Gazete Yolculuk Haber Merkezi / Buse Söğütlü
28 ve 29 Ekim tarihlerinde İstanbul merkezli olarak başlatıldığı öğrenilen bir operasyon kapsamında 12 ilde toplamda ikisi çocuk 84 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında Halkın Hukuk Bürosu avukatları, Grup Yorum elemanları ve İdil Kültür Merkezi çalışanları bulunuyordu.
İki gün süren ve hem ev baskınları hem de sokak ortasında yapılan gözaltılardan sonra gündem ise gözaltına alınanların bir kısmında koronavirüs tespit edilmiş olmasıydı. Hatay’dan gözaltına alınan İdil Ayşe Kayıkçı, koronavirüse nedeniyle İstanbul’a gelirken yolda serbest bırakıldı. Erhan Arslan, Özgür Karakoç ve Derya Sırbudak da yine koronavirüs nedeniyle İstanbul TEM Şube’den serbest bırakıldı.
Soruşturma kapsamında tutuklanan ve Silivri Hapishanesi’ne götürülen Yaşar Çoşkun Karadağ, Yusuf Gül, Mehmet Araz, Erdinç Dinçer ve Doğan Karataştan’ın da daha sonradan koronavirüs testleri pozitif çıktı. Yani bu beş isim, koronavirüs tespit edilmesine rağmen Silivri Hapishanesi’ne götürülmüş oldu. Böylece gözaltı, gözaltına alınanların nakli ve emniyette geçirilen vakitlerde yaşanan koronavirüs yayılımı Silivri Hapishanesi’ne de taşınmış oldu.
“Operasyonu yapan polislerin dahi koronavirüs riski var”
Müvekkillerinin son durumunu ve Silivri Hapishanesi’ne sıçrayan koronavirüs krizini gazetemize anlatan Çağdaş Hukukçular Derneği ve Halkın Hukuk Bürosu üyesi avukat Berrak Çağlar; bu süreç içerisinde yer alan herkesin risk altında olduğunu söyleyerek şunları ifade etti:
“Biz ısrarla salgının pik yaptığını söylememize rağmen bu kadar insanı bir araya koymak halk sağlığı açısından çok büyük bir tehlikeydi ve suçtu. Ama devam ettiler. Müvekkiller; Pazartesi, Salı ve Çarşamba adliyeye çıkarıldı. Adliyeye çıkarıldıklarında da polis araçlarıyla götürülüyorlar ve hepsi bir arada oluyor. Adliyede de bir arada duruyorlar. Bu durum, adliye personeli açısından ve adliyeye gelen halktan insanlar açısından da riskli. Sorguyu yapan hakim açısından ve avukat arkadaşlarımız açısından da çok büyük tehlike. Müvekkiller ardından hapishaneye götürüldüler ve yine bir aradalar. Onları teslim alan ve üst araması yapan gardiyan temaslı örneğin. O gardiyanla temas eden diğer gardiyanlar temaslı. Yani kriz şu anda Silivri Hapishanesi’ne sıçramış durumda ve hiç kimsenin şu anda can güvenliği-sağlık güvencesi yok. Gardiyan, müvekkiller, diğer tutuklular ve hatta operasyonu yapan polislerin dahi; koronavirüs olan müvekkillerimizi bir arada tuttukları için koronavirüs riski var.”
Koronavirüs riski taşıyanların hapishaneye girişlerinde bir karantina hücresine konulduğu ve ayrı ayrı tutularak izole edildikleri biliniyor. Ancak Çağlar, bunun da risk taşıdığını ifade ederek “Beş müvekkilimiz karantina hücrelerine konulsa bile onlara yemek götüren gardiyanlar doğrudan temaslı olacak ve gardiyanların yemek götürdüğü diğer hücreler, diğer gardiyanlar koronavirüs riskiyle karşı karşıya kalacak.” dedi.

