Gazete Yolculuk Haber Merkezi
Bir + bir dergisi HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutsak olduğu Edirne Hapishanesi’ne gönderdiği sorular ile bir röportaj gerçekleştirdi.
45 farklı ismin soru gönderdiği Demirtaş, iki kişilik hücresinden herkese selam gönderirken Kürtçeye karşı tutumuna yönelik eleştirilerden, sanata, hapishanelerde ucuz emek kullanımından emek hareketine dair birçok konuda konuştu.
“Ülkeyi yönetenlerin okudukları kitaplardan fazlasını yazdım”
Şeyhmus Diken’in siyaset alanının daraldığı yerde iyi edebiyat yapmanın bir karşı duruş olduğuna dair sorusuna Demirtaş her şeyden önce ülkeyi yönetenlerin hayatları boyunca okudukları kitaplardan daha fazlasını yazdığını söylerken şöyle konuştu:
“Aslında ben ne siyasette ne edebiyatta çok şey söylemiş değilim. Sadece kendi kendime mırıldanıp duruyorum. Söyleyecek çok şeyim var, ama söylemek için ne zaman buldum ne de fırsat. Bir gün bulabilir miyim, onu da bilmiyorum. Yine de hepimizin topluma karşı sorumlulukları var. Nitelikli, ahlâklı, erdemli bir siyaseti var etmek zorundayız. İnsani olana ait ne varsa tükendi çünkü. Su tükendi. Murathan Mungan’ın son kitabı Hamamname’de dediği gibi, sular çekiliyor dünyadan. Habercisi, tabiattan önce içinizdeki kuraklık, gözlerinizdeki çoraklık. Sular tamamen çekildiğinde hiçbir hikâyeniz kalmayacak geriye yaşadıklarınızdan. Bunca yıl kendi cehenneminize odun taşıdınız. Söndürmek için bir katre olsun beklemeyin artık ummandan. Yazdıklarım edebi açıdan bir şeyler ifade etsin diye çok çabalıyorum. Böyle bir kaygıyı ciddi ciddi taşıyorum. Yani politik kimliğimin arkasına saklanıp sloganik yazmayı doğru bulmuyorum.”
Tuğrul Eryılmaz’ın “tutsaklığın ardından dinleyeceğiniz ilk müzik ve yapacağınız ilk yemek ne olurdu” sorusuna ise Demirtaş şöyle yanıt verdi:
“Yıllarca hapislikten sonra eve girer girmez ille de yemek yapıp özgürlük müziği dinle diyorsanız tamam, öyle yapayım 🙂 Ciwan Haco’dan “Diyarbekir Mala Min a”yı dinleyip sarımsaklı bir Zaza yemeği olan zerbêti yapardım. O kadar sarımsaklı yedikten sonra evde herkes benden uzak durur artık, canın sağolsun Tuğrul Abi.”
“Çözüm yeni Anayasa”
Sosyolog Mesut Yeğen’in Demirtaş’a yönelik Kürt sorununda çözüm yollarına dair sorduğu sorulara ise Demirtaş şöyle cevap verdi:
“Özellikle yeni anayasayı yapabilmek için özgürlük ortamının oluşturulmasına kim katkı sunacaksa onunla diyalog ve işbirliği içinde olmak demokrasinin de gereğidir. Biz bütün siyasi mücadeleleri sona erdirecek bir işbirliğinden söz etmiyoruz. Siyasi mücadeleyi anlamlı ve değerli hale getirebilecek yeni bir atmosferin ve sistemin birlikte var edilmesinden söz ediyoruz. Birikmiş bunca sorun, tek bir seçim vesilesiyle bir anda çözülemez. Adım adım ilerlemek daha doğru olur sanırım. En kapsamlı çözüm ise yeni bir anayasayla sağlanacaktır. Ama önce bunun için gerekli ortamı yaratmaya yoğunlaşmakta fayda var.”

