Gazete Yolculuk Haber Merkezi
ABD’de Demokrat Parti başkan adayı Biden’ın seçimi kazanmasının ardından esen rüzgarlarla beraber koltuğunu kaybeden damat Berat Albayrak’la başlayan sürecin devamında her gün AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ve onun bakanlarının demokrasi, özgürlük, şeffaflık sözlerini duyuyoruz.
Reform adı altında memlekete yeni bir şey sunacağını ilan edenleri bizler tanıyoruz. Zaten reform dedikleri şeyin de mafya lideri Alaattin Çakıcı’ya destek çıkmak olduğu, haklarını savunan maden işçilerine verdikleri sözü tutmamak olduğunu, ücretsiz izin garabetine karşı direnen işçileri tekmeleyerek gözaltına almak olduğunu gördük.
Bu sözlere aldanmamak gerektiğini, siyasetin buradan devam etmediğini biliyoruz. İnci Hekimoğlu’da bugün Artı Gerçek’te yazdığı yazısında buna dikkat çekerek şöyle diyor: “Metal işçilerinin gür sesleriyle, bedenleriyle işaret ettiği yeni, gerçek, özlenen dilde, bu dilin kurduğu siyasette umut.”
Peş peşe gelen istifalara dikkat çeken Hekimoğlu, umudu burada değil direnişte arayalım derken şu ifadeleri kullanıyor:
“İşte bu dil kitaplardan değil, ezberlerden değil, köhnemiş siyasetten değil hepsinin sınandığı yerden; emeğin, üretimin, alın terinin pişirdiği yakıcılıktan doğabilir ancak. Siyasal ve toplumsal muhalefetin yüzünü çevirmesi, politika üretmesi, gündem etmesi gereken yer bu değil mi? Sahneye salınan irili ufaklı piyonların çözdüğü, çözüldüğü ve benzerlerini yeniden yeniden ürettiği yer olamaz, siyaset. İktidarın kendi içinde çürümesi, çökmesi de umut olamaz.”

