Gazete Yolculuk Haber Merkezi
13 Ağustos’ta Antep’te bir apartmanın dördüncü katından atılarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Duygu Delen’in katledilmesine ilişkin soruşturmada iddianame kabul edildi. Duygu’nun ölümüne neden olmakla suçlanan erkek arkadaşı Mehmet Kaplan, ilk olarak Duygu’nun intihar ettiğini ileri sürmüştü.
Bayılana kadar darp edilip balkondan atılmış
Ağır ceza mahkemesi tarafından, Adli Tıp Kurumu ve bilirkişi raporlarının hazırlanmasının ardından hazırlanarak kabul edilen iddianamede, Duygu Delen’in iddia edildiği gibi intihar etmediği, bilinç kaybına neden olacak şekilde darp edilince bayıldığı ve bu sırada erkek arkadaşı Mehmet Kaplan tarafından balkondan atıldığı ifade edildi.
Duygu’nun ölümüne neden olan Mehmet Kaplan’ın Emniyet’teki ifadesi de iddianameye girdi. Kaplan, Emniyet’teki ifadesinde Duygu ile bir süredir “açık giyindiği” gerekçesiyle “sorunlar” yaşadıklarını ve cinayet günü de aralarında geçen sert tartışma sonrası su içmek için mutfağa gittiğinde bir ses duyduğunu iddia etti. Kaplan, ifadesinde şunları söyledi:
“Merdivenlerden koşarak aşağı indim. Duygu’nun yanına koştum, her iki elimle Duygu’nun boynuna sarıldım. Kendisini çevirmek istedim, yüzü gözü boynu kanlar içindeydi, bir şok yaşıyordum. Birkaç saniye içinde bina görevlisi yanıma geldi. Kendisine yardım etmesini arabayla hastaneye götürmek istediğimi söyledim. Görevli bana ambulansın gelmek üzere olduğunu söyledi. Ben hala ağlayarak yerde yatan Duygu’ya sarılmak istiyordum, ancak polisler koluma girdi. Beni ekip aracına bindirip hastaneye götürüp tedavimi bitirdikten sonra da Emniyet Müdürlüğü’ne getirdiler. Emniyete geldiğimde Duygu’nun hastanede öldüğünü öğrendim. Olay yukarıda anlattığım şekilde olmuştur. Duygu’nun atlama anını görseydim kesinlikle kendisine mani olurdum. Böyle bir şey yapmasına imkan vermezdim. Kesinlikle kendisini yukarıdan atmam ya da kendisini atması için bir hal hareket ve telkinim olmamıştır. Olayın bu şekilde sonuçlanmasından dolayı pişmanım.”
“Kızımın kesinlikle intihar etmiş olabileceğini düşünmüyorum”
Duygu’nun annesi Şenel Delen ise alınan ifadesinde kızının daha önce şiddete maruz kalıp kalmadığını bilmediğini belirterek, “Bir gün burnunda bir morluk gördüm ve nasıl olduğunu sorduğumda kızım banyodan düştüğünü söyledi. Bunun üzerine kızımı hastaneye götürdüm ve beyin MR’ı çektirdim. Hatta zaman zaman vücudunun çeşitli yerlerinde morluk ve tırnak izleri olurdu. Nasıl olduğunu sorduğumda bana arkadaşları ile şakalaştığını söylerdi. Kızım hayat dolu neşeli, sevecen, dertlerini bana anlatabilen, sorunlarına dışarıda çözüm aramayan birisiydi. Mehmet ile olan ilişkisi nedeniyle herhangi bir psikolojik bunalımı bulunmamaktaydı. Bu neden ile kızımın kesinlikle intihar etmiş olabileceğini düşünmüyorum. Kızımın ölümüne sebebiyet veren Mehmet Kaplan isimli şahıstan davacı ve şikayetçiyim” dedi.
Duygu’nun nasıl öldürüldüğü iddianamede anlatıldı
İddianamede, ölümünden önce bilinç kaybına uğrayacak şekilde darp edilen Duygu Delen’in, erkek arkadaşı Mehmet Kaplan tarafından apartman görevlisi fark edilince giriş kapısı yerine bahçe tarafına atıldığı belirtilerek şöyle denildi:
“Şüphelinin maktulü bilinç kaybına sebebiyet verecek şekilde darbettiği, maktulün bayılması sonucunda, iradi olarak almış olduğu alkol ve uyuşturucu maddenin etkisi ve yaşadığı sinirsel bunalım nedeniyle maktulü öldürme kastı ile hareket ederek, maktulü odanın balkonundan aşağı atıp intihar süsü vermeyi düşündüğü, bu düşünce doğrultusunda; balkon kapısını ve kapıya doğru uzanan perdeyi kanayan sağ eli ile açtığı, balkon kapısının tam karşısında bulunan ve binanın iç giriş kısmının olduğu taraftaki balkon korkuluğuna kanayan sağ eli ile dokunarak aşağı doğru baktığı, bu kısımdaki korkulukların sağ tarafında şüphelinin DNA’sı ile uyumlu kan lekesinin bulunduğu, bu kısımdan aşağıya baktığı esnasında, apartman görevlisinin bina iç giriş kapısı kısmında çimleri suladığını gördüğü, bu nedenle maktulü balkon kapısının karşısına gelecek korkuluklardan değil de bina bahçe girişine bakan korkuluklardan atmayı planladığı, bu düşünce doğrultusunda, bilinci kapalı olan maktulü koltuk altından kavramak suretiyle balkona doğru sürüklediği, yerde oluşan kan birikintileri nedeniyle ayağına da bulaşan kan lekesinin balkonun zeminine de bulaştığı, maktulün kollarını bahçe kapısı girişine bakan balkon korkuluğundan sarkıttığı, korkuluk üzerinde yapılan tozlama çalışmasında mukayeseye elverişli iz tespit edilemediği, maktulün ayaklarını kaldırmak suretiyle aşağı doğru ittiği, bu eylemle doğru orantıda olarak düşme esnasında maktulün balkon hizasından çok ileriye gidememiş olması nedeniyle bir alt katta 3 sıra halinde bulunan çamaşır tellerine takıldığı ancak düşme hızı, maktulün vücut ağırlığı ve tellerdeki metal yorgunluk nedeniyle, tellerin direnç gösteremeyip koptuğu, tellerin kopması nedeniyle maktulün düşüş pozisyonunda herhangi bir değişimin meydana gelmediği ve böylece maktulün atılma pozisyonuna bağlı olarak sağ kolu öne doğru açık, sol kolu dirsek kısmından göğsüne doğru kapalı vaziyette, baş aşağı ve boyun-sırt bölgesi yere ilk temas edecek gelecek şekilde yere temas ettiği, maktulün kaldırıldığı hastanede 16.15 saati itibariyle vefat ettiği, böylelikle şüphelinin üzerine atılı ‘Çocuğu Kasten Öldürme’ suçunu işlediği anlaşılmıştır.”
Savcı, 4 farklı suçtan ceza istedi
Adli Tıp ve bilirkişi raporlarının da incelenmesinin ardından savcılık tutuklu sanık Mehmet Kaplan hakkında, “çocuğu kasten öldürme” suçunun yanı sıra “Zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı”, “hakaret” ve “nitelikli yağma” suçlarından cezalandırılmasını istedi.

