Bizimle İletişime Geç

Aktüel

Reina’daki katliam öncesi ‘son uyarı’ yapan Milli Gazete’den açıklama: İnancımızın gereği

Reina’daki yılbaşı kutlamalarını hedef alan ve 39 kişinin hayatını kaybettiği katliamdan bir gün önce “Bugün Son Gün, Bu Son Uyarı. Kutlama!” sürmanşeti ile çıkan Milli Gazete’den söz konusu habere ilişkin açıklama geldi

Reina’daki yılbaşı kutlamalarını hedef alan ve 39 kişinin hayatını kaybettiği IŞİD katliamından bir gün önce “Bugün Son Gün, Bu Son Uyarı. Kutlama!” sürmanşeti ile çıkan Saadet Partisi’nin yayın organı Milli Gazete’den söz konusu habere ilişkin açıklama geldi.

Milli Gazete açıklamasında, söz konusu manşet haberi “Biz bunu ilk kez yapıyor da değiliz. Biz inancımızın gereği, gazetemizin “Milli”lik vasfı gereği, “Hak Geldi, Batıl Zail Oldu” nişanemiz gereği inancımızı yozlaştırmaya ve kültür emperyalizmine karşı her yıl “Yılbaşı Kutlama”yın diyoruz. Tam 44 yıldır yapıyoruz bunu” ifadeleri ile savunuldu.

Açıklamanın tamamı şöyle:

“Milli Gazete’mizin bu haftaki yayınlarında her zaman yaptığımız gibi fotoğrafın tamamını okuyucularımıza, milletimize gösterme gayretinde olduk. Son bir yıl içerisinde Türkiye’mizde milli birlik ve bütünlüğümüzü hedef alan, millet olma duygularımızı yaralamayı amaçlayan terör saldırılarını “o terör örgütü”, “bu terör örgütü” diye ayırt etmeksizin tarih tarih hatırlattık ve şunu söyledik: “İşte gün gün maruz kaldığımız hain terör saldırıları. Bir daha hatırlayıp şehitlerimizin kemiklerini sızlatmayalım.

Resmi yılbaşı kutlamalarına artık son verilmesini isterken; kamu kurum ve kuruluşlarınca desteklenen kutlamaların iptal edilmesi çağrısında bulunduk. Çok şükür, şehirlerimizin meydanlarındaki kamu destekli yılbaşı kutlamaları iptal edildi. 15 Temmuz’da alçakça planlanan darbe girişiminin sembollerinden biri olan ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü adını alan Boğaz Köprüsü’nde bu sene havai fişek gösterileri yapılmadı. “Kutlama!” derken işte tam da bunu söylüyorduk. Yıllardır milletimizle, gelenek ve göreneklerimizle ve de İslam’la zerre kadar alakası olmayan “Yılbaşı kutlamaları” üzerinden yapılan kültür emperyalizmine karşı şerefli bir duruştur Milli Gazete’nin yaptığı. “Yılbaşı kutlama” derken;  “alkol seline kapılma, piyango adı altında kumar tuzağına düşme, Allah (c.c)’a ve Resulüne isyan etme” dedik. “Yılbaşı Kutlama” derken; “15 Temmuz’da alçakça bir darbe girişiminin yaşandığı, onlarca terör saldırısına maruz kalındığı, binlerce şehidimizin olduğu bu günlerde Milli Gazete üzerine düşen vatanseverlik görevini yerine getirmiştir.

Kaldı ki, biz bunu ilk kez yapıyor da değiliz. Biz inancımızın gereği, gazetemizin “Milli”lik vasfı gereği, “Hak Geldi, Batıl Zail Oldu” nişanemiz gereği inancımızı yozlaştırmaya ve kültür emperyalizmine karşı her yıl “Yılbaşı Kutlama”yın diyoruz. Tam 44 yıldıryapıyoruz bunu. Seneye 45’inci kez yine yapacağız ve “Yılbaşı Kutlama” diyeceğiz elbette. Bizim işimiz bu! Emperyalizmin her türlüsüne… Ülkemizin her bakımdan sömürülmesine ve maneviyatımızı çökertme projelerine karşı milli bir direnci ifa ediyoruz. Kimse bizden “Önce ahlak ve maneviyat” bayrağını bırakmamızı beklemesin. Gönül ister ki, maneviyatımıza yeltenilen bu saldırıları hep beraber bertaraf edebilsek  ve böylece Milli Gazete’mizin bu uyarıcı yayınları yapmasına, bu manşetleri atmasına gerek kalmasa.

Son yıllarda Milli Gazete’nin “yılbaşı kutlamaları”yla ilgili yayınları milletimiz nezdinde karşılık bulmuş; Müslümanlar için bir takvim yılı değişikliğinden başka hiç bir şey ifade etmeyen bugünlere dair pozitif bir hassasiyet ortaya çıkmıştı. Milli ve manevi değerlerimizden uzak olan, kültür emperyalizminin en önemli aracı olarak varlığını sürdüren, dahası ve subliminal misyonerlik faaliyeti olarak içimizde derin bir yara açan yılbaşı kutlamalarından giderek uzaklaşılıyordu. Bu sene daha da güzel gelişmeler olmuştu. İfade ettiğimiz gibi çağrımız üzerine yılbaşı kutlamalarından kamu desteği çekildi. Belediyeler meydan, ve caddelerdeki yılbaşı süslemelerinin dozajını kısmen düşürdü. AVM’lerdeki yılbaşı süslemelerinde yetersiz de olsa azalmalar başladı.. Daha da önemlisi Diyanet İşleri Başkanlığımız yılbaşı kutlamalarıyla ilgili olarak bütün camilerimizde hutbe okuttu ve bu kutlamaların Müslümana yakışmayacağını anlattı. Fakat eğlence merkezi saldırısından sonra oluşan bu pozitif gelişmeler de aslında bir bakıma hedef alınmış oldu. Zira maksatlı kişiler Milli Gazete’mizin bu yayınlarını çarpıtmaya çalışırken Diyanet İşleri Başkanlığı’na da benzer haince saldırılar yöneltmekten geri durmadılar.

Bir hususa daha dikkat çekelim. İsim vermeden, hedef göstermeden yapalım bunu da…  Şu gazete demeyelim.. Şu gazeteci veya bu yazar da demeyelim. Sosyal medyada paylaşılan şu mesaj, bu mesaj da demeyelim. Terörle isimleri sık sık sık anılanlar diyelim. Soruşturmalar geçirenler diyelim… İslam deyince rahatsızlıklarını belli edenler diyelim… Herkes hangi maksatla yapıldığını bilse de… Cılız kalsa da… Toplumun her kesiminden cevaplarını alsalar da… Sanki şiddeti savunuyormuşçasına Milli Gazete’mizi dillerine dolamaları bile bizi rahatsız etti. Bizi bilenler bilir.. Aslında onlar daha iyi bilir.. Milli Gazete; milli birlik ve bütünlüğün, toplumsal barışın, toplumun bütün kesimleriyle kardeşliğinin teminatıdır. Hiçbir zaman ve hiçbir zeminde.. Hiçbir satırında ve hiçbir kelimesinde şiddeti gündemine almaz. Milli Gazete’nin puntolarında şefkat, merhamet, sevgi ve kardeşlik büyür. ”

Aktüel