Gazete Yolculuk Haber Merkezi
İzmir’de geçtiğimiz Cuma günü meydana gelen ve son belirlemelere göre 85 kişinin hayatını kaybettiği deprem, kentteki koronavirüs tedavilerini sekteye uğratıyor.
Türk Tabipleri Birliği, konuyla ilgili yayımladığı raporda depremin ardından yaşanan gelişmelerin, koronavirüs salgınıyla mücadele ve tedavi süreçlerini nasıl etkilediğine işaret edildi ve bazı çözüm önerilerinin hızla hayata geçirilmesi gerektiğinin altı çizildi.
TTB Merkez Konseyi üyesi iki hekim, İzmir Tabip Odası ve SES İzmir şubesi üyesi hekimlerin deprem bölgesindeki gözlemlerinden ve yetkili kurumlarla yaptıkları görüşmelerden yola çıkılarak hazırlanan raporda şu tespitlere yer verildi:
“Koronavirüs tanısı almış hastaların takibi aksıyor”
- Depremin yaşandığı bölgede sağlık çalışanları yoğun olarak ikamet etmektedir. Bu nedenle sağlık çalışanı ve yakınlarından da çok sayıda yurttaş yaşamını yitirmiş ya da yaralanmıştır. Şu ana kadar bir tabip, bir diş hekimi, bir anestezi teknikeri ve bir hemşirenin hayatını kaybettiği teyit edilebilmiştir. Yine sağlık çalışanlarının birinci derece yakınlarından 9 kişi hayatını kaybetmiştir. Halen 3 diş hekimi ve 1 sağlık teknisyeninin enkaz altında olduğu bilinmektedir.
- Depremin yaşandığı bölgede çeşitli klinik, ASM, ilçe sağlık müdürlükleri de bulunmaktadır ve hepsi az ya da çok hasar görmüştür.
- Deprem öncesi Covid-19 tanısı almış hastaların takibi aksamaktadır. Hasar görmüş ASM veTSM binalarına giriş yapılamamakta, takipli Covid-19 hastalarında sorun yaşanmaktadır.
- İzmir’de yaklaşık 20 alanda çadırlar kurulmuş ve bu alanların en büyüğü Aşık Veysel Rekreasyon Merkezi’ndedir. Özellikle Aşık Veysel Rekreasyon Merkezi’ndeki çadır kent siyasi temsilciler tarafından yoğun şekilde ziyaret edilmekte ve salgında fiziksel mesafe kurallarına uyulmamaktadır. Bu durum çadır kentte yaşayan depremzedeler için ek risk oluşturmaktadır. Bu bölgenin bir ziyaret alanı değil yaşam alanı olduğu unutulmamalıdır. Çadır alanlarının bir kısmının girişinde HES kodu sorgulanırken bir kısmında sorgulanmamaktadır.
“Yardım toplama ve dağıtma merkezleri, fiziksel mesafe kuralları için uygun değil”
- Kurulmuş olan çadırlarda yağmur arklarının olmadığı görülmüştür. Çadırlar yağmur için uygun kurulmamıştır. Özellikle tabanları soğuk ve yağmur için uygun değildir. İlerleyen günlerin daha da soğuk ve yağışlı olacağı unutulmamalıdır. Çadır kentte duş alma imkânı yoktur.
- Yardım toplama ve dağıtma merkezleri de fiziksel mesafe kuralları için uygun değildir.
- Çeşitli derneklerin stantlar açtığı kendinden menkul gıda ve yardım malzemesi dağıttığı görülmüştür. Bu durum başta Covid-19 olmak üzere birçok hastalık için risk barındırmaktadır.
- Depremle ilgili toplum bilinçlendirme çalışmalarının; deprem öncesi, anı ve sonrası yapılacaklara ilişkin eylem planlarının etkin biçimde hazır olmadığı, görece daha dar bir bölgede yaşanmış son depremde de ne yazık ki bir kez daha görülmüştür.
“Yaygın test yapılmalı, grip aşısı vurulmalı”
TTB Merkez Konseyi imzası taşıyan raporda, hızlıca uygulanmak üzere kimi öneriler de sıralandı. Deprem bölgesinde hem koronavirüs yayılma hızının kontrol altında tutulması hem de koronavirüs tanısı almış yurttaşların takiplerinin sağlıklı şekilde yapılabilmesi için şu öneriler sıralandı:
- Bölgede sürekli ve yaygın testler acilen yoğun şekilde planlanmalı ve yapılmalıdır. Maske, hijyen malzemesi, koruyucu ekipmanların ücretsiz ulaşılabilir ve yeterli olması için her türlü önlem alınmalıdır.
- Tüm sağlık kurumlarındaki sağlık çalışanlarına hızla Covid-19 testi yapılmalıdır.
- Bölgede yeni salgınların önüne geçilmesi için isteyen tüm yurttaşlara İnfluenza aşısı da yapılmalıdır.

