Gazete Yolculuk Haber Merkezi
11 Mart 2020 tarihinde koronavirüs vakasının ilk olarak Türkiye’de görünmesinin ardından iktidar salgınla mücadele etmek yerine açıkça sermayeden yana tavır alarak dünyanın Çin’i olmak için birçok adım attı.
Emek piyasasındaki esnekleşme ve güvencesizleşmenin daha da derinleştiği salgın sürecinde ilk olarak “kısa çalışma ödeneği” adı altında birçok işçiyi kapsam dışı bırakırken sermayeye destek sağlayan uygulamaları hayata geçiren AKP, emeklilik ve kıdem tazminatının dahi emekçilerin elinden alınacağı yasalar meclise sunuldu.
Öte yandan, AKP salgının ortaya çıkışının hemen ardından müjde siyasetine bir yenisini daha ekledi. Sermaye ile kafa kafaya vererek hazırladıkları ve halka “işten çıkarma yasaklanıyor” diyerek sundukları düzenleme ile aslında ücretsiz iznin önünü açtı.
Nedir bu ücretsiz izin?
Salgın öncesinde ücretsiz izin yasalarda sadece yol ve annelik izni olarak yer buluyordu. Salgın döneminde AKP tarafından çıkarılan 7226 ve 7244 sayılı yasalarla kanunlarda değişiklik yapılarak daha önce uygulamada işveren tarafından önerilen ve işçilerin onaylaması gereken ücretsiz izinlerde işçi onayı ortadan kaldırıldı.
Yapılan bu değişiklikler sonrasında 17 Nisan 2020 tarihinden itibaren iş verene 3 ay süre ile işçiyi ücretsiz izne çıkarma ve dolayısıyla sosyal güvenlik primi ödememe yolu açıldı. En başta 3 ay süre ile kısıtlı olacağı iddia edilen bu düzenleme ise sermaye çevrelerinin baskısıyla 3 ayda bir yenilenir hale geldi ve en son içinde bulunduğumuz Kasım ayında yeniden uzatıldı.
Örgütlü mücadeleye karşı ücretsiz izin kozu
Salgının başladığı günden bugüne kadar emeğe yönelik saldırılarını artıran AKP, ücretsiz izin ile birlikte sermayeye örgütlü mücadele karşısında bir araç vermiş oldu. Uygulamalar gösteriyor ki salgın döneminde getirilen düzenleme ile ücretsiz izin kullandırılan işçiler kıdem tazminatlarından da mahkum kalıp ya kölelik koşullarında çalışmayı kabul edecek yada fiilen işsiz olacaklar.
Bu çerçevede hızla kollarını sıvayan işverenler kölelik koşullarında çalışmayı kabul etmeyen ve bunun için mücadele eden sendikalı işçileri ücretsiz izinlerle yıldırmayı hedefledi.
Ücretsiz izinlerle ekmeğine el konulan işçiler birçok yerde çalışma şartlarının düzeltilmesi ve işe dönmek için mücadele ediyor.
Son olarak, İstanbul’da bulunan küçük ev aletleri üreten Sinbo fabrikasında sendikalı olan 6 işçi ücretsiz izne çıkartıldıkları için direnişe geçtiler. Tüm Otomotiv ve Metal İşçileri Sendikası ile örgütlenen işçiler, AKP’nin işverene fırsat olarak sunduğu ücretsiz izne çıkarıldılar. Kasım ayında yeniden uzatılan ücretsiz izinle birlikte fabrika yönetimi de işçilere 2 ay daha ücretsiz izin verdi.
Dün fabrika önünde eylem yapan işçiler ise şöyle seslendi:
“Ücretsiz izin saldırısı sonlandırılsın, tüm çalışanlara iş ve gelir güvencesi sağlansın. Salgın önlemleri çerçevesinde tüm çalışanlara ücretli izin verilsin. Sendikal örgütlenmeye dönük saldırılar son bulsun. İşçilerin hak mücadelelerini engellemeye çalışan patronlara ağır yaptırımlar uygulansın.”
Kocaeli’de 45 işçi ücretsiz izne zorlandı
Sermayenin emeğe yönelik somut saldırıları sadece Sinbo ile sınırlı değil. Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bulunan Systemair HSK Havalandırma Endüstri Sanayi fabrikasında Birleşik Metal İş’e üye olan 45 işçi ücretsiz izne zorlanırken, fabrika içindeki sendikalı iki işçi de işten atılmıştı.
19 Ekim tarihinde fabrika önünde direnişe geçen işçilerin ardından fabrika yönetimi ise işçilerin üretimi durdurduklarını bahane ederek ücretsiz izne çıkardıklarını söyledi. Buna tepki gösteren işçiler ise sadece sendikalı oldukları ve haklarını istedikleri için ücretsiz izne zorlandıklarını belirttiler.
Urfa’da Tekstil Sendikası üyesi işçiler ücretsiz izne çıkarıldı
Urfa bulunan Özak Global Holding’e ait Özak Tekstil Fabrikası DİSK’e bağlı Tekstil Sendikası üyesi 25 işçiyi ücretsiz izne çıkartırken, İŞKUR’dan 60 işçi aldı.
“İş yok” diyerek ücretsiz izne çıkardığı işçilerin yerine 60 işçi alan fabrika yönetimine ise 7 aydır işe alınmayı bekleyen işçiler tepki gösterdi. İşveren ile İŞKUR’un ortak tezgahla yolsuzluk yaptığını öne süren işçiler, işten çıkışları verilmedikleri için başka yerde de iş bulamadıklarını ifade ettiler.
Öte yandan, fabrikanın aziran tarihinde üretime yeni başlamasıyla beraber Hak-İş’e üye işçiler işe alınmış ancak 25 DİSK üyesi işçi işe alınmamıştı.
İzmir’de ayrımcılık ve ücretsiz izin
İzmir Kemalpaşa’da, Gates fabrikasında DİSK’e bağlı Lastik-İş Sendikası’na üye oldukları gerekçesiyle birçok işçi iş yerinde ayrımcılığa uğrarken, ücretsiz izinle işlerinden oldular.
Sendikalarından istifa etmeleri için işçilerin baskı gördüğü, çalışma alanlarının değiştirildiği, çalışma arkadaşlarından uzakta tutuldukları aktarılırken, Lastik-İş üyesi işçiler mücadele ediyorlar.

