Gazete Yolculuk, devrimler tarihinin ustalarının, günümüze ışık tutmayı sürdüren yazılarını ve çalışmalarını çevirerek okuyucularıyla ve ülkemizin genç kuşaklarıyla Devrim Kitaplığı altında buluşturuyor.
Çin Devrimi’nin zaferinin ardından 1 Ekim 1949’da kurulan Çin Halk Cumhuriyeti’nin 71. kuruluş yıldönümünde, Marksizmin büyük ustalarından Mao Zedung’un 1957 yılında Moskova’da yaptığı kısa, ama gerici kuvvetleri “kağıttan kaplan” olarak tanımlaması açısından unutulmaz hala kılavuz niteliğindeki bir konuşmasını Yolculuk okuyucuları için çevirdik.
“1946’da Çan Kay-Şek bize saldırısını başlattığında, yoldaşlarımızın ve ülke halkının pek çoğu savaşı kazanıp kazanamayacağımız hakkında endişeliydi. Ben de endişeliydim. Ama bir konuda kendimizden emindik.
O vakitlerde bir Amerikan muhabiri, Anna Louise Strong Yenan’a gelmişti. Bir söyleşi esnasında, onunla, Çan Kay-Şek, Hitler, Japonya, ABD ve atom bombası da dahil olmak üzere pek çok sorunu tartıştım. Ona, tüm sözde muktedir gericilerin aslında yalnızca birer kağıttan kaplan olduğunu söyledim. Bunun sebebi, onların halktan kopmuş olmalarıdır.
Bakın! Hitler bir kağıttan kaplan değil miydi? Yıkılmadı mı? Bir diğer yandan Rus çarının da, Çin imparatorunun da, Japon emperyalizminin de kağıttan kaplan olduğunu söylemiştim ve gördüğünüz gibi, hepsi devrildi.
ABD emperyalizmi henüz devrilmedi ve atom bombasına sahip ama onun da bir kağıttan kaplan olduğuna ve yıkılacağına inanıyorum. Çan Kay-Şek, düzenli ordusu ve dört milyondan fazla askeriyle çok kuvvetliydi. Biz o sırada Yenan’daydık. Yenan’ın nüfusu ne kadardı? Yedi bin. Ne kadar askerimiz vardı? Tamamı Çan Kay-Şek tarafından kuşatılmış çok sayıda üs bölgesinde 900,000 gerillamız.
Ama Çan Kay-Şek’in yalnızca bir kağıttan kaplan olduğunu ve onu kesinlikle yenebileceğimizi söylüyorduk.
Düşmana karşı mücadele için, uzun bir sürenin ardından bir mefhum geliştirdik, şöyle ki, stratejik olarak tüm düşmanlarımızı hakir görmeli ancak taktiksel olarak onların tümünü ciddiye almalıyız. Başka bir deyişle, bütünü göz önünde bulundurarak düşmanı küçümsemeli ancak her spesifik sorun bağlamında onu ciddiye almalıyız. Bütünü göz önünde bulundurarak onu küçümsemezsek, oportünist hatalar işleriz.
Marx ve Engels iki kişiydi lakin o erken günlerde dahi kapitalizmin tüm dünya boyunca yıkılacağını ilan ettiler.
Ama spesifik sorunları ve spesifik düşmanları dikkate alarak, onları ciddiye almaz isek, maceracı hatalarda bulunuruz.
Harpte, muharebeler yalnızca teker teker savaşılabilir ve düşman kuvvetleri her seferinde teker teker yok edilebilir. Fabrikalar sadece birer birer inşa edilebilir. Köylüler, toprağı ancak parça parça sürebilir.
Aynısı yemek yerken bile geçerlidir.
Stratejik açıdan, bir öğünü yeme meselesini kolaylıkla, onu başarabileceğimizden emin olarak ele alırız.
Ama iş gerçekten yemeye geldiğinde, bu lokma lokma yapılmalıdır, bütün bir ziyafeti tek bir lokmayla yutamazsınız.
Buna parça parça çözümleme denir ve askeri yazınlarda düşman güçlerini birer birer yok etmek olarak bilinir.”
(*) Mao Zedung, 18 Kasım 1957, Moskova.
