Reklam
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Sayılar
No Result
Tüm sonuçları görüntüle
1 Aralık Salı 2020
yolculuk
  • Aktüel
  • Emek
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Kadın
  • Yaşam
    • Kültür&Sanat
  • Kent-Ekoloji
  • Sınıfsal Bakış
  • Blog
    • Devrim Kitaplığı
    • Enternasyonal Yolculuk
  • Aktüel
  • Emek
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Kadın
  • Yaşam
    • Kültür&Sanat
  • Kent-Ekoloji
  • Sınıfsal Bakış
  • Blog
    • Devrim Kitaplığı
    • Enternasyonal Yolculuk
No Result
Tüm sonuçları görüntüle
Yolculuk
No Result
Tüm sonuçları görüntüle

Uğur Demirbilek yazdı | Dilsiz bir kadının öyküsü: Sibel

01.12.2020 12:48
4 0
Uğur Demirbilek yazdı | Dilsiz bir kadının öyküsü: Sibel
TweetPaylaşGönderGönderTara
57 / 100
Altyapı Rank Math SEO

25. Uluslararası Adana Film Festivali’nde En İyi Film ve En İyi Kadın Oyuncu da dahil olmak üzere üç ödülle dönen Sibel, hikâyesinin yanı sıra Damla Sönmez’in oyunculuğuyla da öne çıkıyor. Sibel tartışmasız 2018 yılının önemli işlerinden biriydi.

Çağla Zencirci ve Guillaume Giovanetti’nin yönettiği film, her şeyden önce bir kadının kendini bulma, gerçekleştirme ve kabul ettirme çabasının hikayesi. Sinemamızda kadın öyküleri yeteri kadar işlenmiyor. Bu açıdan bile ciddiyetle ortaya konmuş bu çaba özel bir ilgiyi hak ediyor.

Kurtları avlarken

Baş karakter Sibel dilsiz biri ve yaşadığı küçük Karadeniz köyünün insanları tarafından ‘uğursuz’ olarak görülüyor, dışlanıyor ve hakarete uğruyor. Ailesiyle ıslık çalarak iletişim kuruyor. Sırtında tüfeğiyle dağlarda gezerek köyü tedirgin eden kurtları avlamak için tuzaklar kuruyor ve açıkçası güçlüden çok yabani gözüküyor. Sibel aslında kurdun peşine düşerek dışlandığı toplumla bir bağ kurmak istiyor. Kendini kanıtlamaya ve dışlanmışlığı yenmeye çalışıyor.

Köyün muhtarı ve bakkalı olan, belinde sürekli silahıyla gezen bir adam Sibel’in babası. Kız kardeşine karşı bilindik erkek egemen kısıtlamaları dayatırken Sibel tüm bunlardan muaf şekilde istediği gibi eve gelip gidebiliyor. Babasının Sibel’e tanıdığı serbesti yalnıza sevgiye (veya acımaya) dayanmıyor. Sibel babasının gözünde “kadın” değil ve bu sebeple baskıdan muaf. Sibel onun gözünde eksik biri ve hiçbir egemen ahlaki normu tehdit etmiyor. Diğerleri gibi kurallara tabi olmak zorunda değil. Sahip olduğu hürriyetin arkasında “eksikliğinin” olması Sibel’i özgürleştiren değil bastıran bir olgu. Yine de Sibel’in babasına karşı duyduğu sevgiyi hissedebiliyoruz. Hor görülme ve sevgisizlik karşısında en küçük şefkat kırıntısına sıkıca tutunma güdüsü hepimize tanıdık gelecektir.

Film akarken Sibel’in hazırladığı tuzakların birine Ali isimli bir genç düşüyor ve yaralanıyor. Sibel onunla ilgileniyor ve aralarında bir ilişki gelişiyor. Sibel bu noktada değişmeye başlıyor. Kıyafetleri değişiyor, makyaj yapmaya bile başlıyor ancak yine de köy tarafından dışlanmaya devam ediyor. Başka bir ‘öteki’ olan Ali ise Sibel’de tetiklediği değişim dışında hikâyenin içinde bir gizem olarak kalıyor. Çok farklı bir öyküsü ve politik bir derdi olan Ali’nin ne olduğu asla o köy ortamında anlam kazanamayacağı ve çözülemeyeceğine göre de bilinmez olarak kalması mantıklı gibi duruyor.

Toplumla bağ kurmak, kabul edilmek ve kendini bulmak isteyen Sibel filmin sonunda son değişimini de yaşıyor. Uyum sağlamaktan ve kendini köye kanıtlamaktan vazgeçip “olduğu gibi olma” kararını kardeşini servise götürürken gösterdiği gururdan anlayabiliyoruz. Artık Sibel elinde tüfeğiyle kurt avlamaya gittiği hallerine kıyasla daha güçlü bir kadın.

‘Katı olan her şey buharlaşıyor’

Kadrajların çok güzel olduğu tartışmasız. Taşra filmlerinde görmeye alışık olmadığımız biçimde aktüel kameranın ustaca kullanımı, hikâyeyi Sibel’in gözlerinden görmemizi, onu hissedebilmemizi sağlıyor.

Senaryoya gelirsek; Sibel’in sağlam bir alt metni var. Ancak ne yazık ki film, iyi bir hikâyenin iyi bir senaryo anlamına gelmediğini kanıtlıyor. Hikâyenin odağı ara sıra kayabiliyor ve diyaloglar bazen zihin tırmalayacak kadar yüzeyselleşebiliyor. Hatta Sibel’i oynayan Damla Sönmez’in bu kadar parlaması ve filmi sırtlamayı başarabilmesinin sebebinin de konuşmak yerine ıslık çalıyor olması muhtemel. Karakterin diyalogsuzluğu ve Sönmez’in özellikle gözleriyle gerçekleştirdiği iletişim Sibel’i derinleştiriyor.

Son olarak katı olan her şeyin buharlaştığı bir çağdayız. Bütün alışkanlıklar, keskin tavır alışlar ve zihnimizdeki kesinlikler çözülüyor. Yerellik eskisi kadar güçlü bir olgu değil. Sistem herkesi ve her şeyi aynılaştırma eğiliminde. Böyle bir zamanda sürekli silah taşıyan Karadenizli erkek veya engellilerle açıkça dalga geçen köylüler gibi şeyler bu kadar olağan mı gerçekten? Dışlanma hemen her zaman bir şefkat görüntüsü altına gizlenmez mi? Örneğin Sibel’in babası bir açıdan gerçekçi durmuyor. Baba klişe bir karakter değil; sürekli silah taşıyacak kadar gelenekçi ama kızını da ‘rahat’ bırakacak farklı. Ancak kişiliğindeki bu kontrast, gerçekliği sorgulanır bir geleneğin taşıyıcısı olmaya dayanınca sakil duruyor. Tüm bunlar belki yurt dışı izleyicisi tarafından fark edilmeyebilir ama Türkiye izleyicisi açısından öykünün kabullenilmesinde zorluklar yaratıyor. Fakat odakta hikâyenin geçtiği yerellik yerine Sibel’in olması en azından bütün bu aksaklıkların filmi yıkmasına engel oluyor.

Etiketler: filmsibeluğur demirbilek
Tweet2Paylaş2GönderPaylaşTara

İlgili Gönderiler

Ümit Kaynar yazdı | Emperyalizmle bütünleşme yolunda Misyoner Okulları’ndan Anadolu Liseleri’ne

Ümit Kaynar yazdı | Emperyalizmle bütünleşme yolunda Misyoner Okulları’ndan Anadolu Liseleri’ne

27.11.2020 13:20

Özellikle kemalistlerin hoşuna gitmeyeceğini bilerek Türkiye tarihindeki sürekliliği hep vurguluyoruz. TC'nin ilk dönemlerindeki "göreli bağımsızlık "dışında sürekli sömürgeleşme süreci yaşanmıştır....

Umut reformlarda değil; direnen işçilerin dilinde aranmalı

Umut reformlarda değil; direnen işçilerin dilinde aranmalı

26.11.2020 14:30

Gazete Yolculuk Haber Merkezi ABD'de Demokrat Parti başkan adayı Biden'ın seçimi kazanmasının ardından esen rüzgarlarla beraber koltuğunu kaybeden damat Berat...

Tuner Tekin yazdı | Selahattin Demirtaş kadar taş düşsün başınıza!..

Tuner Tekin yazdı | Selahattin Demirtaş kadar taş düşsün başınıza!..

26.11.2020 10:12

  “Bu zor zamanlarda yürekli olmalı ve başını dik tutmalısın. Dünya cesurlara aittir.” (JennyMarx) Belgeseller gerçekliği yoğunlaştıran dolayısıyla onu...

Mine Söğüt: İktidardan korktuğu için dilini törpüleyen sanatçı, faşizme iktidardan daha çok hizmet eder

Mine Söğüt: İktidardan korktuğu için dilini törpüleyen sanatçı, faşizme iktidardan daha çok hizmet eder

24.11.2020 19:03

Gazete Yolculuk Haber Merkezi - Uğur Demirbilek “Hayatta kalamayacağım bir iklimde, yapayalnız bırakılmışlığımın öfkesiyle… Yeminimden döneceğim ve kendi yaratıcısına kinlenen...

Soner Erdoğan yazdı | Ülkücüden mafya, mafyadan ülkücü olur, liste yapılsa kitap olur…

Soner Erdoğan yazdı | Ülkücüden mafya, mafyadan ülkücü olur, liste yapılsa kitap olur…

24.11.2020 13:00

Devlet Bahçeli açıktan Türkiye’nin en bilinen mafya gruplarından birinin lideri Alaattin Çakıcı’yı savunduğunda kimilerinde bir şaşkınlık oluştu. Oysa MHP ve...

Uğur Demirbilek yazdı | “Bir Başkadır” meselesi: Netflix’te sosyoloji yapmak

Uğur Demirbilek yazdı | “Bir Başkadır” meselesi: Netflix’te sosyoloji yapmak

23.11.2020 12:45

Kültür endüstrisi müzik, sinema, edebiyat ve plastik sanatlar gibi her türden kültürel ürünün metalaştırıldığı ve satılabilir bir hale dönüştürüldüğü bir...

Uğur Demirbilek yazdı | Dilsiz bir kadının öyküsü: Sibel
Yolculuk Blog

Uğur Demirbilek yazdı | Dilsiz bir kadının öyküsü: Sibel

01.12.2020 12:48

25. Uluslararası Adana Film Festivali’nde En İyi Film ve En İyi Kadın Oyuncu da dahil olmak üzere üç ödülle dönen...

Daha fazla oku
Medipol Hastanesi’nin “COVID’li hamile bakmıyoruz” diyerek geri çevirdiği 32 yaşındaki 9 aylık hamile kadın, hayatını kaybetti

Medipol Hastanesi’nin “COVID’li hamile bakmıyoruz” diyerek geri çevirdiği 32 yaşındaki 9 aylık hamile kadın, hayatını kaybetti

01.12.2020 11:57
“Reform” söylemi gerçekle uyuşmuyor

“Reform” söylemi gerçekle uyuşmuyor

01.12.2020 10:22
Hindistan’da 250 milyondan fazla kişi neoliberal politikalara karşı sokaklarda

Hindistan’da 250 milyondan fazla kişi neoliberal politikalara karşı sokaklarda

01.12.2020 09:20
Yeni yasaklar bugün başlıyor: İşte koronavirüs yasaklarının ayrıntıları…

Yeni yasaklar bugün başlıyor: İşte koronavirüs yasaklarının ayrıntıları…

01.12.2020 09:00
Reklam
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Sayılar
gerçeğin devrimci sesi!

© 2018 Tüm hakları saklıdır. Sitede yayımlanan orijinal içeriklerinin kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır. Adali Labs 2016

No Result
Tüm sonuçları görüntüle
  • Aktüel
  • Emek
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Kadın
  • Yaşam
    • Kültür&Sanat
  • Kent-Ekoloji
  • Sınıfsal Bakış
  • Blog
    • Devrim Kitaplığı
    • Enternasyonal Yolculuk

© 2018 Tüm hakları saklıdır. Sitede yayımlanan orijinal içeriklerinin kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır. Adali Labs 2016

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Go to mobile version