• Hakkımızda
  • İletişim
  • Sayılar
No Result
Tüm sonuçları görüntüle
4 Kasım Çarşamba 2020
yolculuk
  • Aktüel
  • Emek
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Kadın
  • Yaşam
    • Kültür&Sanat
  • Kent-Ekoloji
  • Sınıfsal Bakış
  • Blog
    • Devrim Kitaplığı
    • Enternasyonal Yolculuk
  • Aktüel
  • Emek
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Kadın
  • Yaşam
    • Kültür&Sanat
  • Kent-Ekoloji
  • Sınıfsal Bakış
  • Blog
    • Devrim Kitaplığı
    • Enternasyonal Yolculuk
No Result
Tüm sonuçları görüntüle
Yolculuk
No Result
Tüm sonuçları görüntüle

Çorlu tren katliamının 6. duruşması görüldü: Bugüne kadar davada neler yaşandı?

2018 tarihinde gerçekleşen Çorlu tren katliamının ardından bugün görülen 6. duruşma sona erdi. Dava mart ayına ertelendi. Peki ama bugüne kadar neler yaşandı

04.11.2020 16:34
4 0
TweetPaylaşGönderGönderTara

Gazete Yolculuk Haber Merkezi

Bugün görülen 6. duruşmanın ardından yeniden oluşturulan bilirkişi ekibinin raporları doğrultusunda soruşturmanın kapsamı genişletilirken, ailelerin avukatı Evren İşler şöyle konuştu:

“TCDD risk analizi dahi yaptırmamış, risklerin ne olduğuna dair fikirleri yok. Bu dosyadaki yargılama en baştaki sorumlulara gitmek zorundadır. Elimizde kor ateşi tutuyoruz, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı bu tutumla devam etmemelidir. Bizim tespit ettiğimiz sorumlular: Mümin Karasu, İsa Apaydın, uzun yıllar Ulaştırma Bakanlığı yapan Binali Yıldırım, katliam tarihindeki Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, Nizamettin Aras, Fahrettin Yıldırım, Nihat Aslan, Cemal Yaşar Tangül.”

Dava tren katliamı davası ertelendi. 7. duruşmanın tarihi 16 Mart 2021 olarak belirlendi.

Bugüne kadar neler yaşandı

2002 yılında iktidara gelen AKP birçok kurumun içini boşaltırken bu durumdan en fazla etkilenen kurum da TCDD oldu. 2004 yılında Pamukova’da meydana gelen tren kazasında 41 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından bugüne kadar yaşanan tren kazalarında ise ölen insanların sayısı 100’ün üzerinde.

Dünyanın en güvenli ulaşım aracı olarak gösterilen demiryolu ulaşımı sırasında, Türkiye’de her yıl çok sayıda insan hayatını kaybediyor. 8 Temmuz 2018 tarihinde de Uzunköprü’den İstanbul’a giden yolcu treninin Çorlu’da raydan çıkarak devrildiği ve 25 yolcunun hayatını kaybettiği tren kazası yaşandı.

Facianın, yağışın etkisiyle beraber bakımı yapılmayan menfezlerin kayması sonucu yani doğrudan ihmal sonucunda yaşandığı biliniyor. Ancak bugüne kadar açılan davada bir ilerleme olmazken katliamda hayatını kaybedenlerin ya da yaralananların ailelerine hakaret davaları açıldı.

Kazanın nedeni kâr hırsında saklı

TMMOB yaptığı araştırmaların ardından hazırladığı kapsamlı rapor, katliamdaki sorumluları ortaya çıkarmıştı. Rapora göre, sistematik olarak devlet kurumlarında dahi karlılığın ön plana alındığı ortaya çıkarken maliyetlerin azaltılması için “yol bekçisi” uygulamasının kaldırılması kazanın asli unsuru olarak sunuldu.

Buna göre, yoğun yağış altında zaten araziye uygun olmayan menfez ve ray malzemeleri kazaya davetiye çıkartırken, yol bekçisinin kaldırılması da ray ve menfez arasında oluşan boşluğun görülememesine sebep olmuş.

Bu nedenlerle kazanın ardından, Çorlu’da yaşananlar, bilinemeyen bir kaza olmaktan çok göz göre göre gelen bir facia olduğu değerlendirmeleri yapıldı. Ancak ihmaller ve yapılması gerektiği halde iptal edilen uygulamalar; birinci derecede sorumlu devlet görevlileri dava sürecinin unsurları olamadı.

Katliamın yaşandığı günden bugüne neler yaşandı?

Bilirkişi ekibinde tanıdık isim

8 Ekim 2018 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı’na kazayla ilgili bilirkişi raporu gönderildi. Bilirkişi raporunu hazırlayan ekibin içinde ise Pamukova kazasını aklayan, yıllarca Ulaştırma Bakanlığı’nda görev almış ve bu bakanlık ile girdiği ticari ilişkiler ile dikkat çeken Prof. Dr. Mustafa Karaşahin bulunuyordu.

Mustafa Karaşahin 2005-2012 yılları arasında Ulaştırma Bakanlığında danışman olarak görev almış, 2009-2013 yılları arasında YHT İşletmesi Danışmanlığında bulunmuştu. 2013’ten itibaren ise Kaza Araştırma ve İnceleme Kurulu üyeliği yapan Karaşahin, Çorlu tren katliamının yaşandığı bölgede de 2012-2014 yılları arasında çalışmıştı.

Bilirkişi raporu şaşırtmadı; yaklaşık 150 yıldır kullanılan ray ve menfez olduğuna dikkat çekilen raporda, menfezin gayet başarılı olduğu belirtilirken sadece gerekli bakımları yapmadıkları için Demiryolu Bakım Müdürü Turgut Kurt, Yol Bakım Onarım Şefi Özkan Polat, Hat Bakım ve Onarım Memuru Celaleddin Çabuk ile Köprüler Şefi Çetin Yıldırım’ı “asli kusurlu” bulundu.

Bilirkişi raporunun ardından ise Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı ismi geçen 4 isim hakkında soruşturma açtı. İfadeleri alınan 4 kişi adli kontrol şartı ile de serbest bırakıldı.

Bilirkişi raporunun sadece 4 kişiyi kusurlu bulmasının ardından tren katliamında yaşamını yitirenlerin aileleri, Mustafa Karaşahin ve Bekir Sıddık Binboğa Yarman’ı bilirkişi olarak reddettiklerini ve hazırlanan raporun da gerçekleri bütün olarak irdelemekten uzak olduğunu söyleyerek bilirkişi raporuna itiraz etti.

Üst düzey yetkililere dokunulmadı

28 Şubat 2019 tarihinde ise Çorlu tren katliamıyla görevli mahkeme ailelerin bilirkişi raporuna yaptıkları itirazı görmezden gelerek, hazırlanmış olan rapor doğrultusunda tren şefi Hüseyin Kahraman, makinistler Halil Altınkaya ve Suat Şahin ile siyasetçi, bürokrat ve TCDD yöneticilerinin hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

Makinistler ise kendilerini savunarak menfez boşalmasının kendilerine söylenmediğini ve kurallar dahilinde seyir halinde bulunduklarını belirterek suçlamaları kabul etmezken, mahkeme makinistler hakkında takipsizlik kararı verdi.

TCDD kendisini aklamanın derdine düştü

TCDD katliamın yaşandığı günden itibaren kazada yaralanan ve yaşamını yitirenlerin aileleri tarafından açılan davalara karşı kendisini savunmaya devam etti. TCDD müfettişleri tarafından hazırlanan yazıda menfez boşalmasının doğal ve ani bir durum olduğunun belirtilmesi ve TCDD’nin buna sığınarak sorumluluğu kabul etmemesi dikkat çekti.

TCDD müfettişleri tarafından açıklanan raporlarda ise TCDD’ye bağlı çeşitli müdürlüklerin sorumluluklarını yerine getirmedikleri için katliamın gerçekleştiği belirtildi. Ancak katliamdan yaklaşık iki yıl önce Demiryolu Bakım Müdürü Turgut Kurt’un TCDD’yi uyardığı ortaya çıktı.

Buna göre, Kurt, 15 Şubat 2016’da Yol Servis Müdürlüğü’ne gönderdiği yazıda, kazanın gerçekleştiği Çerkezköy 163 Yol Bakım Onarım Şefliği’nde bir yol bakım onarım postabaşısının çalıştığını fakat yol kontrol işçisinin bulunmadığını ifade etti.

Kurt, “Hat bakım el kitabının uygulanabilmesi, seyrüsefer güvenliği, iş sağlığı ve yol bakım onarım işlerinin yapılabilmesi için nüve kadrolara göre personelin atanması gerekmektedir” dedi. Kurt, iki postabaşısı ve bir kontrol işçisi kadrosu açılmasını istedi. Savcılığa sunulan dilekçede, bu isteğin karşılanmadığını öne sürüldü.

“Ben kaybettiğim çocuğumun adaletini istiyorum”

Kazada hayatını kaybeden ve yaralananların aileleri ve avukatları 19 Nisan 2019 tarihinde ise AKP döneminde alışkın olduğumuz ve her toplumsal davada gördüğümüz gibi uzun süren adalet bekleyişlerini her hafta Çorlu Adliyesi önünde “Adalet Nöbeti” gerçekleştirerek protesto etmeye başladılar.

Adalet Nöbetinin dördüncü gününde ise Çorlu tren katliamıyla ilgili hazırlanan bilirkişi raporunda imzası bulunanlardan birisinin aynı hatta sinyalizasyon çalışması yapan firmanın yönetim kurulunda olmasına tepki gösterilirken, sadece 4 tane sıradan TCDD görevlisinin yargılanmasının kabul edilemeyeceği ifade edildi.

25 Nisan 2019 tarihinde ise hakimlik daha önce verdikleri siyasetçiler, bürokratlar, TCDD’nin üst yönetimi hakkında “kovuşturmaya yer yok” kararına yapılan itirazı reddetti ve dosyayı yeniden Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığına iade etti.

30 Mayıs tarihinde ise aileler ve avukatlar bilirkişiler hakkında suç duyurusunda bulundu. Tren katliamında hayatını kaybeden Oğuz Arda Sel’in annesi Mısra Öz konuyla ilgili şöyle konuştu:

“Bugün burada olmamızın sebebi katliamın olduğu gün, daha cansız bedenler vagonların altındayken olay yerine gelen bilirkişilerdir. Bu bilirkişilerden 2 tanesi bugün üniversitede hocalık yapmaktadırlar. Ben şunu sormak istiyorum; olay günü apar topar olay yerine getirilen bilirkişilerin kendi mesleklerine aykırı olarak, hukuka aykırı olarak, adalete aykırı olarak vicdanları rahat mı? 25 kişinin katledildiği bu olayda en az şüpheliler kadar onların da payı vardır. Bu olayı aklayarak hiçbir şekilde altından kalkamazlar. Biz adalet istiyoruz, ben kaybettiğim çocuğumun adaletini istiyorum. Bilirkişileri aklamak yerine adaletin doğru bir şekilde işlemesini istiyorum. O yüzden buradayız.”

Ailelere polis saldırdı

Saray Rejimi tarafından dayatılan adaletsizliğe karşı seslerini duyurmak isteyen aileler, sadece 4 kişinin yargılandığı davanın öncesinde Anayasa Mahkemesi önünde bir araya geldi. Ancak polis saldırısıyla karşılaşan aileler duruma tepki gösterdi. Saldırı sırasında ise Oğuz Arda Sel’in dedesi fenalaştı.

Anayasa Mahkemesi önüne geçmek isteyen ailelere ikinci kez polis saldırmasına rağmen kararlı aileler basın açıklamasını gerçekleştirdi.

3 Temmuz tarihinde ise 4 sanıklı olarak başlayan Çorlu tren katliamında ailelere polisler bir kez daha saldırdı. 4 alt düzey TCDD memurunun yargılandığı dava Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bir konferans salonu içerisinde yapılmaya çalışıldı.

Ailelerin bir kısmının konferans salonuna alınmaması ve salonun kapısının kilitlenmesinin ardından yaşananlar sırasında ailelerden birisi “Yeter bizi mahvettiniz” diye bağırdı; bir devlet görevlisi ise “siz daha çok beklersiniz” dedi.

Duruşma salonu içerisinde hukuken yasak olmasına rağmen silahlı şekilde görev yapan polislerin olması da dikkat çekerken, tepkiler üzerine mahkeme heyeti polisleri dışarı çıkartmıştı. Mahkemenin sonunda ise mahkeme heyeti davadan çekilmek isteyerek dosyayı Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndermişti. Ancak ağır cezada alınan kararla beraber mahkeme heyetinin talebi reddedildi.

Avukatlara soruşturma açıldı

Görülen davanın ilk duruşmasında avukatlar polis saldırısına uğramasına, bir kısmının duruşma salonunun dışına bir kısmının ise içine kilitlenmesine rağmen polisler tarafından aranarak haklarında “kamu malına zarar vermek” iddiasıyla soruşturma açılacağı öğrenildi.

Ancak daha sonradan konunun takipçisi olan avukatlar, kendilerine dosya numaralarının dahi verilemediğini ve olayın geçiştirilmeye çalışıldığını açıkladı.

Kalem müdürü ifadeleri aldı

Ailelerin avukatlarından Mürsel Ünder, sanıklardan Çetin Yıldırım ve Turgut Kurt’un, Çorlu dışında oturmaları sebebiyle talimatla ifadelerinin alındığını ve duruşmayı takip etmek üzere gittiklerinde iki sanığın ifadesinin hakim tarafından değil; hakimin özel kalemi tarafından alındığını gördüklerini duyurdu.

Ünder konuyla ilgili olarak şöyle konuştu:

“Katliamın sorumlusu olarak önümüze çıkarılan 4 kişi, esas mahkemede dinlenmeli. Bizim yazılı talebimize rağmen Çetin Yıldırım ve Turgut Kurt, Çorlu dışında oturduğu için bu kişiler hakkında talimatla ifade alınması kararı alındı. Müştekilerin doğrudan soru sorma hakkı ve yüz yüzelik ilkesi kısıtlanmış oldu. Bugün yaşadığımız şey itibariyle yanlış olması dışında çok daha kötü bir duruma geldi. Duruşma saati 10.33’tü. 10.23’te ilgili mübaşire dosyaya girmek istediğini girmek istemiştir, daha sonra da ben yetiştim ve ikimiz beraber duruşmaya girmek istedik. Sanığın geldiğini, hakimin önüne gitmediğini, kalem müdürü tarafından gerçekte hakim önünde ifade vermiş gibi gösterilmiştir. Bu yeni bir dönüm noktası. Bununla ilgili gerekli suç duyurularını yapacağız.”

Yalanın bini bir para: Anadolu Ajansı’nın haberinin yalan olduğu ortaya çıktı

Aileler, katliamın yıldönümünde ve katliamın yaşandığı yerde anma yaparken, bir trenin geçtiği anda yaşananlar ile ilgili olarak Anadolu Ajansı tarafından servis edilen haberlerde ailelerin trene saldırdığı, taş attığı ve jandarmanın buna engel olduğu belirtilmişti.

Ancak gazeteci Mustafa Hoş gerçeği ortaya çıkarmıştı. Haberlerin böyle yapılamayacağını söyleyen Hoş şöyle yazdı:

Gazeteci Mustafa Hoş, söz konusu görüntüleri paylaşarak “Bu görüntülerle o haberler yazılamaz. Engelleyen zaten aileler. Jandarma müdahalesi de yok. Tepki gösteren kim onu araştırmadan o tepkiyi anlamak da mümkün değil. Ben anlatayım o tepkinin gerçek öyküsünü” ifadelerini kullandı.

Ardından Hoş, Hüseyin Şahin’in geçtiğimiz gün yapılan basın toplantısındaki konuşmasını paylaştı ve Şahin’in yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Trenin geçişinde tepki gösteren Hüseyin Şahin. Tren faciasında hayatını kaybeden 18 yaşındaki Serhat Şahin’in babası. Hüseyin Şahin tren devrildiğinde ilk olay yerine gidenlerden biri. Trende eşi ve iki çocuğu seyahat ediyordu. Eşi ve kızı yaralı kurtulmuştu. Devrilen vagonda oğlunu aradı. Çamurlara gömülmüş vagonun altını elleriyle tırnaklarıyla kazıdı. İlk yardım bir türlü gelmiyordu. Kazdıkça cesetlere ulaştı. Onları çıkardılar. Eliyle kazmaya devam etti. 45 dakika sonra oğlunun cansız bedenine ulaştı”

Mahkeme kırılan kapı kilidinin peşine düştü

Görülen ilk duruşmada, polisin içeride ve dışarıda ailelere polislere saldırmasının ardından mahkeme, Çorlu tren katliamını incelemek yerine avukatların ve ailelerin peşine düşerek yeni soruşturmalar başlattı.

Mahkeme, avukat Can Atalay hakkında kapı kilidini kırdığı gerekçesiyle “kamu malına zarar vermek” iddiasını öne sürerek bir ön inceleme başlattı.

Duruşma günü kalabalığı Can Atalay’ın provoke ettiği, agresif davranışlar sergilediği polis tutanağında belirtilirken, avukat Deniz Özen konu hakkında şöyle konuştu:

“Duruşmaların kamuya açık şekilde yapılacağına ilişkin Ceza Muhakemesi Kanunun açık hükmüne rağmen kapıların kilitlenmiş olmasını, ailelerin darp edilmesini ve yargılamanın taraflarını duruşma salonuna almayarak suç işleyenleri araştırması gereken Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının suç işleyen kamu görevlileri yerine bir kapı kilidinin peşine düşmüş olması, ciddiyetten uzaktır. Çorlu davasında failleri tespit etmeyen kamu görevlileri hakkında takipsizlik veren Çorlu Savcılığı burada Adalet Bakanlığı’nın iznini beklemeden talimat evrakı yazdı. Bu hukuka aykırıdır. Müvekkillerinin, tarafı oldukları yargılamaya katılmasını sağlamaya çalışan bir avukat hakkında bu gerekçeyle soruşturma başlatılmış olması kabul edilemez.”

“Kar için treni hızlandırdılar, Türkiye Cumhuriyeti’nden şikayetçiyim”

11 Ekim 2019 tarihinde ikinci kez duruşma yapıldı. Aileler ve avukatlar soruşturmanın kapsamının genişletilerek sadece 4 alt sorumlunun değil daha üst sorumluların da ortaya çıkarılmasını talep ettiler.

Çorlu tren katliamından sağ kurtulan Funda Dikmen, devlette çalışanların o konumlara nasıl geldiklerini merak ettiğini söylerken, “Türkiye Cumhuriyeti’nden şikayetçiyim” diye konuştu. Öte yandan, katliamda çocuklarını kaybeden Köse ailesi ise kar amacıyla trenin hızlandırılmış hale getirildiğini ve bunun da şov için yapıldığını dile getirdi.

Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi, mağdur ve müştekilerin davaya katılma talebinin kabulüne, Çorlu Cumhuriyet başsavcılığına müzakere yazılarak soruşturma hakkında bilgi istenmesine, bilirkişiler hakkında suç duyurusu yapılıp yapılmadığı hakkında bilgi istenmesine, TCDD’ye yazı yazılarak organizasyon şemasının istenmesine karar verildi.

Yine TCDD’ye yazı yazılarak son 50 yıllık bakım onarım işlemlerinin istenmesine, bilirkişi keşfi yapılmasının kabulüne, suç duyurusu talebinin deliller toplandıktan ve keşif raporunun ayrıntılı incelenmesinden sonra görüşülmesine, sanık Celaleddin Çabuk’un adlı kontrolünün kaldırılmasına TCDD Taşımacılık A.Ş’nin davaya katılma talebinin reddine karar verdi.

Devlet sorumluların değil; mağdurların peşinde

2. duruşmanın ardından kazada oğlunu kaybeden Mısra Öz Sel, başsavcılığın kendisini ifade vermeye çağırdığını duyurmuştu.

Başsavcılığın Twitter paylaşımları sebebiyle kendisini ifadeye çağırdığı belirten Öz Sel, “bugüne kadar adil yargıyı sabırla bekledik. Vaz mı geçeceğim bu gösterdiğiniz sopa ile!?” diyerek tepki gösterdi.

Sanık ifadeleri üstlerin sorumluluğunu ortaya çıkarıyor

Bugün 6. duruşması görülen Çorlu tren katliamının bugünkü duruşmalarında sanık olarak yer alan Demiryolu Bakım Müdürü Turgut Kurt, Yol Bakım Onarım Şefi Özkan Polat, Hat Bakım ve Onarım Memuru Celaleddin Çabuk ile Köprüler Şefi Çetin Yıldırım’ın ifadeleri her seferinde üstlerin sorumlularını ortaya koyuyor.

Görülen 4. duruşmada sanık Kurt’un avukatı, “Müvekkilimin bütün menfezleri kontrol etmesi mümkün değildir. Mahal listesinde bir eksiklik varsa bunu bölge müdürünün değiştirme yetkisi vardır. İlk duruşmada da söylediğim gibi TCDD bünyesinde olan menfez ve köprülerin yüzde 99’u uygun değil” diye konuşmuştu.

Öte yandan yine 3. duruşmada savunma yapan Kurt, TCDD’ye dair eleştirilerini yaparken, “yol bekçilerinin” eksikliği üzerinde durdu ve daha önce bu konudaki eleştirilerinin kabul görmediğini söylemişti.

AKP’li yetkililerin ısrarla kaza dediği ve tren katliamını basit bir meteorolojik olaya indirgeyen yaklaşımlarına rağmen Kurt bu konuda da, meteorolojiden bilgi almadıklarını belirtirken, kendilerinin daha önceden TCDD’ye yazılı başvuru yaparken iki kere düşündüklerini çünkü “yazılı başvuru yapanların çok sevilmediğini” söylemişti.

Dolayısıyla Çorlu tren katliamının davasının başladığı günden bugüne kadar dava sadece 4 alt TCDD personeliyle sınırlandırılırken, onların ve ailelerin ifadeleri kendilerinin üstündeki sorumluları işaret ediyor.

150 yıldır “başarılı” şekilde işleyen menfezin kontrol edilmemesi, yapılan kontrollerin üstün körü olması, doğa şartlarının kontrol edilmemesi, TCDD personellerinin eksikleri dile getirmesinin hasır altı edilmesi gibi somut gerçekler 2018 yılında 25 yurttaşın en güvenli ulaşım aracı olan trende hayatını kaybetmesine mal oldu.

Etiketler: çorlumanşettcdd
Tweet2Paylaş2GönderPaylaşTara

İlgili Gönderiler

Bahçeli, Düzce depreminde enkaz alanında 4 dakika durup gitmiş

Bahçeli, Düzce depreminde enkaz alanında 4 dakika durup gitmiş

04.11.2020 16:03

Gazete Yolculuk Haber Merkezi Sosyal medya kullanıcısı Erdem Aksakal yaptığı paylaşımda 12 Kasım 1999'da Düzce'de meydana gelen 7.2'lik depremin ardından...

Göksu Damla Tekstil’de koronavirüs vakalarına rağmen üretim devam ediyor

Göksu Damla Tekstil’de koronavirüs vakalarına rağmen üretim devam ediyor

04.11.2020 15:08

Gazete Yolculuk Haber Merkezi İzmir Bergama'da bulunan, Göksu Damla Tekstil'de test yaptıran ustabaşının sonucu beklerken çalıştırılmasının ardından pek çok işçinin...

Adalet Bakanı’na “çıplak arama” dayatmasını soruldu

Adalet Bakanı’na “çıplak arama” dayatmasını soruldu

04.11.2020 13:33

Gazete Yolculuk Haber Merkezi Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili ve Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'ün...

Üçpınar köyü direnişçilerinden Cevat Öztürk, arkadaşına yardım için gittiği inşaatta elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirdi

Üçpınar köyü direnişçilerinden Cevat Öztürk, arkadaşına yardım için gittiği inşaatta elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirdi

04.11.2020 12:20

Gazete Yolculuk Haber Merkezi Ünye Üçpınar'da siyanürle maden aranmasına karşı direnenlerden biri olan ve 1976'dan bu yana devrimci mücadele içerisinde...

4 Kasım 2020 | Günün Öne Çıkanları

04.11.2020 09:53

Depremde 91 saat sonra enkazdan kurtarılan Ayda'nın babası Ufuk Gezgin, eşinin cenazesinde konuştu Saat 16.31 | İzmir'de meydana gelen depremden...

Erdoğan’dan Libya’da ateşkes kararına ilişkin açıklama

Erdoğan, kabine toplantısı sonrası konuştu: Yeni tedbirler açıkladı, Kılıçdaroğlu’nu hedef aldı

03.11.2020 20:19

Gazete Yolculuk Haber Merkezi AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Toplantının gündemi İzmir'de 110 kişinin yaşamını...

Aktüel

Çorlu tren katliamının 6. duruşması görüldü: Bugüne kadar davada neler yaşandı?

04.11.2020 16:34

Gazete Yolculuk Haber Merkezi Bugün görülen 6. duruşmanın ardından yeniden oluşturulan bilirkişi ekibinin raporları doğrultusunda soruşturmanın kapsamı genişletilirken, ailelerin avukatı...

Daha fazla oku
Bahçeli, Düzce depreminde enkaz alanında 4 dakika durup gitmiş

Bahçeli, Düzce depreminde enkaz alanında 4 dakika durup gitmiş

04.11.2020 16:03
Göksu Damla Tekstil’de koronavirüs vakalarına rağmen üretim devam ediyor

Göksu Damla Tekstil’de koronavirüs vakalarına rağmen üretim devam ediyor

04.11.2020 15:08
MEB’in işbirliği ile İHH, 2013’ten itibaren okullarda milyonlarca para topladı

MEB’in işbirliği ile İHH, 2013’ten itibaren okullarda milyonlarca para topladı

04.11.2020 14:07
Adalet Bakanı’na “çıplak arama” dayatmasını soruldu

Adalet Bakanı’na “çıplak arama” dayatmasını soruldu

04.11.2020 13:33
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Sayılar
gerçeğin devrimci sesi!

© 2018 Tüm hakları saklıdır. Sitede yayımlanan orijinal içeriklerinin kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır. Adali Labs 2016

No Result
Tüm sonuçları görüntüle
  • Aktüel
  • Emek
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Kadın
  • Yaşam
    • Kültür&Sanat
  • Kent-Ekoloji
  • Sınıfsal Bakış
  • Blog
    • Devrim Kitaplığı
    • Enternasyonal Yolculuk

© 2018 Tüm hakları saklıdır. Sitede yayımlanan orijinal içeriklerinin kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır. Adali Labs 2016

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Go to mobile version