada kan akıtan küresel cihadın doğum yeri sayılmakta.

11 Eylül saldırılarının ardından ABD, Usame Bin Ladin’i ülkede barındırdığı için ‘terörle mücadele’ bahanesiyle Afganistan’a girdi. Afganistan’da bir ara iktidarı ele geçirmiş olan Taliban’a karşı,ABD ile işbirliği halindeki yerel hükumet ve müttefiklerle birlikte başlatılan operasyonlar kalıcı bir işgalin ilk adımı oldu.

İlgili:  Çin'e ait casus gemisi, ABD'nin Alaska'daki THAAD testini günlerce fark edilmeden izlemiş!

Seçim kampanyasında “1 trilyon doları ve 2,000 ABD’linin canını neden harcadık? Ben buna devam etmeyeceğim, oradan çekileceğiz” söylemini tutturan Donald Trump, yakın vakitte ülkede mevcut 8,000 ABD askerine ek olarak 4,000 askeri daha Afganistan’a gönderme kararı aldı.

Oysa 7 Ekim 2001’de Afganistan’a çıkarma yapmaya başlayan ABD, o dönem bölgede bulunan 100,000 askerine ek olarak Avrupa’nın 50,000 askeri ve on binlerce paralı askerine rağmen, Taliban karşısında istikrarlı bir mücadele sürdüremedi ve gerçekçi bir başarı elde edemedi.

Yayındayız

Sınıfsal Bakış

Sizin için Önerilenler

Yazarlar

Dünya