• Aktüel
  • Politika
  • Emek
  • Üniversite
  • Dünya
  • Kadın
  • Kent
  • Kültür&Sanat
  • Bilim
  • Yolculuk Blog
  • Radyo
Yolculuk Gazetesi
10 Eylül Perşembe 2020
  • Aktüel
  • Politika
  • Emek
  • Üniversite
  • Dünya
  • Kadın
  • Kent
  • Kültür&Sanat
  • Bilim
  • Yolculuk Blog
  • Radyo
No Result
View All Result
  • Aktüel
  • Politika
  • Emek
  • Üniversite
  • Dünya
  • Kadın
  • Kent
  • Kültür&Sanat
  • Bilim
  • Yolculuk Blog
  • Radyo
No Result
View All Result
Yolculuk Gazetesi
No Result
View All Result

Beni Leninizme Sürükleyen Yol - Ho Chi Minh (*)

02.03.2020 17:53
Beni Leninizme Sürükleyen Yol – Ho Chi Minh (*)

Gazete Yolculuk, devrimler tarihinin ustalarının, günümüze ışık tutmayı sürdüren yazılarını ve çalışmalarını çevirerek okuyucularıyla ve ülkemizin genç kuşaklarıyla Devrim Kitaplığı altında buluşturuyor.

Beni Leninizme Sürükleyen Yol

“1. Dünya Savaşı’ndan sonra, hayatımı Paris’te idame ettiriyordum, kâh bir fotoğrafçıda rötuşçu olarak kâh (Fransa’da üretilmiş) “Çinli antikalar” dükkanında boyacı olarak. Fransız sömürgecilerinin Vietnam’daki suçlarını teşhir eden bildiriler dağıtırdım.

O vakitler, Ekim Devrimi’ni yalnızca içgüdüsel olarak destekledim, onun tarihsel öneminin tümünü henüz kavrayamamıştım. Lenin’e yurttaşlarını kurtaran büyük bir yurtsever olduğu için sevgi ve hayranlık besledim; o vakte dek hiçbir kitabını okumamıştım.

Fransız Sosyalist Partisi’ne katılma sebebim, -şu an yoldaşım olarak hitap ettiğim- ezilen halkların mücadelelerine ve bana dönük anlayış gösteren o beyler ve bayanlardı. Ama ne parti nedir bilirdim, ne sendika ne de sosyalizm veya komünizm.
Sosyalist Parti’nin şubeleri arasında, Sosyalist Parti’nin İkinci Enternasyonal’de mi kalması, bir İki Buçukuncu Enternasyonal’in mi kurulması gerektiği ya da Lenin’in Üçüncü Enternasyonal’ine mi katılmak gerektiği hususunda hararetli tartışmalar hasıl oluyordu. Toplantılara düzenli olarak katıldım, haftada iki veya üç kez tartışmaları dikkatlice dinledim. Başlarda, derinlemesine anladığım söylenemez. Neden tartışmalar kızışıyordu? İkinci, İki Buçukuncu veya Üçüncü Enternasyonal ile de olsa, devrim kavgası sürdürülebilirdi. Tartışmanın alemi neydi o zaman? Birinci Enternasyonal’e gelinceyse, ona ne olmuştu ki?

En çok bilmek istediğim -ve tartışmalarda bilhassa gündeme gelmeyen- şey şuydu: Hangi enternasyonal sömürge ülkelerin halklarıyla birlikte duruyordu?

Bu soruyu –nazarımda en önemlisi olan- bir toplantıda yönelttim. Bazı yoldaşlar da yanıtladı: Üçüncü, İkinci Enternasyonal değil. Ve bir yoldaş bana okumam için L’Humanite tarafından basılan Lenin’in “Ulusal ve Sömürge Sorunu Üzerine Tezler” kitabını verdi.

Bu çalışmada anlaması güç siyasi terimler vardı. Ancak tekrar ve tekrar okumak yoluyla nihayet onun ana kısmını kavradım. Nasıl bir duygu, ileri görüşlülük ve güven doluverdi içime! Sevinçten gözyaşlarına boğuldum. Odamda yalnız oturmama rağmen, büyük kalabalıklara sesleniyormuşçasına bağırdım: “Sevgili şehitler yurttaşlar! İşte ihtiyacımız olan, işte kurtuluşumuza giden yol!”

Sonrasında ise tüm güvenim Lenin ve Üçüncü Enternasyonal’deydi.
Daha evvel Parti şubesinin toplantılarda sadece konuşmaları dinlerdim; hepsinin mantıklı olduğu yönünde müphem bir inancım vardı ve kimin doğru kimin yanlış olduğunu ayırt edemezdim. Ancak o andan itibaren ben de tartışmalara daldım ve ateşlice tartıştım. Hala Fransızca kelimelerle düşüncelerimi ifade etmekte zorlansam da, Lenin ve Üçüncü Enternasyonal’e dönük ithamları altta kalmayan bir coşkuyla paramparça etim. Tek argümanım şuydu: “Eğer sömürgeciliğe karşı değilseniz, eğer sömürülen halklarla yan yana durmuyorsanız, nasıl bir devrimin peşindesiniz?”
Sadece kendi Parti şubemin toplantılarına değil, diğer şubelerin toplantılarına da “pozisyonumu” koymak üzere katıldım. Artık tekrar belirtmeliyim ki yoldaşlar Marcel Cachin, Vaillat Couturier, Monmousseau ve pek çokları birikimimi genişletmeme yardımcı oldular. En sonunda, Tours Kongresi’nde, onlarla birlikte Üçüncü Enternasyonal’e katılmak için oy kullandım.

İlk aşamada komünizm değil, vatanseverlik beni Lenin ve Üçüncü Enternasyonal’e güvenmeye itti. Adım adım, mücadeleyi sürdürmekle birlikte, pratik çalışmalara paralel olarak Marksizm-Leninizm çalışarak, tüm dünyada yalnızca sosyalizmin ve komünizmin işçileri ve ezilen ulusları özgürleştirebileceği gerçeğine kademeli olarak vardım.

Ülkemde olduğu gibi Çin’de de ”Bilgenin Kitabı” olarak bilinen mucizevi bir efsane vardır. Büyük zorluklarla karşılaşıldığı zaman birisi onu açar ve çıkış yolunu bulur. Leninizm yalnızca bir mucizevi “bilgenin kitabı” değil, biz Vietamlı devrimciler ve halk için bir pusuladır. O aynı zamanda yolumuzu nihai zafere, sosyalizme ve komünizme doğru aydınlatan parlak güneştir.”

(*)Vietnam devriminin ustası Ho Chi Minh’e ait bu metin, 1960 yılında “Beni Leninizme Sürükleyen Yol” adıyla yayınlanmıştır.

istanbul
vuzzu.net

  • Aktüel
  • Politika
  • Emek
  • Üniversite
  • Dünya
  • Kadın
  • Kent
  • Kültür&Sanat
  • Bilim
  • Yolculuk Blog
  • Radyo
GAZETE YOLCULUK

Bu site Adali Labs tarafından geliştirilmiştir. Sitede yer alan tüm içeriklerin yayın hakları saklıdır.

No Result
View All Result
  • Aktüel
  • Politika
  • Emek
  • Üniversite
  • Dünya
  • Kadın
  • Kent
  • Kültür&Sanat
  • Bilim
  • Yolculuk Blog
  • Radyo

Bu site Adali Labs tarafından geliştirilmiştir. Sitede yer alan tüm içeriklerin yayın hakları saklıdır.