Gazete Yolculuk Haber Merkezi
Gazeteci Barış Terkoğlu, Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde başta AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP’li kurmayların son dönemde gündeme getirdiği yargı reformunun ilk sinyallerinin bir mafya yargılaması sırasında verildiğini yazdı.
Barış Terkoğlu!nun “Nedir bu yargıdaki ‘İstanbul Grubu?’” başlıklı yazısında Timur Soykan’ın “Baronlar Savaşı” adlı kitabında yer alan ayrıntılara yer verildi. Terkoğlu, son dönem gündemde tutulan yargı reformu meselesinin ipuçlarının kitapta yer aldığını yazdı.
“Timur Soykan’ın kitabından, mafya hesaplaşmasında kızı ve yeğeni katledilen Zindaşti’nin intikamı için devletin tüm olanaklarının seferber edildiğini okuyoruz. Gazeteci tutuklarken dakikalarla yarışan kimi savcılar, iş Zindaşti’ye geldi mi yıllarca dosyayı süründürüp sonunda cinayetlerin faili meçhul kalmasından pek de rahatsız olmuyorlar. Zindaşti ile birlik olup, rakip mafya grubundan Orhan Ünğan’ı tutuklatabiliyorlar.” ifadelerini kullanan Terkoğlu, kitaptaki ilginç ayrıntıyı şöyle aktardı:
Berat Albayrak’ın İstanbul Grubu
“Ünğan’ın yargılamasında öyle şeyler oluyor ki “Burası muz cumhuriyeti mi” diyorsunuz. Avukatı duruşmada kalkıp “Beni yakında öldürecekler” diyor, öldürülüyor. Mahkeme, Zindaşti’nin dosyasını savcılıktan ısrarla istediği halde “gizli, gönderemeyiz” denilince, Ünğan “Durun ben size vereyim” deyip, mahkemeye veriyor. Bu acayip davada Ünğan öyle şeyler söylüyor ki ne oluyorsa duruşmanın kayıtları adliyenin koridorlarında kaybediliyor. Haliyle merak ettim. Savcının “Suç duyurusunda bulunulsun” dediği o sözler neydi acaba?
Timur Soykan, o “kaybedilen” konuşmayı bulup yayımlamış:
“Yargı içerisinde FETÖ gibi bir çete vardır (…) R.K. (Eski Adalet Komisyonu Başkanı), hakkımdaki tahliye kararlarını kaldıran 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı M.Y’ye emeklilik kartını almaya geldiğinde neden tahliye kararlarını kaldırdığını sormuş. Hâkim M.Y., İstanbul Grubu’nun kendisine baskı yaptığını, Burhan Kuzu’nun defalarca aradığını söylemiş. R.K. avukatlarıma ‘Ben mahkemeye kesinlikle müvekkilinizin aleyhinde baskı yapmadım. Müvekkilinizin tutuklu kalması için mahkemeye her türlü baskıyı yapan, yargı camiası içinde ayyuka çıkmış İstanbul Grubu. Yargı içinde bu grup, HSK’ye atama, terfilere dayatma, müdahale etmek ve özellikle İstanbul’daki önemli davaların tamamına müdahale ve etki etmektedirler’.””
Orhan Ünğan: “‘İstanbul Grubu’yla ilgili adalette yeni bir tasfiye süreci başlayacak”
Ünğan’ın bir sonraki duruşmadaki “yargı reformu” sözleri ise şimdilerde konuştuğumuz yargı reformu gündeminin ilk ipuçlarını taşıyor. Terkoğlu, yazısında Ünğan’ın ifadelerini şöyle aktardı:
““İstanbul Grubu” denilen ve adı son dönem iktidar içindeki bir hiziple anılan yapılanmayı işaret eden konuşmanın “sakıncalı” olması sürpriz değil. Bakan Berat Albayrak’ın istifasıyla neredeyse eşzamanlı konuştuğumuz “yargı reformu”nun ipucu ise Ünğan’ın bir sonraki duruşmadaki sözlerinde:
“Bana haber gönderiyorlar. Aman şöyle konuşmasın da hesabını düreriz. (…) Eğer adamsan o cübbeyi çıkaracaksın, sokağa çıkacaksın o zaman benle hesaplaşacaksın. (…) Bunlarla ilgili devlet büyüklerimiz gerekli çalışmaları yapıyorlar. Adalette yeni bir tasfiye süreci başlayacaktır, bunu not edin sayın başkanım. Geçen duruşmada söylediğim ‘İstanbul Grubu’yla ilgili adalette yeni bir tasfiye süreci başlayacak.”
Yargı içinde son dönemde okuduğumuz kavgayı, bizim “yargı reformu” diye tartıştığımız şeyin arka planındaki hesaplaşmayı, bir mafya babası duruşmada böyle anlatıyor.”
Terkoğlu, yazısını, “Bir tanım değil. Ama kesin olan bir şey var ki devlet kendi gücünü, kendi sınırları içinde başka gruplara devrettiğinde artık devlet olmaktan çıkıyor. Kutsalların ardına saklanarak kendi gücünü kuranlar, 20 yaşındaki çocukların ellerine verdikleri silahlarla kendi hesaplarını görenler, savcıhâkim-polis üniformasını mafyanın önüne serenler aslında sadece hukuku, adaleti değil, devleti de bitiriyor.” ifadeleriyle sonlandırdı.
Ne olmuştu?
Erdoğan’ın damadı ve Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, 8 Kasım’da Instagram hesabından yayımladığı bir duyuruyla istifasını sunmuştu. Saray’dan, 27 saat sonra yapılan açıklamada ise Berat Albayrak’ın “görevden af” talebinin kabul edildiği duyurulmuştu. Aynı günlerde, başta AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve diğer AKP’li kurmaylar yargıda güçlü bir reform yapacaklarını duyurmuştu.

