Bizimle İletişime Geç

Kadın

Bu sözler Erdoğan’a ait: Kadınlar, oy kullanma dışında hiçbir siyasal katılım göstermemelidir

Tayyip Erdoğan’ın 1985 yılında Milli Gazete’ye verdiği röportajda sarf ettiği “Kadının yeri evidir. Oy kullanmanın dışında hiçbir siyasal katılım göstermemelidir” şeklindeki ifadeleri referanduma bir gün kala yeniden gündemde.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 1985 yılında Milli Gazete’ye verdiği röportajda “Kadının yeri evidir. Oy kullanmanın dışında hiçbir siyasal katılım göstermemelidir” ifadelerini kullandığı ortaya çıktı.

Dönemin Milli Görüş hareketinin resmi yayın organı olan Milli Gazete’nin 27 Nisan 1985 tarihli nüshasında yayımlanan “R. Tayyip Erdoğan ile mülakat” başlıklı söyleşide Erdoğan’ın kullandığı kadın düşmanı sözler başkanlık referandumuna bir gün kala yeniden gündeme geldi.

‘Anarşik durumun nedeni kadının evinden çıkması’

Erdoğan, “Kadının toplumdaki yeri hakkında ne düşünüyorsunuz?” şeklindeki soruyu şu şekilde yanıtlamıştı: “Kadının yeri evidir. Oy kullanmanın dışında hiçbir siyasal katılım göstermemelidir. Türkiye’nin bu anarşik ortama gelmesinin nedeni, kadının evden dışarı çıkması, şefkat ve sevgiden mahrum terörist gençliğin yetişmesine neden olmuştur.”

Erdoğan’ın kadın düşmanlığı sır değil

Tayyip Erdoğan’ın kadının toplumdaki yeri ve kadın-erkek eşitliğine ilişkin fikirleri sır değil. Erdoğan başbakanlığı ve cumhurbaşkanlığı yaptığı 15 yıllık dönemde kadınlara yönelik onlarca ayrımcı ve düşmanca sözler sarf etmişti. Bunların en bilinenleri “Kız mıdır kadın mıdır bilmem” çıkışı olarak hafızalara kazınmıştı. Erdoğan’ın “yeni zaman” kadın düşmanlığı çıkışlarından bazıları şöyle:

(Münevver Karabulut cinayetine ilişkin) “Çocuğumuz öyle nereye giderse gitsin olmaz. Yalnız bırakılan ya davulcuya ya zurnacıya..” dedi. (Temmuz 2009)

(Fatih Altaylı’ya verdiği röportajdan) “Değerlerine önem veren anne, baba kızının birilerinin kucağına oturmasını ister mi? Dolmabahçe’de ofisimin önünden Kadıköy’den gelenlerin filan orada durumunu görüyorum. Bütün bunları gördüğüm zaman, bunlar benim aslında kendi değerlerimle uyuşan şeyler değil. Buna rağmen benim toplumumun insanıdır diyorum, giyimine kuşamına şusuna busuna karışamam diyorum…” (Haziran 2012)

(Gazeteci Amberin Zaman’a) “Oradan da gazeteci kılıklı bir militan çıkmış, edepsiz bir kadın, ‘Müslüman ülkede bunu beklemek zor değil mi’ diyor. Haddini bil haddini. Eline vermişler bir kalem, gazete köşesinde yazıyorsun. Çıkarıyorlar seni işte bu malum Doğan grubunun televizyonuna, oradan da saygısızca yüzde 99’u Müslüman olan bu halka hakaret ediyorsun.” (2014)

(Kadın erkek eşitliği) “Kadın erkek eşitliği diyorlar. Erkek erkeğe eşitlik doğru olandır. Kadın kadına eşitlik doğru olandır. Kadının adalet karşısındaki eşitliği aslolandır. Mağdur olanın mağdur eden seviyesine çıkartılmasıdır eşitlik. Kadınları ihtiyacı olan eşitlikten ziyade eşdeğer olabilmek yani adalettir. Kadın ile erkeği eşit konuma getiremezsiniz çünkü o fıtrata terstir. Çünkü fıtratları farklıdır.” (24 Kasım 2014)

Kadın düşmanlarına ‘hayır’!

Yarın yapılacak başkanlık referandumu öncesi “hayır” kampanyası yürüten onlarca kadın örgütü ve feminist çevre “Kadın düşmanlarına hayır” çağrısı yapıyor.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Taksim İstiklal Caddesi’nde “Yaşamımız ve haklarımız için hayır” sloganıyla yürüyen 40 bini aşkın kadının yürüyüşü milyonlarca kadına umut olmuştu.

 

Yorumlar

Sınıfsal Bakış

Kadın