Devlet Bahçeli açıktan Türkiye’nin en bilinen mafya gruplarından birinin lideri Alaattin Çakıcı’yı savunduğunda kimilerinde bir şaşkınlık oluştu. Oysa MHP ve gençlik örgütlenmesi Ülkü Ocaklarını biraz olsun bilenler için ortada şaşılacak bir durum yoktu. Malumun ilanı denebilirdi hatta. İzaha muhtaç olan bir durumdan bahsedilecekse şayet, Devlet Bahçeli’nin bir zamanlar kendisine “Senin için ‘batının ajanı’ diyorlardı. İnanmıyordum. Miladı dolmuş, yürüyen Buda kılıklı efendi.” diyerek hakaret etmiş Çakıcı’yla ne oldu da bu kadar yakınlaştığı olmalıydı.
Gerçi konu Bahçeli olduğunda bu türden çark etmeler vaka-ı adliyeden sayılırdı. En bilinen örneğin bir zamanlar etmedik hakaret bırakmadığı, hatta Türklüğe ihanet içinde olmakla itham ettiği Erdoğan ve AKP ile ittifak içine girmesiydi. Bahçeli bu çelişkili duruma ilişkin kamuoyunu bilgilendirmedi ama her kapıyı açan bir anahtar olarak kullanılan şu demogojiye sığındı her zaman: devletin ve milletin yüce çıkarları. Mevzubahis olan vatansa gerisi teferruattır ne de olsa. Bu gösterişli cümle öylesine hacimli ve işe yarardır ki, altında; siyasal ikbal, iktidar, güç, zenginlik vs. her türlü hesabı barındırır.
MHP ve mafyatik örgütlenmeler arasındaki yakınlık herkesin malumu olsa da siyaseten en üst düzeyde bu kadar açıktan sahiplenme görülmüş şey değildi. Örneğin Alparslan Türkeş bu tür ilişkilerin her yanı kapladığı, ortalığa saçıldığı zamanlar görüntüyü kurtarmak için, “ülkücüden mafya mafyadan ülkücü olmaz” diye bir cümle kurmuştu. (Alaattin Çakıcı Alparslan Türkeş öldükten sonra onunla olan ilişkilerini de açık etmişti)MHP’liler mafya ile ilişkiler ayyuka çıktığında bu sözü hatırlatır ve sanki başbuğlarının sözü onları suçtan azade kılıyormuş gibi konuşurlardı. Bahçeli bu kamuflaj malzemesine ihtiyaç duymadı başlarda, hatta onu bir kenara ittiği bile söylenebilir. Ancak kendi tabanının bir kısmı da dahil ikna edici olamadığını gördüğü için olsa gerek bugünkü grup toplantısında bildik tekerlemeyi ağzına aldı: “Ülkücüden mafya, mafyadan da ülkücü olmaz. Alaatin Çakıcı’nın bu millete nasıl hizmet ettiğini bilenler bilir, bilmeyenler de kendi bilir.” deyiverdi.
Bahçeli’nin grup toplantısında söylediği en doğru söz, Çakıcı ile dava arkadaşı olduklarıydı. Evet, ana muhalefet liderini “bakla kazığına oturtmakla” tehdit eden eli kanlı faşist mafya lideri Çakıcı ile Bahçeli dava arkadaşıdır. Davalarının ne olduğunu da bilen biliyor. Bahçeli’nin bu kadar açık bir gerçeğe rağmen Çakıcı’yı açıktan savunması kendi siyasal ikbali başta olmak üzere temsil ettiği güç ilişkileri açısından zorlu bir döneme girilmiş olunduğunu gösteriyor. Çakıcı’nın siyasal muarızları nezdindeki “ikna kabiliyeti”ne, mafya ve kontrgerilla zemininde sahip olduğu güç ve imkanlara ihtiyaç duyulduğunu söylemek mümkün. En genelde de Çakıcı üzerinden, geçmişte Sedat Peker eliyle yapılmaya çalışıldığı gibi bütün muhalefete gözdağı verilmek istenmektedir.
Mafya ilişkilerinden değil bünyenin mafyalaşmış olmasından bahsedilebilir
MHP ve Ülkü Ocaklarına biraz yakından bakıldığında mafya ile ilişkilerden daha çok yapının bir bütün olarak mafyalaşmış olmasından bahsedilebilir. Özellikle Ülkü Ocakları her türlü rant, çıkar hesaplarıyla iç içe geçmiş karanlık odaklardır. Adeta birer çek senet mafya ofisi gibi çalışmaktadırlar. Reislerinin hepsi kendi çaplarında birer Alaattin Çakıcı’dır. Müdavimleri nezdinde Çakıcı gibileri güç, iktidar ve zenginliğin harmanlayan birer sembol olarak rol modelleridir. Kurtlar Vadisi ise en sevdikleri dizi.
Bünyenin mafyalaşmış olduğuna ilişkin ülkü ocaklarında yer alan yönetici veya üyelerin adli sicil kaydına bakmak fikir verebilir. Ancak gerçek tablo Çakıcı’nın suç dosyası gibi hiçbir zaman bilinmez. En temel gerçek ortaya çıkanın ancak aysbergin görünen yüzü olduğudur. Devlet katında hayli itibarlı olan bu gücün suç dosyaları hasıraltı edilmektedir çünkü. Ancak hiçbir sicil kaydı olmasaydı bile tipik bir ülkü ocak müdaviminin portresi nasıl bir örgütlü yapı ile karşı karşıya olunduğunu ortaya koyar. Paçalarından akmaktadır mafya özentiliği. Giydikleri siyah takım elbiseler, maço tavırlar, reislerine koşulsuz, sorgusuz itaat, şiddetin yüceltilmesi ve kullanılması, gösteriş düşkünlüğü, sert abi pozları, çete şeklinde hareket etmeleri vs.
Milliyetçilik en elverişli kamuflaj malzemeleridir. Devletin ve milletin bekası için mücadele etme görüntüsü altında kişisel beka kaygısı yürütülmektedir. Aziz vatan toprakları rant ve talan hesaplarının konusudur, yüce millet de bu çıkar hesaplarında gerektiğinde vurulan, kırılan unsurlar. Sermaye baş tacıdır, sermaye devleti ise kutsal. O kutsalı koruma adı altında, emek ve emekçi düşmanlığı, ırkçılık, göçmen düşmanlığı, grev kırıcılığı, işkence, zulüm yapmak vatan müdafası sayılır. Eşitlik, özgürlük ve kardeşlik mücadelesi baş düşmandır.
Ülkücüden mafya, mafyadan da ülkücü olur, liste yapılsa kitap olur. Alaattin Çakıcı ve Devlet Bahçeli dava arkadaşıdır. Davalarını da bilen bilir, halk düşmanlığı ortak nitelikleridir.

