Koronavirüs tedbirleri kapsamında 17 Kasım akşamı salgın için bazı tedbirler açıklandı. Öte yandan Türk Tabipleri Birliği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Devrimci Sağlık-İş Sendikası, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği olarak alınması gereken önlemler kamuoyuyla paylaşılmıştı.
Şebnem Korur Fincancı, Evrelsel’deki “Tedbirler…” başlıklı yazısında koronavirüse dair alınması gereken önlemleri bir kez daha hatırlattı.
“Sürü bağışıklığının bilimsel hiçbir karşılığının olmadığı da görülmelidir”
“Gelinen aşamada dünyanın büyük çoğunluğunda uygulanan ve Türkiye’de ise adı konulmadan sürdürülenin sürü bağışıklığı olduğunu, toplumun önemli bir bölümünün, özellikle de yoksullar-ezilenler, göçmenlerin “sürü bağışıklığı”na terk edildiğini görmeliyiz” ifadelerini kullanan Fincancı:
“Doğal bağışıklığın çok kısa süreli olduğu da dikkate alındığında sürü bağışıklığının bilimsel hiçbir karşılığının olmadığı da görülmelidir. Bu durumda yoksullar-ezilenler, göçmenler için sürü bağışıklığına terk edilme dolaylı ölüme terk edilme anlamını taşıyabilmektedir. Toplumsal sağlık için tıbbi çözümlerin tek başına yeterli olmadığı, koruyucu sağlık hizmetleri ötesinde de antikapitalist bir hattın gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle küresel bir olay olan pandemilerle mücadele küresel düzeyde, antikapitalist perspektifte olmak zorundadır.”
Şebnem Korur Findancı’nın tedbirler kapsamında değindikleri ise şöyle:
- 4 hafta boyunca ülkeye giriş çıkışlarda çok sıkı tedbirler uygulanmalı, 4 hafta boyunca sağlık, belediye temizlik ve gıda satışı dışındaki tüm faaliyetler durdurulmalıdır.
- Kamuda çalışan işçi memur vb. tüm çalışanların maaşı kesintisiz ödenmelidir. Gündelik işlerde ve özelde güvencesiz çalışan ve yoksulların tamamına 1 aylık ihtiyacını karşılayacak (en az 5 bin TL) mali destek kamu bütçesinden karşılanmalı, esnafa bir aylık kira bedeli ve geçim giderleri desteği (en az 5 bin TL) verilmelidir. Vatandaşların zorunlu harcamalarının (su, elektrik, ısınma, vb.) faturaları devlet tarafından ödenmeli, kredi borçları vb. ertelenmelidir.
- Güvenlik adına yürütülecek faaliyetler cezalandırıcı bir perspektifle değil sosyal hizmetler ve destek kapsamında yerel yönetimlerin de katılımıyla yürütülmeli, başta sindemide belirlenen kuralların denetimi, özellikle ev içinde başta kadın ve çocuklara yönelik olmak üzere şiddet, vatandaşların can ve mal güvenliğini korumaya yönelik tedbirlerle sınırlı olmalıdır.

