Bizimle İletişime Geç

Dünya

Sona eren bir iç savaş – Yumna Patel – Ryan Mcnamara (Jacobin)

“Parlamento seçimlerine sahip bir birlik hükümeti, muhtemelen Netanyahu’nun kurtulmak istediği bir şey olan Filistin ve İsrail arasındaki müzakerelere olan ilgisini yenileyecektir.”

On yıldır süren bir anlaşmazlık içinde olan iki Filistinli siyasi parti ve El Fetih aralarında bir uzlaşma süreci başlattı. Anlaşma, ’ın Şeridi’ndeki fiili kontrolünü sona erdirme ve diğer noktaların yanı sıra genel seçimler yapılmasına dair bir sözü de içeriyor.

Son genel seçimler 2006’da yapıldı. Hamas kazandığında, Birleşik Devletler ve İsrail sonuçları tanımayı reddetti. İsrail Hamas parlamenterlerini tutukladı, hükümetlerini boykot etti ve yaptırım uyguladı, ayrıca ve İsrail, El Fetih’in seçimi kaybetmesine rağmen iktidarını koruma girişimlerini de destekledi. Gerginlik yükseldi, savaş çıktı ve sonuçta Hamas El Fetih’i Gazze Şeridinden çıkardı. Hamas Gazze’deki iktidarını sağlamlaştırırken Fetih Batı Şeria yönetimini elinde tuttu.

O süreçte senatör Hillary Clinton’un sızdırılmış bir raporda, Hamas’ın seçim zaferi konusunda “ topraklarında seçim yapılması için baskı yapmamız gerekmiyordu. Bence bu büyük bir hataydı. Ve eğer bir seçim için bastıracaksak o zaman kimin kazanacağını belirlemek için bir şeyler yaptığımızdan emin olmalıydık” dediği açığa çıktı.

O zamandan bu yana Birleşik Devletler, İsrail ve Filistin Yönetimi başkanı Mahmud Abbas, Gazze halkına, insani krizin derinleşmesine neden olan önlemleri de kullanarak, kuşatılmış yerleşim bölgesinde El Fetih liderliğindeki Filistin Yönetimi’nin kontrolünü kabul etmelerine dönük baskı uyguladı.

Abbas, geçtiğimiz yaz Gazze’deki Filistin Yönetimi çalışanlarının maaşlarını yüzde 30 oranında azaltan, elektrik arzını günde ortalama iki ila üç saate çeken ve tıbbi finansman desteğini düşüren genişletilmiş yeni yaptırımları ilan etti. İsrail ablukası nedeniyle, Gazze’deki işsizlik yüzde 40 civarında ve yaşam koşulları da sürekli bir insani kriz içindeydi zaten.

Hamas’ı uzlaşmaya çekmek için uygulanan yaptırımlar işe yaramış gibi görünüyor. Örgüt Fetih ile ilişkili olduğu iddia edilen esirleri serbest bırakarak iyi niyet mesajı gönderdi ve El Fetih’in merkezi taleplerinden biri olan Gazze İdari Komitesi’ni dağıttı.

İlgili:  Suriye'de bir ABD askeri öldü

Önümüzdeki hafta Kahire’de yapılacak bir dizi uzlaşı görüşmesinden önce bu hafta, El Fetih kontrolündeki Filistin Yönetimi, Hamas’ın orada nasıl bir rol oynayacağını tam olarak belirtmeksizin Gazze’deki resmi sorumlulukları devraldığını duyurdu.

Uzlaşma, Filistin Yönetimi’nin hem Gazze hem de Batı Şeria üzerinde tam sorumluluk üstleneceği anlamına geliyor. Öte yandan Fetih Hamas’ı çıkardıktan sonra egemenlik kurmasına rağmen oluşturulan birleşik hükümeti Batı Şeria ve Gazze genelinde, -Hamas’a Filistin Yönetimi parlamentosunda sandalye kazanma şansı verecek- bir seçim yapmak zorunda, ki bu, El Fetih, ABD ve İsrail için en büyük sorun.

Ancak müzakereler, her iki tarafın aralarındaki ilişkinin doğasını değiştirmeyi gerektirdiği için zorluklarla karşı karşıya. Herhangi bir anlaşmanın Filistin Yönetimi üzerinde güçlü bir rol oynayan; Mısır, Körfez Devletleri, İsrail ve ABD’nin tepkisini çekmemesi gerektiğini söylemeye gerek yok.

Zorlu bir nokta, Abbas’ın Hamas’ın silahlı kanadı İzzettin El Kasım Tugayı’ndan silahlarını Filistin Yönetimi’ne vermesini istemiş olmasıdır. Abbas, Hizbullah’ın kendi silahlarına sahip ve devletin geri kalanından büyük ölçüde bağımsız olmayı sürdürdüğü Lübnan’dakine benzer bir durum istemediğini söyledi. Hamas lideri İsmail Haniya ise önümüzdeki zorlu görüşmelere dönük sinyal niteliğinde, örgütünün her zaman silahlı direniş hakkını elinde tutacağını söyledi.

Yine de Kahire’deki görüşmeler birçok Gazzeli’nin umutlarını artırdı. Mısır ile potansiyel olarak gelişmiş bir ilişkiye işaret ediyorlar; yani Gazze’nin dış dünya ile yegane bağı olan Rafah sınır kapısının açılmasına. Şu an pek çok Gazzelinin kuşatma altındaki kıyı bölgelerine bir kez girmesi ya da çıkması bile kimi zaman ayları bulmakta. Mısırlı yetkililer sadece periyodik olarak Rafah sınır kapısını açıyorlar. Kapalı kaldığı süre esnasında sınırın her iki tarafında Filistinliler büyük zorluklar içinde bekliyor. Anlaşma aynı zamanda umutsuzca ihtiyaç duyulan elektrik ve istihdam olanaklarının artması anlamına da gelebilir.

İlgili:  Avrupa Parlamentosu'ndan yandaş Daily Sabah'a yasak

Siyasi tutsaklar da bir mesele olacak. Hamas ve El Fetih birçoğu birbirlerinin üye ve taraftarlarından oluşan muhaliflerini ve rakiplerini tutukluyorlardı. Ve bunun durdurulması pek olası görünmüyor. Herhangi bir kalıcı anlaşma bu konuyu içermek zorunda mutlaka. Öte yandan Abbas, kısa bir süre önce eleştirel medya üzerinde darbe başlattı; bağımsız gazeteciler tutuklandı, Hamas’a bağlı haber kaynaklarına erişim engellendi.

Bu tür uygulamalar hareketleri uzlaştırmaya dönük önceki girişimlerin başarısız olmasına neden olmuştu. 14-16 Eylül’de yapılan bir ankette, Batı Şeria ve Gazze’deki katılımcıların yüzde 61’i ulusal uzlaşmanın yaşayabilirliği konusunda kötümser olduğunu belirtti.

Herkes birliği istemiyor

Barış sürecinin tamamlanması ve sonunda seçimlerin yapılması halinde, dış güçlerin Hamas ortaklıklı hükümet hakkında söyleyecek bir şeyleri olacak büyük ihtimalle.

Şimdiye dek, İsrail ve ABD, uzlaşma umutlarıyla ilgili olarak nispeten sessiz kaldı.

Daha önceki çabalar sırasında İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu görüşlerini açıkça belirtmişti. “Eğer Hamas Filistin Hükümeti’ne katılırsa Filistin Yönetimi ile görüşmeler yapmayacağız “demişti 2011 yılında. Bu defa tonunu yumuşattı, bunun yerine diğer şeylerin yanında herhangi bir uzlaşma anlaşmasının Hamas’ın silahsızlandırılmasını da kapsaması gerektiğini ifade etti.

2008 yılında Vanity Fair (politik dergi) Bush yönetiminin o ana kadar “gizli bir girişim”in finanse edilmesine yönelik planlar yaptığını bildirdi: Filistin’de bir iç savaşı kışkırtmak. El Fetih güçleri “demokratik yollarla seçilmiş Hamas liderliğindeki hükümeti devirmek için gerekli güce kavuşturulması amacıyla Amerika emriyle sağlanan yeni silahlarla donatılacaktı.”

Parlamento seçimlerine sahip bir birlik hükümeti, muhtemelen Netanyahu’nun kurtulmak istediği bir şey olan Filistin ve İsrail arasındaki müzakerelere olan ilgisini yenileyecektir. Yeniden canlanacak bir “” Netenyahu Hükümeti’nin yerleşim yerlerini genişletme politikası açısından nispeten elverişli olan koşullarını riske atacaktır.

Dışsal Müdahale

Bu arada Londra merkezli Al-Hayat gazetesi, Abbas’ın uzlaşmaya ilişkin şartları arasında, Gazze Şeridi yönetimine yabancı bir katılımın olmaması ve restorasyon ve kalkınma için verilecek herhangi bir paranın ancak Filistin hükümeti tarafından yönlendirilmesi gerektiğinin olduğunu da yazdı.

İlgili:  'ABD, 20'den fazla IŞİD komutanını Deyrezzor'dan tahliye etti'

İsrail’in günlük Haaretz gazetesinde yayınlanan bir habere göre de, “Filistinli yetkililer” bu koşulların 2014’deki yıkıcı İsrail saldırısından beri Gazze’deki Hamas yönetimiyle yakın diplomatik ilişkiler sürdüren eski Fetih lideri ve Abbas’ın siyasi rakibi Muhammed Dahlan’ın ya da Katar gibi ülkelerin sürece katılımını engellemeye yönelik.

Bazıları, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail’in Dahlan’ı, ya Abbas’ın halefi ya da Batı Şeria ve Gazze’deki güçlerin hiçbir zaman aralarında uzlaşmaya varamamaları, ve kendi devletçiklerini oluşturmaları durumunda ortaya çıkacak “Gazze Devleti”nin başbakanı olarak destekleyecekleri tahmininde bulunuyor.

Her iki durumda da, Dahlan’ın Gazze’deki etkisi, Abbas’ı zayıflatıp, hepsi Amerika ve İsrail’in müttefikleri olan Katar hariç, Mısır, Suudi Arabistan ve diğerlerinin rollerini güçlendirirken, , Katar ve İran’ın (Gazze’deki mevcut Hamas devleti müttefikleri) rollerini “etkisiz hale getirmenin” bir yolu olarak görülüyor.

Gidilecek uzun bir yol var

Hamas ve El Fetih arasındaki mücadele, genellikle Filistin davasına zarar vermektedir. Siyasi tutuklamalar, yaptırımlar ve sabotajlar bağımsızlık mücadelesine zarar verdi. Uzlaşma, birleşik cepheye doğru atılan ilk adımları temsil ediyor ve bu nedenle, önemli zorluklara rağmen ciddiye alınmalıdır.

Ancak ulusal zorluklar şu anda mevcut engellerin sadece bir parçası. Filistin, bağımsızlığa düşman hükümetler tarafından çevrelenmiştir. Sisi’nin Mısır’ı, bölge için ABD-İsrail tasarımları noktasında istekli bir işbirlikçi olduğunu kanıtlamıştır ve Suudi Arabistan ve Türkiye, İsrail’le birlikte çalışmaya ona karşı çıkmaktan çok daha isteklidirler. Birleşik Batı Şeria ve Gazze liderliği, ABD ve İsrail gibi emperyal güçlerin bölgenin yönetimi üzerinde nüfuz sahibi olmalarını zorlaştıracaktır.

Bu yazı “Jacobin” adlı siteden Yolculuk Gazetesi için çevrilmiştir.

https://www.jacobinmag.com/2017/10/palestine-hamas-fatah-gaza-west-bank

Yayındayız

Sınıfsal Bakış

Sizin için Önerilenler

Yazarlar

Dünya