Gazete Yolculuk Haber Merkezi
Ticaret Bakanlığı ekim ayına ait dış ticaret verilerini bugün gerçekleşen basın toplantısında açıkladı. Bakan Ruhsar Pekcan tarafından açıklanan rakamlara göre ekim ayında dış ticaret verisi olan Türkiye’nin ihracatı %5,6’lık artışla 17 milyar 333 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Türkiye’nin “yeni ve tarihi rekorlara” koştuğunu belirten Pekcan, “Ekim ayı ihracatımız yüzde 5,6 artışla 17 milyar 333 milyon dolar olarak gerçekleşti. Eylül ayına göre de ihracatımızı 8,3 artırmış olduk. 17 milyar doların üzerinde gerçekleşen bu rakam, bugüne kadar gerçekleştirilen en yüksek aylık ihracat rakamı” diye konuştu.
“2. çeyreğe göre toparlanma var”
Gerçekleşen ihracat rakamlarının salgın karşısında Türkiye’nin en az hasar alacak ülkeler arasında olduğunun göstergesi olduğunu belirten Pekcan, ekim ayında ithalatın yüzde 8,5 artışla 19 milyar 729 milyon dolar olarak gerçekleştiği bilgisini verdi.
İthalat rakamları için de ayrıca konuşan Pekcan, “Bu ithalatın yüzde 87,8’i ham madde ve yatırım mallarından oluşmaktadır. Dış ticaret hacmimiz 37 milyar 62 milyon dolara ulaşmış. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 87,9 ile 2020’nin en yüksek rakamına ulaşmış bulunmaktadır” ifadelerini kullandı. ,
En fazla ihracat yapılan kalemler
2019 yılının Ekim ayına kıyasla “Motorlu Kara Taşıtları” kaleminde ihracatın %2,5 artışla, 2 milyar 547 milyon dolar olarak gerçekleştiği açıklanırken, Ekim ayında en fazla ihracat yapılan diğer fasıllar ise sırasıyla %5,2 artışla “Kazanlar ve Makinalar” (1 milyar 681 milyon dolar) ve %15,6 artışla “Örme giyim eşyası ve aksesuarı” (979 milyon dolar) olarak gerçekleşti.
Salgın sonrasında otomotiv, hazır giyim ve tekstil gibi Türkiye’nin ana ihraç sektörlerindeki ihracat artış trendi Eylül ayı ile kıyaslandığında Ekim ayında da devam etti.
Ekim ayında bir önceki aya göre Elektrikli makine ve cihazlar faslı ihracatı %6,8, Kıymetli Taşlar faslı ihracatı %87,4 ve Demir ve çelik faslı ihracatı %12,5 oranında artmıştır.
Almanya en fazla ihraç yapılan ülke
Açıklanan verilere göre Ekim ayında en fazla ihracat yapılan ülkeler sırasıyla şöyle:
- Almanya (1 milyar 620 milyon dolar)
- İngiltere (1 milyar 495 milyon dolar)
- Irak (966 milyon dolar)
İthalat gerçekte düştü
Altının bir tasarruf ve yatırım aracı olduğunu belirten Pekcan, altın verilerinden arındırılmış ithalat verilerinin daha gerçekçi olacağını ifade ederek ithalatın düşüşte olduğunu açıkladı. Pekcan konuşmasına şöyle devam etti:
“Altın, ticareti yapılan bir emtia olduğu kadar, sermaye değeri taşıyan bir tasarruf veya yatırım aracıdır. Biz de altın hariç verileri sizlerle paylaşacağız. Nitekim, en çok altın ticaretinin yapıldığı ülkelerden İngiltere şubattan itibaren dış ticaret verilerini altın hariç paylaşmaktadır. Ekim ithalatına baktığımızda 19,7 milyar dolarlık ithalatın 2 milyar dolarının sadece ekim ayında altın ithalatı olduğunu görüyoruz. Altın hariç ithalatımız 17 milyar 718 milyon dolar oldu. Daha da çarpıcı olarak 2020 yılı genelinde, Türkiye’nin ithalatında artış değil azalış olduğunu görüyoruz. 10 ayda altın hariç ithalatımız yüzde 5,1 düşmüş ve 155 milyar 403 milyon dolar ile sınırlı kalmıştır. Resmi olarak 10 ay itibarıyla 175,9 milyar dolar ithalat içinde 20,5 milyar dolar altın ithalatı bulunmaktadır.”
Peki bu veriler neye işaret ediyor?
Ticaret Bakanlığı tarafından bugün açıklanan veriler birçok basın kuruluşu tarafından olumlu bir havayla servis edilirken, Türkiye gibi yeni sömürge ülkelerde dış ticaret rakamlarının özellikle diğer ekonomik verilerle beraber okunması önem arz ediyor.
Dış ticaret olarak anılan ithalat ve ihracat rakamları birçok ekonomik göstergeye bağlı olarak değişkenlik gösteriyor. Yurtdışı ve yurtiçi talepler, emek piyasasının maliyetleri ve döviz kurları ithalat ve ihracatı etkileyen temel faktörleri oluşturuyor.
Bu anlamda aslında uluslararası emperyalist işbölümü içerisinde Türkiye’ye düşen görevler içerisinde düşünüldüğünde, yani emek yoğun sektörler üzerinde kapitalizme eklemlenen Türkiye’nin emek piyasasındaki ucuzluk başta olmak üzere yurtiçi ve yurtdışı talepler doğrudan Türkiye’nin ürettiği ürünlere olan talepleri etkiliyor.
Ucuz işgücü Türkiye’nin ürettiği ürünleri doğrudan ucuzlaştırırken bu da doğal olarak Türkiye’ye yönelik talebi artırırken, ihracat oranlarını da yükseltiyor.
Döviz kuru artışları ihracatı artırıyor
Öte yandan bugün açıklanan verilere yakından bakıldığında, 1 yıllık süreçte ihracatın arttığı ve ithalatın azaldığı bariz şekilde ortada. Bu anlamda, Türk Lirası’nın döviz karşısında yaşadığı değer kaybı doğrudan döviz kurlarının seyri ile ilgili.
Özellikle 2013 yılından itibaren hızlı şekilde değer kaybeden TL, yurtdışından Türkiye’nin ürettiği mallara olan talebi arttırmış durumda. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından açıklanan sıkılaştırma politikası dövizin kontrol altında tutulamayacağını ortaya koyarken, dolar tarihi rekorunu yaşadı.
2 Ocak 2013 yılında 1.77 olan Dolar/TL kuru aradan geçen 7 yılda düzenli olarak artarken bugün ise 8.43 seviyelerinde işlem görüyor. Buna paralel olarak da Türkiye’nin ihracatı 2013’ten itibaren 150 milyar dolar ve üzerine düzenli olarak çıkıyor.
Dolayısıyla bugün açıklanan veriler Türkiye ekonomisinin “olumlu” verilerini ortaya koymaktan ziyade Türkiye’nin emperyalist kapitalizm içerisindeki konumlanışıyla doğrudan ilgili. Ucuzlayan emek piyasası ve değer kaybeden TL, doğal olarak yurtdışından talebi arttırıyor. Bunun yanında ise tüm bunlara bağlı olarak alım gücü azalan yurttaşların da ithal ürünlere olan talebi azalıyor. Bu koşullarda, ihracatın artması ve ithalatın azalması dış ticaret dengesini dengeliyor ancak bu durum basit bir ekonomik göstergenin ötesinde Türkiye’nin emperyalist kapitalizm içerisindeki yerini ortaya koyuyor.

