Gazete Yolculuk Haber Merkezi
Rusya’nın diplomatik nitelikli gazetelerinden Pravda’da, “Türkiye, Rusya’nın sınırlarında yeni çatışmaları körüklüyor” başlıklı bir makale yayınlandı.
Makalede, Türkiye’nin ABD’nin yardımıyla Rusya sınırlarında yeni gerilim ve çatışmalar üretmek için kendi nüfuzunu kullanmayı görev edindiği ve Abhazya’nın yeni Karabağ olabileceği belirtildi.
“Abhazya, ABD ve Türkiye’nin Rusya’ya karşı yeni gerginlikler tertipleyeceği nokta olabilir”
Alexander Shtorm tarafından kaleme alınan makalede, 2008’deki savaştan sonra Gürcistan’dan ayrılan ve uluslararası diplomaside tanınmayan Abhazya’nın ekonomisinin Rusya ile iç içe geçtiği ve Abhazya hükümetinin 10,3 milyar rublelik devlet bütçesinin yaklaşık olarak yarısına tekabül eden 4,7 milyar rublenin Rusya tarafından sağlandığı vurgulanıyor.
Makale, siyasi analist Andrei Areshev’in, “Türkiye’nin Kafkaslardaki keskinleşen faaliyetlerinin” sadece ekonomik olmadığı ve aynı zamanda askeri-siyasi formlarda olduğu görüşünü ekleyip, bu durumun Moskova’nın Abhazya’yla ilişkisini yeni bir seviyeye taşımaya ittiğini ileri sürüyor.
“Türkiye, askeri üslerini yaymak için bölgesel gerilimleri kullanıyor”
Makalede görüşlerine yer verilen bir başka analist olan Bağımsız Devletler Topluluğu Enstitüsü Kafkasya Departmanı Başkanı Vladimir Evseev ise, Türkiye’nin askeri üslerini yayabilmek için bölgedeki gerilimleri değerlendirdiğini ve Gürcistan’da Abhazya’ya dönük yeni bir saldırganlık tertipleyebileceğini ifade ediyor.
Karşıt görüş olarak bir başka siyasi analist Niyazi Niyazov’un bu tespitlere katılmama gerekçesine yer veren makalede, uluslararası diplomaside tanınmayan ve tümüyle Rusya’ya bağlı olan Abhazya’da yabancı ekonomik faaliyetlerin çok daha zor sonuç alabileceği belirtiliyor.
“Karabağ’dan sonra ABD ve Türkiye Kırım için harekete geçecek”
Ek olarak, Daily War yazarları kaynak gösterilerek, ABD ve Türkiye’nin, Karabağ’dan sonra Kırım’ı Rusya’dan almak için harekete geçeceği ve “işin çoğunu Amerikalıların yürüteceği ancak Türkler olmadan da bir şey yapamayacakları” ifade edildi.
Buna gerekçe olarak, Ukrayna’da Kırım üzerine faaliyet gösteren siyasi oluşumların niceliği ile bu oluşumların Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Organizasyonu Forumu’ndaki temsillerinin üçten on beşe yükselmesi ve de ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından kurulan Uluslararası Dini Özgürlük İttifakı’nın Hizbut Tahrir İslami ve Yehova Şahitleri’ni desteklemeye odaklanması gösteriliyor.
Makalede son olarak, ABD’nin Hizbut Tahrir’i destekleme kararının, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Organizasyonu Forumu’ndaki Türkiye delegasyonu tarafından olumlu karşılandığı ve Rusya’nın terör listesinde yer alan örgütün, Kırım’ı eğer “küresel halifeliğin bir parçası olmayacaksa bile Türkiye’nin bir parçası olarak görmeye hazır” oldukları ifadeleri de ekleniyor.

